İran'ın Suriye'deki siyasi ve güvenlik düzenine ilişkin tutumu
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i271482-İran'ın_suriye'deki_siyasi_ve_güvenlik_düzenine_ilişkin_tutumu
Sahab - İran İslam Cumhuriyeti, Suriye halkının tercihine saygı gösterilmesi ve uluslararası aktörlerin ülkenin içişlerine karışmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, Suriye'nin terörizmin büyüdüğü bir liman haline gelmemesi gerektiğini belirtti.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Ocak 08, 2025 15:49 Europe/Istanbul
  • İran'ın Suriye'deki siyasi ve güvenlik düzenine ilişkin tutumu

Sahab - İran İslam Cumhuriyeti, Suriye halkının tercihine saygı gösterilmesi ve uluslararası aktörlerin ülkenin içişlerine karışmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, Suriye'nin terörizmin büyüdüğü bir liman haline gelmemesi gerektiğini belirtti.

Suriye hükümetinin devrilmesinin üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Bu dönemde düşmanlar, yeni dönemde İran'ın  eski Suriye yönetimi ile ilişkilerinin niteliğini göz önünde bulundurarak, İran'ın yeni Suriye ile ilişkilerini zorlaştırmaya çalıştılar.

Ancak İran İslam Cumhuriyeti, mantıksal bir tavır takınarak ve düşman propagandalarını dikkate almadan, birkaç önemli konuyu vurgulamıştır.

Birinci konu, İran İslam Cumhuriyeti'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması gerekliliğini vurgulamasıdır. Beşşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından bir yandan Siyonist rejim, diğer yandan Türkiye, ülkenin toprak bütünlüğünün ve coğrafyasının bir bölümünü işgal etmeye çalıştı. İran İslam Cumhuriyeti bu eylemlere ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün ihlal edilmesine karşı çıkmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, konuyla ilgili olarak, "Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması bizim ve tüm bölge için önemlidir." dedi.

Bir diğer konu ise İran İslam Cumhuriyeti'nin tüm Suriye halkının güvenliğinin sağlanmasına önem vermesidir. Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana terör örgütleri Suriye'deki bazı azınlıklarla çatışmaya girdi ve bu çatışmalarda çok sayıda insan hayatını kaybetti.

Öte yandan bazı azınlıklar, özellikle Suriye Alevileri, terör örgütlerinin baskısı altında kalmış, evlerini terk etmek zorunda kalmış ve yerlerinden edilmişlerdir. İran İslam Cumhuriyeti, Suriye geçiş hükümetinin ülkedeki tüm insanların, özellikle de azınlıkların güvenliğini daha ciddiye almasını talep ediyor.

Bir diğer önemli konu ise Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin içişlerine yönelik dış aktörlerin müdahalesiyle karşı karşıya kalmasıdır. Türkiye başta olmak üzere bazı Arap ve Batılı ülkelerin yetkilileri Şam'a giderek ülkenin içişlerine karışıyor, özellikle bu İslam ülkesinde laik, İslamcı olmayan bir hükümet kurulmasını talep ediyorlar.

İran İslam Cumhuriyeti ise Suriye halkının kendi kaderini kendisinin belirlemesini istiyor. İsmail Bekai de bu konuda Suriyelilerin tercihine saygı duyduklarını söyledi ve ekledi: Endişelerimizi çeşitli taraflara ilettik ve Suriye'nin uluslararası aktörlerin müdahalesine gerek kalmadan kendi kaderini belirlemesi gerektiğini söyledik.

Dördüncü husus, Suriye rejiminin çökmesi ve ülkede siyasi boşluk oluşmasıyla birlikte ülkede terörizmin ortaya çıkma ve yayılma ihtimalinin doğmasıdır. Bir yandan terör örgütleri ve liderleri siyasetçi kılığına girmiş durumda, diğer yandan bu ülkede terör örgütlerinin sayısı çok fazla ve bunların hepsi de Heyet Tahrir el-Şam bayrağı altında değil. Dolayısıyla Suriye'de terörün yayılma ihtimali bulunuyor.

Son olarak İran İslam Cumhuriyeti, Suriye'deki tüm siyasi grup ve hareketlerin katılımıyla kapsayıcı bir hükümetin kurulmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Ummanlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede bu konuda şunları söyledi: Suriye'deki istikrarsızlık ve kaos, İran'ın veya bölgedeki herhangi bir ülkenin çıkarına değildir. İran İslam Cumhuriyeti ise Suriye toplumunun tüm siyasi, sosyal ve medeni kesimlerini ve akımlarını temsil eden kapsayıcı bir hükümetin kurulmasını destekliyor./