Tahran ve İslamabad arasında dayanışma isteği
Pakistan ulusal meclis başkanı Esad Kayser bölgesel meseleler konusunda Tahran ve İslamabad arasında daha fazla dayanışma ve işbirliğinin yapılmasını istedi.
İran İslam Cumhuriyetinden parlamenter heyeti ile bir araya gelen Esad Kayser, iki ülke arasında yeni sınır kapısının açılmasını, sınırın iki tarafındaki insanların ticaretini ve geçişlerini kolaylaştıracağına neden olacağını ifade ederek bölge halkının geçim kaynaklarının iyileşmesinden memnun olduğunu söyledi.
Yaklaşık 1000 km ortak sınıra sahip olan İran ve Pakistan her zaman gelişmekte olan olumlu ilişkilere sahip olmuştur. İki ülke sadece komşu değil aynı zamanda Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ECO ve de Şanghay İşbirliği Örgütü ŞİÖ’nün önemli üyelerindendirler. Pakistan'da Fars dilinin yüksek konumu ve derin kültürel ve dini yakınlığı bu ülke halkının da aralarında ticaret ve turizmin de bulunduğu çeşitli boyutlarda ikili ilişkilerin gelişmesini istemelerine sebep oluyor.
Bölge meseleleri uzmanı Hüseyin Muhammedi İran ve Pakistan ilişkilerini değerlendirmede şöyle diyor: “İran ve Pakistan yakınsama potansiyellerine sahip olmaya ve yaklaşık 280 milyon nüfus kapasitesine ilaveten ikili ilişkileri geliştirmek için daha fazla tanımlanması gereken çok fazla potansiyele sahipler.”
Fakat yine de Pakistan ulusal meclis başkanının da üzerinde vurgu yaptığı ikili ilişkilerde daha fazla dayanışma ise ikili ilişkiler ve ticari ve ekonomik konuların daha derinden ve fazla anlaşılmasını gerektiren çok önemli ve stratejik bir konudur. Bu, Tahran ve İslamabad arasındaki stratejik boyutlardaki ilişkilerin bölgedeki kolektif ve kamusal çıkarlar dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiği anlamına geliyor.
Bu konuda gündeme getirilen ve vurgulanan konular arasında terörle mücadele ve Afganistan krizi başta olmak üzere bölgesel sorunların çözümüne yardımcı olmak gibi güvenlik konuları yer almaktadır. Eğer bölgedeki tüm ülkeler, tek yanlı siyasetleri bir yana bırakarak bölgenin gerçeklerini ve toplu çıkarlar ekseninde bölgesel koalisyon ve vahdetin zaruretine dikkat ederek kendi siyasetlerini düzenlerlerse, hiç şüphesiz bölgede sadece kalıcı güvenlik sağlanmaz üstelik yabancılar da bölge ülkelerinin iç işlerine müdahale cesareti ve güçleri olmayacaktır.
Tahran’da bulunan siyasi meseleler uzmanı Pir Muhammed Mollazehi bu konuda şöyle diyor:
İran ve Pakistan ilişkileri ikili meseleler, bölgesel şartlar ve uluslararası yönelmelere dayalı şekilleniyor. Burada iki konu çok önemlidir. Birincisi ortak sınırlarda terörist gruplar ve uyuşturucu kaçakçılığından oluşan sınır meseleler ve ikincisi de son günlerde çözülmesi için daha fazla bölgesel işbirliğini gerektiren Afganistan meselesidir.
Herhalükarda İran İslam Cumhuriyeti her zaman bölgesel meselelerin dayanışma ve toplu işbirliği ile çözülmesi için hüsnü niyetini göstermiştir. Tahran açısından bölgesel meseleler ve sorunlar sırf bölgesel işbirliği ile çözülür. Fakat eğer bazı ülkeler bölgenin toplu çıkarlarını ve hayrını dikkate almadan, Afganistan gibi bölgesel meselelere karşı başka ülkeleri kendi çıkarları ve isteklerine paralel hareket ettirmeye çalışsalar, dayanışma için güçlü temellere sahip olamazlar.
Bu yüzden bölgede kalıcı güvenlik, ancak bölge ülkelerinin sadece slogan atmaktan uzak kalarak uygulamaya geçmeyi gündemlerine alıp, yabancı müdahalelerin mevcut durumu daha da karmaşık bir hale sokmaya izin vermemeleri halinde sağlanır./