Irak Başbakanının Tahran Ziyareti
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i183584-irak_başbakanının_tahran_ziyareti
Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi Pazar günü üst düzey bir heyetin başında yedi bakanı ile beraber ve ulusal güvenlik danışmanı eşliğinde günübirlik ziyaret kapsamında Tahran'a geldi ve İran İslam Cumhuriyeti makamları ile görüştü.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Eylül 14, 2021 02:48 Europe/Istanbul
  • Irak Başbakanının Tahran Ziyareti

Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi Pazar günü üst düzey bir heyetin başında yedi bakanı ile beraber ve ulusal güvenlik danışmanı eşliğinde günübirlik ziyaret kapsamında Tahran'a geldi ve İran İslam Cumhuriyeti makamları ile görüştü.

 İki ülkenin güvenlik ve terör örgütleri ve çeteleri ile mücadeledeki işbirlikleri, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi,  Bağdat oturumunun sonuçlarının incelenmesi ve terörist Amerikan askerlerinin  İran İslam Cumhuriyeti devrim muhafızları ordusu Kudüs Kuvvetleri komutanı General Kasım Süleymani'ye yönelik suikastinin hukuki boyutlarının incelenmesi  Irak başbakanının  Tahran ziyaretinde ele alınan en önemli gündem maddeleri olarak değerlendirilmektedir. 

 Irak başbakanı Mustafa El Kazımi'nin İran'da yeni cumhurbaşkanının göreve geldiği bir sırada İran'a yaptığı ziyaret Iraklı makamların  İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkileri geliştirmeye özen gösterdiklerini gösteriyor. Bağdat  İran ile ilişkileri geliştirmeye büyük önem veriyor. Bunun için belli başlı iki neden öne sürülmektedir. 

İlk neden,  siyasi ve güvenlik işbirliklerin arttırılması için olumlu zaruretlerdir.  İran'ın Irak'ın sorunlarının çözülmesindeki  etkin rolü ve İran'ın IŞİD ile mücadelede Irak'ı desteklemesi hiçbir zaman unutulmayacak  kalıcı bir dönem ve deneyim olarak değerlendirilebilir.  

İkinci neden  İran'ın yeniden yapılanmak olmak üzere Irak'ın ekonomik altyapı ve altyapısal sorunlarının  çözülmesine  yardımcı olmasıdır.  Irak ciddi şekilde enerji ve elektrik ithalatına ihtiyacı olan bir ülkedir. İran ile transit ve taşımacılık alanında da işbirliği yapmak Irak için stratejik bir öneme sahiptir.  İran ve Irak  daha önce ise  Hurremşehir'den Basra'ya uzanacak demiryolu üzerinden bağların genişletilmesi hususunda da anlaşmalara varmıştır.  Bu bağlantının sağlanması ile Hürremşehr-Basra demiryolu hattı, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı uluslararası koridorlarının  bir parçası haline gelecek ve böylece Irak da  İpek Yolu projesinin demiryolu ve kara yolusunun bir parçası olarak  ticari mallarını  İran üzerinden teslim alabilir veya ihraç edebilir. 

 

İşte bu göstergeler  İran-Irak ilişkilerinin stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.  Başka bir ifade ile  İran ve Irak'ın ekonomik ve siyasi birlik için kapasitelerinin çeşitli ve güçlü olduğunu söylemek mümkün.  Buna ilaveten  özellikle de dini bağlar ve ziyaret dolayısı ile sağlanan bağlar sayesinde de  ilişkilerin daha da güçlenebileceği söylenebilir. Bu bağlamda Kerbela ziyareti ve Erbain yürüyüşünün gerçekleşmesi bu bağları güçlendirmekte önemli bir rol oynamaktadır.   Bu doğrultuda İran  bu fırsattan yararlanıp  yürüyüşteki payını arttırmaya da çalışmıştır. 

 

Batı Asya meseleleri uzmanı Musayyib Naimi  bu ilişkilerin önemi hakkında şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "  Coğrafi, sosyal, dini ve iletişim alanındaki ortaklıklardan yola çıkarak  İran ile Irak ilişkilerinin diplomasi ve stratejilerin ötesinde olduğunu söylemek mümkün. Bu yüzden de bu ilişkiler büyük bir önem arzetmektedir. "

İran ve Irak bölgede ortak çıkarlara sahiptirler ve doğal olarak  her iki taraf da  bölgede ortak tehditlere  hassasiyet göstermektedirler. Bu yüzden  bu yolculuğun  hedeflerinin önemli bir kısmı  bölgesel diplomasinin ve güvenliğin güçlendirilmesi ile ilgili olmuştur.  Mevcutta İran İslam Cumhuriyeti için Irak ile ilişkilerde önemli olan husus Irak'ın çıkarlar, maslahatlar, güvenlik, izzet, bölgesel güç ve koşullarının iyileşmesidir. Irak son yıllarda yaşadığı krizlerden dolayı başı dertte olmuş ve bir yandan da Amerika'nın acı varlığı ile de karşı karşıya kalmıştır.  Amerika Afganistan'da güvensizlik ve ayrılık meydana getirdiği gibi  Irak'ta da güvensizlik, terörizm ve geri kalmışlıktan başka bir getirisi olmadı. 

Bu açıdan bakıldığında Irak başbakanının Tahran ziyareti de stratejik bir görüşme olarak değerlendirilmelidir.  Özellikle de mevcutta Amerika ve İsrail'in İran ile bölge ülkeleri ile ilişkilerde araya girme çabaları bu durumun önemini daha da arttırmaktadır.