Bakü'nün Tahran'ı Takdir Etmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i154504-bakü'nün_tahran'ı_takdir_etmesi
Kimi Türkçülük hareketlere bağlı garazkâr medya organlarının, Tahran'ın Azeri-Ermeni çatışmalarına yönelik tutumu ile ilgili geniş çaplı propaganda ve karalama çalışmalarına rağmen, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bir kez daha İran'ın Karabağ münakaşasına yönelik tutumunu takdirle karşıladığını belirtti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 11, 2020 03:36 Europe/Istanbul
  • Bakü'nün Tahran'ı Takdir Etmesi

Kimi Türkçülük hareketlere bağlı garazkâr medya organlarının, Tahran'ın Azeri-Ermeni çatışmalarına yönelik tutumu ile ilgili geniş çaplı propaganda ve karalama çalışmalarına rağmen, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bir kez daha İran'ın Karabağ münakaşasına yönelik tutumunu takdirle karşıladığını belirtti.

İlham Aliyev, CNN Türk kanalına verdiği röportajda İran İslam Cumhuriyeti'nin  Karabağ münakaşasına yönelik tutumunun adil olduğuna değinerek sözlerine şu şekilde açıklık getirdi: "İranlı makamlar Azeri-Ermeni münakaşası hususunda yayımladığı bildirilerinde  Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğünün korunmasına ve Azeri mültecilerin de evlerine dönmelerine vurgu yapmıştır."
Bakü makamları daha önce de Tahran’ın Karabağ münakaşası boyunca bu ülkeye verdikleri desteklerden dolayı takdir ve teşekkür açıklamasında bulunmuşlardı. Azerbaycan Cumhuriyeti ve bazı bölge ülkelerindeki dış mihraklara bağlı garazkar  hareketlerin kolları sayılan  medya organları İran karşıtı çalışmalarla, gelişmekte olan Tahran-Bakü ilişkilerini uçuruma doğru sürüklenmek ve gerginleştirilmek istendi.  Kuşkusuz  Bakü liderlerinin İran'ın tutumlarını takdirle karşılaması büyük bir öneme sahiptir.  Gerçekte bu açıklamalar İran karşıtı karalama kampanyasını ve iddialarını da etkisizleştirmektedir. 
Bu tür açıklamalar  İlham Aliyev hükümeti makamlarının  yıllarca sessiz kalmasına rağmen  İran'ın Müslüman Azerbaycan halkı ve Azerbaycan Cum. hükümetine verdiği destekten haberdar olduklarını ancak belli maslahatlardan dolayı  Tahran'ın Bakü desteklerinden daha az bahsetmek istediklerini gösteriyor. 
Bu hususta  tanınmış Azeri siyasi uzman Zerdüşt Alizade  Bakü medyasına verdiği röportajda, İran'ın Azerbaycan Cumhuriyetine verdiği desteklerden söz ederek, Tahran’ın Bakü’ye güvenmeme ortamını oluşturan dönemin Halk Cephesi hükümeti lideri Ebulfezl Elçibey'in tutumlarını eleştirerek, "Elçibey döneminin İran'a karşı siyasetinin bir kısmı  bugün de devam etmektedir. Biz  İran'ın istediği birçok şeyi vermedik. Ancak İran, en azından kendi adına, Azerbaycan Cumhuriyeti Müslüman ve Şii kardeşlerine her türlü yardımı yaptı." Dedi.
 Kuşkusuz  savaş ve çatışma, her iki tarafa can ve mal kayıpları ve hasarlarının yanı sıra  halkların  ekonomik ve siyasi kalkınma ve gelişme yolunu engelleyerek hızını kesecektir; tıpkı son dönemde Karabağ konusunda 27 Eylül’de Ermenistan ve Azerbaycan Cum. arasında tekrar başlayan ve ateşkesle sonuçlanan son çatışmalarda her iki taraftan yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi gibi.
Gerçekte  yayımlanan son istatistiklere göre  her iki taraftan 200 kadar asker ve sivil bu çatışmalarda hayatını kaybetmiştir.  Yaşanan zararlardan dolayı İranlı makamlar da her daim  hasım taraflardan  silahlarını yere bırakmalarını ve müzakere masasına geri dönmelerini istemiştir. 
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Said Hatibzade çatışmaların başladığı ilk günlerden itibaren  bu çatışmaların hemen durdurulmasını ve diplomatik temasların başlamasını isteyerek İran'ın da ateşkesin sağlanması ve diyalogların başlaması için tüm imkanlarını seferber edip tüm kapasitesinden yararlanacağını belirtti. 
Doğal olarak İran'ın tutumu hasım taraflar için büyük bir öneme sahiptir.  Çünkü İran  çatışan taraflar olan Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan, ayrıca dağlık Karabağ bölgesi ile ortak sınıra sahiptir.  Aynı zamanda IŞİD terör örgütü gibi dış mihraklara bağlı bazı terör çeteleri de bölgeye sızması, İran İslam Cumhuriyeti'ne telafi edilemez zararlar verebilir. Bu yüzden Tahran makamları Karabağ münakaşası hususunda temkinli siyasetler izlemeleri de uzun vadeli ve uzak görüşlü bir yaklaşıma sahip olduklarını gösteriyor./