İran, Çin ve Rusya'nın ittifakı Batı ülkeleri için bir kâbus mu?
Pars Today – Avrupa Birliği, son Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinin ardından İran İslam Cumhuriyeti, Çin ve Rusya'nın ittifakından endişe duyduğunu açıkladı.
Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi, 31 Ağustos - 1 Eylül tarihleri arasında Çin'in "Tianjin" kentinde, üye ülkelerin liderlerinin katılımıyla düzenlendi.
Pars Today’in Mehr Haber Ajansı’na dayandırdığı haberine göre, Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Kaja Kallas, Çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında Şanghay zirvesi ve "İran, Çin ve Rusya ittifakı" hakkında açıklamalarda bulundu.
Kallas, Şanghay İşbirliği Örgütü liderlerinin Çin'deki buluşmasına değinerek, Çin Cumhurbaşkanı’nın Rusya ve İran Cumhurbaşkanları ve Kuzey Kore lideriyle yan yana durmasının yalnızca Batı karşıtı görüntüler olmadığını, aynı zamanda kurallara dayalı uluslararası düzene doğrudan bir meydan okuma olduğunu iddia etti.
Kallas, bu yakınlaşmanın sadece sembolik olmadığını, aynı zamanda “otoriter bir yeni dünya düzeni” kurma çabalarının bir parçası olduğunu öne sürdü. Şanghay zirvesi kapsamında düzenlenen ikili ve çok taraflı görüşmelere de atıfta bulunarak, “Bunlar Avrupa’nın karşı karşıya kalması gereken gerçeklerdir!” dedi.
Bu Avrupalı yetkilinin İran, Çin ve Rusya ittifakına karşı bu sert tutumu, birçok siyasi uzmanın dikkatini çekti. Uzmanlara göre, Tahran-Moskova-Pekin üçlü ittifakı, her ne kadar ABD liderliğindeki Batı hegemonyası için ciddi bir tehdit oluşturuyorsa da, küresel düzen ve güç dengelerinde olumlu ve köklü değişiklikler yaratabilir.
Siyasi uzmanlar, Şanghay zirvesinin yalnızca bir toplantı değil, aynı zamanda stratejik bir bildiri ve küresel oyun kurallarını değiştirmeye çalışan güçlerin birliğini sergileyen bir gösteri olduğunu vurguluyor. İran, Çin, Rusya ve Kuzey Kore liderlerinin bir araya gelmesi, dünya dengelerinin tek kutuplu düzenden uzaklaşıp Doğu merkezli çok kutuplu bir düzene yöneldiğini gösterdi. Bu yeni düzende İran da kendisine aktif bir rol biçmiş durumda.
Bu bağlamda İran-Çin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ruhullah Necabet, Şanghay zirvesi sonrası yayımlanan ortak bildirinin bölgesel diplomasi açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Bildiride, İran'a uygulanan yaptırımların adaletsiz olduğu belirtilmiş ve Siyonist rejimin İran topraklarına yönelik askeri saldırısı kınanmıştır.
Bu tutum, İran İslam Cumhuriyeti'nin uluslararası arenada yalnız olmadığını ve Çin, Rusya, Hindistan ve diğer Şanghay üyelerinin İran’ı yeni dünya düzeninin bir parçası olarak gördüğünü ortaya koymaktadır.
Avrupa Birliği'nin Çin, Rusya ve İran ittifakının “otoriter bir dünya düzeni” yarattığı yönündeki iddialarına karşılık, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Şanghay zirvesindeki sözleri hatırlatılmalıdır. Lavrov, Batı’nın doğrudan şantaj yoluyla çok kutuplu bir dünyanın oluşmasını engellemeye çalıştığını vurguladı.