İran’dan G7’nin iddiasına yanıt
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i180100-İran’dan_g7’nin_iddiasına_yanıt
Siyonist rejim İsrail’in son günlerde Mercer Street gemisi etrafında koparttığı yaygara İran’a karşı batının çok hedefli senaryosunu gözler önüne seriyor.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Ağustos 09, 2021 01:43 Europe/Istanbul
  • İran’dan G7’nin iddiasına yanıt

Siyonist rejim İsrail’in son günlerde Mercer Street gemisi etrafında koparttığı yaygara İran’a karşı batının çok hedefli senaryosunu gözler önüne seriyor.

Bu senaryonun devamında G7 dışişleri bakanları cuma günü yayınladıkları bildiride, gerekli kanıtları sunmadan İran’ı bu saldırıdan sorumlu tutarak suçlamada bulundular.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Said Hatibzade G7 grubu dışişleri bakanları bildirisine tepki olarak, genelde korsan rejimin arkasında olduğu benzer temelsiz senaryoların hedefi ise bölgenin siyasi ortamını bozmaktır,ifadelerini kullandı.
Bu bağlamda korsan rejim ve bölge sularında yaşanan bu son olayda sahte bilgilerine de destek verenler konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıyarak düzenledikleri senaryoda İran’ı suçlu tanıtmaya çalıştılar fakat bu konuda başarısız kaldılar. 
Bundan 3 yıl önce de Amerika’nın BM temsilcisi benzer bir senaryoda ve İranofobi siyasetleri doğrultusunda Güvenlik Konseyi üye ülkelerin elçilerini Washington’a davet etti; orada kendi iddiasıyla İran’ın Yemen Ensarullah hareketi üyelerine aktardığı füze parçasını onlara göstermek istedi. Fakat bir süre sonra New York Times gazetesi Amerika savunma bakanlığından bir yetkiliden naklen İran’a yönelik iddialar reddedildi. 


Bu siyasi oyunların tekrarı, görünüşe göre hiç sonu yoktur. İndipendent gazetesi ise Haarets gazetesi yorumcularından Amos Hardel’den naklen şöyle yazdı:
Deniz savaşını “İran değil, İsrail başlattı” ve 2 yıl önce İran’ın Suriye’ye petrol taşıyan tankerlerine saldıran ise İsrail’di. Bu deniz saldırıları İsrail’in, 2006 yılında Hizbullah ile savaşı ardından İsrail ordusunun stratejilerinden birine dönüşen ve “savaş ortasındaki savaşlar” olarak bilinen doktrinin bir bölümüdür.”
Aslında ırkçı rejim 70 küsür yılda Amerika ve İngiltere destekleri ile bölgede tehdit, istikrarsızlık ve güvensizliğin ana kaynağı olmuştur. Şimdi asıl mesele, bölgeyi güvensizleştirmeye çalışanların hedefleridir.

 

Bu arada Siyonistlerin endişesine sebep olan konu ise Amerika’nın İran’a maksimum baskı siyasetinde çıkmaza girmesidir. Aslında Amerika’ya İran halkının hukuki haklarını kabul etmekten başka bir çare geriye kalmamıştır.

Başka bir ifade ile Washington yaptırım ve BERCAM müzakerelerin yanmış kartları ile kendisinin aşırıcı taleplerini İran’a dayatılacak konumda değildir. Bu yüzden eğer ırkçı rejim İsrail kendi evhamları ile tekrardan ibaret senaryolarla eski altın çağına geri dönebileceğini sanıyorsa kesinlikle bir kez daha büyük bir hesap hatası yapmış olacaktır. 
Nur News web sitesi de bu konudaki yorumunda şöyle yazıyor:
İsrail İran’a karşı askeri girişimi için gerekli “güç ve cesaret”i yoktur, zira “böyle çılgınca bir eylem, bu rejime çok taraflı saldırı ve tüm alt yapıları ve askeri ve ekonomik tesisleri ve altyapılarını mümkün olan en kısa sürede yok etme şartları” sağlanmış olacaktır.  
İslam inkılabı muhafızlar ordusu genel komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, cumartesi günü Tahran’da Lübnan Hizbullah genel sekreter vekili ile görüşmede bu konuya değinerek, “siyonist rejimin dağılması için gerekli kapasitelerin hazır olduğunu ve sadece onların bir hata yapmasına bağlı olduğunu” vurguladı.
Bu sözler İran’ın Fars Körfezi ve Umman Denizi’nde en uzun sahile sahip olurken bölgede özgür gemicilik, barış ve istikrar ve bölge güvenliğinin sağlanmasını inkar edilemez bir ilke bildiğini, mütecavizlere özgür gemicilik ve güvenliği, kendi maceracılıklarına kurban etmelerine izin vermeyecekleri mesajını taşıyor./