Şehadet-i Şirin; Evin'den Bir Annenin Son Uçuşu
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i282052-Şehadet_i_Şirin_evin'den_bir_annenin_son_uçuşu
Pars Today – Şirin İsmaili, bir anne ve Evin Cezaevi çalışanı, Siyonist rejimin bu cezaevine düzenlediği saldırıda şehit oldu. Eşi, onun neşeli ve çalışkan ruhunu, ayrıca şehit bedeninin bulunma anının acı dolu dakikalarını gözyaşlarıyla anlatıyor.
(last modified 2026-08-09T17:40:52+00:00 )
Eylül 02, 2025 07:37 Europe/Istanbul
  • Şehadet-i Şirin; Evin'den Bir Annenin Son Uçuşu

Pars Today – Şirin İsmaili, bir anne ve Evin Cezaevi çalışanı, Siyonist rejimin bu cezaevine düzenlediği saldırıda şehit oldu. Eşi, onun neşeli ve çalışkan ruhunu, ayrıca şehit bedeninin bulunma anının acı dolu dakikalarını gözyaşlarıyla anlatıyor.

"Adı Şirin'di ve hayatımı da şirinleştirmişti. Her zaman neşeli, enerjik ve güler yüzlüydü. Annesi Cezaevi Kurumu'nda çalışıyordu ve o da annesiyle aynı yolu seçti. Yıllarca Gırçak Cezaevi'nde görev yaptı, sonra mesafenin uzaklığı nedeniyle Evin’e nakledildi. Evin’e geldiğinden beri ruh hali değişmişti. Evde ağlayarak anlatıyordu: 'Yeni anladım liderimiz, Bay Hamaneyi kimmiş. Bazı muhaliflerini siyasi mahkumlar koğuşunda görünce, ne kadar mazlum olduğunu fark ettim.'"

Bu sözler, kısa bir süre önce Siyonist rejimin Evin Cezaevi'ne düzenlediği saldırıda şehit düşen Şirin İsmaili’nin eşi Mesud Noruzî'ye ait. Pars Today’in Hemşehri Online’dan aktardığına göre, Noruzî şöyle diyor: “Eşim, Evin Cezaevi’nin idari ve destek birimlerinde çalışıyordu.”

"Olay günü camiye cemaat namazı için giderken, Evin tarafından gelen patlama sesini duydum. O an bir şey olduğunu anladım. Hemen cezaevine koştum. Kıyamet gibiydi. Eşimle oğlum ve kayınvalidem de olay yerine geldi. Olay yerine yaklaşmamıza izin vermiyorlardı. Ancak kayınvalidem, cezaevinde çalışmış olması sayesinde enkaz alanına ulaşabildi. Eşimin bedenini oğlum ve kayınvalidem enkaz altından çıkardı. O sahneye dayanamadım."

Siyonist rejimin Evin Cezaevi'ne saldırısı

Neşeli ve Merhametli Bir Ruh

Şirin, son derece neşeli ve enerjik bir ruh haline sahipti. Her zaman güler yüzlü, esprili ve içten bir insandı. İçine kapanık biri değildi. Tartışsak bile hemen barışırdık. Küsmesi bile güzeldi, barışması da... Konuşması bile güzeldi. Benim gözümde her şeyi sevilmeye değerdi. 27 yıllık evliliğimizin meyvesi, 25 yaşındaki oğlumuz İrfan’dı. Geleceği için büyük hayallerimiz vardı. Şirin ona çok destek oldu. Anneler, çocuklarını farklı bir şekilde destekler; tüm varlıklarıyla, tüm samimiyetleriyle... Ne yazık ki, şu an oğlum annesinin enkaz altından çıkarılma sahnesinin etkisiyle ağır bir şok yaşamaktadır.

Şehit İsmaili'nin yarım kalmış tablo resmi

Cezaevinde Geçen Yıllar

Evlendikten üç ay sonra, annesi cezaevinde çalıştığı için Şirin de orada işe başladı. Cezaevi ortamı çok zordur ve güçlü bir ruh ister. Şirin bu yıllarda çok acılar çekti. 45 yaşındaydı ve 18 yaşından beri çalışıyordu. Çalışırken üniversite diplomasını da aldı. Sık sık derdi ki: "Siyasi mahkumlar bazen bize hakaret ediyor, bu da kalbimi kırıyor." 27 yıl hizmet verdi ve birkaç yıl sonra emekli olacaktı.

 Şehit İsmaili'nin tablo resmi

Adı Gibi Şirindi

Ailesine çok yardımcı olurdu ve çok çalışkandı. Tüm yoğunluğuna rağmen çok düzenli ve zevk sahibiydi. Aileme hep diyorum: "Keşke onun yerine ben gitseydim..." Onun şehit olmasına imreniyorum. Adı gibi şirindi. Yemekleri harikaydı, misafirperver ve becerikliydi. Ben de ona yardım ederdim ama yemekleri efsaneydi. Çiçeklere ve doğaya çok meraklıydı. Resim yapmayı çok severdi. Hep sayardı günleri, emekli olmayı ve profesyonelce resimle ilgilenmeyi beklerdi. Evin duvarlarında hâlâ tabloları asılı. Bir tane yarım kalmış yağlı boya tablosu var ki... o artık tamamlanmayacak.