İran’ın ŞİT’e daimi üyeliğinin önemi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i184086-İran’ın_Şİt’e_daimi_üyeliğinin_önemi
Tacikistan’ın başkenti Duşanbe 16 – 17 Eylül 2021 tarihlerinde Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT ve toplu güvenlik anlaşması paktına üye ülkelerin liderler zirvesine ev sahipliği yaptı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 18, 2021 07:02 Europe/Istanbul
  • İran’ın ŞİT’e daimi üyeliğinin önemi

Tacikistan’ın başkenti Duşanbe 16 – 17 Eylül 2021 tarihlerinde Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT ve toplu güvenlik anlaşması paktına üye ülkelerin liderler zirvesine ev sahipliği yaptı.

Şanghay işbirliği teşkilatı 15 Haziran 2001’de başta güvenlik alanında ABD ve NATO’nun bölgeye yönelik nüfuzuna karşı denge kurmak üzere çok yönlü işbirliği yapmak amacıyla kuruldu. İran İslam Cumhuriyeti ise bölgesel ve küresel güvenlik bağlamında seçkin deneyimlere sahip olan bir devlettir.

İran İslam Cumhuriyeti’nin İslam inkılabı zafere kavuştuğu günden beri temel politikası her türlü sultayı reddetmek ve yine her türlü sultacılığa karşı çıkmak olmuş ve bu alanda küresel istikbarla en iyi biçimde mücadele ederek önemli başarılara imza atmıştır.

Sekiz yıllık kutsal savunmada elde edilen zafer, Amerika’nın Batı Asya haritasını değiştirme planını boşa çıkarmak, bölgede dost ülkeleri desteklemek ve özellikle Irak ve Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütünü bozguna uğratarak Amerika’nın bu örgüt üzerinden ulaşmaya çalıştığı şom hedeflerini boşa çıkarmak, İran İslam Cumhuriyeti’nin Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT’in daimi üyeleri arasında konumunu seçkin ve eşsiz yapan bazı başarılarıdır. Şanghay işbirliği teşkilatı da sulta ile mücadelede büyük emek harcayan bir teşkilattır, nitekim bu önemli konu İran İslam Cumhuriyeti ile Şanghay işbirliği teşkilatı arasında derin bağların oluşmasına vesile olmuştur.

İslami İran’ın Hindistan ve Almanya’da eski büyükelçisi Şeyh Attar şöyle diyor:

Şanghay işbirliği teşkilatı Batı’nın baskıları ve yaptırımlarına karşı direnen tek büyük teşkilattır ve İran İslam Cumhuriyeti de bu alandan başı dik çıkan ve direniş ruhunu Irak ve Suriye gibi diğer ülkelere aşılayan bir devlettir. Doğu Asya’da da Hindistan Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT’in daimi üyelerinden biri olarak birçok durumda esas müttefiki olmasına rağmen Amerika’nın taleplerine olumsuz cevap vermiştir.

İran’ın Şanghay işbirliği teşkilatı üyeleri arasında jeo politik konumu eşsizdir. İran Doğu ve Batı’yı birleştiren noktada yer alan ve bölgede ve dünya genelinde güvenlik düzeyi çok yüksek olan bir ülkedir. Bilindiği üzere Fars körfezi, Hürmüz boğazı ve Umman denizi dünyanın en önemli enerji güzergahıdır ve İran İslam Cumhuriyeti bu bölgenin güvenliğini en iyi şekilde temin etmektedir.

Kuşkusuz güvenlik çağdaş dünyanın en önemli nimetlerinden biridir. Nitekim bu değerli nimet, Şanghay işbirliği teşkilatı üyelerini İran’ın teşkilatta gözlemci üyeliğini daimi üyeliğe dönüştürmeye teşvik eden etkendir.

