İslam inkılabı rehberinin 12. Hükümet ile son görüşmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i179108-İslam_inkılabı_rehberinin_12._hükümet_ile_son_görüşmesi
İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei dün sabah cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve 12. Hükümet üyeleri ile görüşmede önemli açıklamalarda bulunarak Amerika’nın İran’a karşı husumetinin hedeflerine işaetle bu konuda önemli açıklamalarda bulundu.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Temmuz 29, 2021 01:22 Europe/Istanbul
  • İslam inkılabı rehberinin 12. Hükümet ile son görüşmesi

İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei dün sabah cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve 12. Hükümet üyeleri ile görüşmede önemli açıklamalarda bulunarak Amerika’nın İran’a karşı husumetinin hedeflerine işaetle bu konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Ayetullah Hamenei şöyle buyurdu: Bu hükümette batıya güvenin cevap vermediği görüldü ve onlalr yardım etmezler ve nerede yapabilirlerse darbe indirirler ve eğer bir yerde darbe vuramıyorlarsa, yapamadıkları içindir.
Ayetullah Hamenei Viyana’daki son görüşmlere işaretle açıklamalarını şöyle sürdürdü:
Amerikalılar lafta ve vaatlerde yaptırımları kaldırırız diyorlar fakat yaptırımları kaldırmadılar ve kaldırmayacaklar, üstelik şart da beliriyorlar ve bu anlaşmada daha sonra bazı konularda konuşulacaktır gibi bir cümlenin yerleştirilmesini, yoksa anlaşma yapmayacaklarını söylüyorlar.
Ayetullah Hamenei onların bu cümleyi yerleştirmekle, BERCAM’ın temeli hakkında ve füze meseleleri ve bölgelsel konularda gelecek müdahaleleri için bahane oluşturmak istediklerini de hatırlattı.
İran’ın Amerika’ya güvenmemesi, sırf bir slogan değildir, bu eski tecrübelere, mevcut davranışlara ve Amerika’nın sultacı hedefleri hakkındaki gerçekçi yorumlara sahip olmaya dayanıyor. BERCAM nükleer anlaşmanın şimdiye kadar, belirlenen hedeflere ulaşmaması, gerçeklere dayalı bir olaydır ve sebebi de bellidir. Amerika ve aralarıdna Fransa’nın da bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinin davranışları şimdi nükleer meseleyi aşarak İran’ın savunma alanına yayılmıştır. Bu tutumun anlamı ise müdahale ve hedefi de İran’ı içten zayıflatmaktır.
İslam inkılabı rehberi bundan 5 yıl önce de bir açıklamasında bu konuya derin bir bakışla yaptığı hatırlatmada şöyle buyurmuştu:
Bu BERCAM bizim için bir örnek oldu, bir tecrübe… görünüşte vaatte bulunuyorlar, tatlı ve yumuşak dille konuşuyorlar fakat pratikte komplo yapıyorlar, tahrip ediyorlar, işlerin ilerlemesini engelliyorlar.
Burada gündeme gelen önemli soru ise, Amerika’nın neden müzakreye ihtiyacı olması ve neden buna ısrar etmesidir. 
Amerika’nın İran’a karşı nihayi hedefinin İslam cumhuriyeti nizamına sulta kurmaktan başka amacı olmaması çok açıktır.
Siyasi meseleler uzmanı Murad İnadi Amerika’nın hedefleri hakkında şöyle diyor:
1979 yılından itibaren Kongre’nin İran’a karşı yaptırım kararlarını sürdüren Amerika, CAATSA gibi yeni yaptırım siyasetleri ve insan hakları veya İran’ın terörizme destek verdiği iddiaları ile pratikte ikincil yaptırımları yeni yöntemlerle sürdürerek onları güçlendiriyor.
Tecrübenin de gösterdiği gibi İran Amerika ile müzakerelerde çeşitli dönemlerde farklı yönlerden zarar görmüştür. Bu yüzden İslam inkılabı rehberinin sözleri aslında BERCAM ve Viyana görüşmelerine gerçekçi bir bakış açısıyla 13. hükümet için bir gösterge ve ölçüdür. Zira İran İslam Cumhuriyeti boş vaatlerle zamanını ve enerjisini sonsuza kadar boşa harcamak niyetinde değildir. İran milletinin bugünü ve yarını için önemli olan, özellikle ülkenin ekonomik sektörlerinde iç kapasitelerin kullanılmasıdır.
Hiç şüphesiz Amerika hükümeti, farklı senaryo ve planlarla İran'ı dize getirmek için elinden geleni yapıyor. ancak Amerika’nın davranışlarında edinilen bilgi ve BERCAM’dan kazanılan tecrübe ile kesinlikle Amerika için böyle bir fırsat oluşmayacaktır. 
Amerika Dışişleri Bakanı Anthony Blinken geçtiğimiz günlerde Senato Komitesi'nde yaptığı açıklamada, Tahran ve Washington’un nükleer anlaşmaya geri dönmeleri halinde bile Amerika’nın İran’a karşı yüzlerce yaptırımının devam edeceği tahmininde bulundu.
Aslında Amerika’nın eski sorumluluklarını ihlal etmesi ve ahde vefasızlıkları dikkate alındığında Amerika’ya karşı derin bir güvensizlik söz konusudur. İslam inkılabı rehberinin de değindiği gibi Amerika mevcut şartlarda da kendi sorumuluklarını ihlal etmekten asla utanmıyor ve bu da gelecek hükümet, yetkililer ve siyaset sahnesindeki tüm çalışanlar için çok önemli bir tecrübedir./