Hali hazırda Şanghay işbirliği teşkilatı ülkeleri yeryüzünde yer alan karaların üçte biri kadarını kapsıyor ve İran bu teşkilata üye olunca coğrafi kapsam alanı daha da genişliyor. Üstelik dünya nüfusunun yüzde 42 kadarı da daimi üye ülkelerde yaşıyor ve İran’ın 80 milyon nüfusu ile daimi üye olması ile birlikte teşkilatın nüfusu daha da artıyor.

İran’ın eski Rusya büyükelçisi Seccadi bu bağlamda şöyle diyor:

Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT geniş coğrafi alanı, nüfusu, güçlü kaynakları ve ekonomisi olan bir teşkilattır ve hiç kuşkusuz gelecekte daha da güçlenecek ve üye sayısı daha da artacak, oysa Batı ve sulta düzenin daha da inzivaya itilerek daha da kırılgan hale gelecektir; nitekim bölgesel ve küresel gelişmeler ve deneyimler de bu gerçeği yansıtmaktadır. Örneğin Rusya ve Çin Şanghay işbirliği teşkilatı üyeleri olarak uluslararası platformlarda ortak tavır sergiliyor.

İran İslam Cumhuriyeti’nin başta Çin olmak üzere Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT’in bazı üyeleri ile stratejik anlaşmaları olması ve yine Rusya ile ikili güçlü ilişkileri bulunması, teşkilatın diğer üyelerini İran’ın daimi üyeliğine evet demelerine sebebiyet veren diğer bazı etkenlerdir. Üstelik İran’ın bu teşkilata üye olması teşkilatın coğrafyasında güvenliğin de gelişmesine katkısı olacağı kesindir.

Şanghay işbirliği teşkilatı uluslararası etüt merkezi üyesi Dr. Jim bu konuda şöyle diyor:

İran İslam Cumhuriyeti’nin Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT’e üye olması, teşkilat için bölgesel ve küresel bazda bazı getirileri olacaktır. İran’ın daimi üyeliği teşkilatın canlanması ve Doğu’nun güçlenmesi ve şahlanmasına sebep olur; zira eşitlik, karşılıklı saygı ve bağlantısızlar hareketine üye ülkelerle eşgüdümlü hareket etmek Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT’in ilkelerinden biridir ve İran İslam Cumhuriyeti de zaten bu ilkeye bağlı bir devlettir.

Günümüzde tekfirci IŞİD terör örgütü başta Doğu Asya ve Orta Asya ülkeleri olmak üzere, dünyanın en ciddi sorunlarından biridir. Bu yıkıcı terör örgütü ilkin Batı Asya bölgesinde ortaya çıktı, fakat İran İslam Cumhuriyeti’nin çelik duvarına tosladı. İran’ın bu sapkın ideolojiye, şiddet ve radikalizme, İslam’dan yanlış yoruma ve Batı’nın sultacı emellerine karşı akılcı ve kahramanca mücadelesi ise, toplu güvenlik paktı sayılan Şanghay işbirliği teşkilatı ŞİT’in temel amaçları ile bire bir örtüşen bir durumdur. Sonuçta İran’ın İslam’dan ileri sürülen radikal ve sapkın yoruma karşı çıkması ve özellikle tarihi ve medeni mazisi ve İranlı – İslami kültürü, İran İslam Cumhuriyeti nizamını dünyaya ilerici bir devlet olarak tanıttı ve Şanghay işbirliği teşkilatı üyeleri tarafından takdirle karşılandı.

İran’ın eski Rusya büyükelçisi Seccadi bu konuda da şöyle diyor:

İran İslam Cumhuriyeti’nin çeşitli konularda uluslararası teamülleri ve kahramanca esneklikleri Rusya ve Çin gibi büyük devletlerin İran İslam Cumhuriyeti’ni takdir etmelerine yol açtı. Üstelik İran İslam Cumhuriyeti Şanghay işbirliği teşkilatı kurulduğu günden itibaren, teşkilatın hedeflerini ve uluslararası meydanlarda kabul edilebilir rol ifa etmesini göz önünde bulundurarak her daim bu teşkilata destek vermiştir.

Şanghay işbirliği teşkilatı üyeleri arasında enerji alanında işbirliği belgesi 2004 yılında imzalandı ve böylece bu teşkilat resmen iktisadi işbirliği seviyesine yükseldi. İran İslam Cumhuriyeti ise zengin enerji kaynakları olan bir ülke olarak teşkilat üyeleri arasında seçkin konumu olan bir ülkedir ve bu da Şanghay işbirliği teşkilatı üyelerinin İran’ın gözlemci üyelikten daimi üyeliğe yükselmesini kabul etmelerinin bir başka nedenidir.

Şanghay işbirliği teşkilatı uluslararası etüt merkezi üyesi Dr. Jim bu bağlamda da şöyle diyor:

Şanghay işbirliği teşkilatının iktisadi önemi günden güne artıyor. Bir kuşak, bir yol projesi de teşkilatın ağırlığını arttırdı. İran’ın konumu, güvenliği ve enerji kaynakları emsalsiz olan bir ülkedir; dolayısıyla da bu projenin önemli bir parçası sayılır.

İran’ın Şanghay işbirliği teşkilatına daimi üyeleri, üye ülkelerin siyasi, güvenlik, iktisadi, ticari, para ve bankacılık, enerji ve kültürel gibi alanlarda geniş çapta faaliyetleri ve işbirliğine bakıldığında hiç kuşkusuz uluslararası teamüllerine daha uygun zemin oluşturacak ve Tahran’ın Doğu’ya bakış iradesine de uygun bir adım sayılacak ve sonuçta tüm tarafların kazançlı çıkacağı bir karar olacaktır.

Şanghay işbirliği teşkilatı uluslararası etüt merkezi üyesi Dr. Jim bu konuda da şöyle diyor:

Gerçi İran’ın Şanghay işbirliği teşkilatını üyeliği Tahran’ın uluslararası çevrelerde nüfuz gücünü arttırır, ama bu durum teşkilat için de büyük önem arz etmektedir; zira İran Batı Asya ülkelerinin Şanghay işbirliği teşkilatına katılmaları için iyi bir örnek oluşturur ve bu da teşkilatın bölgede konumunu ve nüfuzunu arttırır.

Şanghay işbirliği teşkilatının daimi ve gözlemci ülkeleri dünyada en çok enerji üreten ve tüketen ülkeler olarak çok kutuplu dünya düzeninde güç dengelerini sağlayabilecek büyük potansiyele sahiptir; ancak uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığı, üye ülkelerin en büyük kaygılarından biridir.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Şanghay işbirliği teşkilatına daimi üye olarak kabul edilme zaruretlerinden biri ise siyasi ve iktisadi garezlerle yapılan uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede elde ettiği başarılı deneyimleridir. Son kırk küsur yılda elde edilen bu deneyimler Şanghay işbirliği teşkilatına üye ülkeler için büyük önem arz etmektedir.

İslami İran’ın Hindistan ve Almanya’da eski büyükelçisi Şeyh Attar bu konuda şöyle diyor:

İran İslam Cumhuriyeti’nin uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığı ile mücadelede rolü seçkin ve öncü rol olmuş ve bu uğurda birçok şehit vermiştir. Şanghay işbirliği teşkilatı üyeleri de aynı kaygıları taşımakta ve İran’la aynı hedefi izlemektedir. Dolayısıyla İran’ın Şanghay işbirliği teşkilatına üye olması her iki tarafın da kazançlı çıkacağı bir hareket olur.

Sohbetimizin sonunda bir toparlama yapacak olursak, şöyle diyebiliriz:

Batı sürekli bağımsız devletlere azami baskı ve sultasını dayatmaya çalıştığına ve İran İslam Cumhuriyeti de uzun yıllar bu baskılara ve sultaya karşı akılcı bir şekilde karşı koyarak mücadele ettiğine göre, Şanghay işbirliği teşkilatı üyeleri için İran’ın bu deneyimlerinden yararlanmak bir imtiyaz sayılır.