İrevani: Uluslararası toplum, uluslararası hukuk ihlalcilerinden hesap sormalıdır
Pars Today – İran İslam Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi, Siyonist rejim ve ABD'nin İran ve Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine yönelik saldırılarını hatırlatarak, uluslararası toplumun bu eylemleri hiçbir şüpheye yer bırakmadan kınaması ve uluslararası hukuku ihlal edenlerin hesap vermesini talep etmesi gerektiğini vurguladı.
Pars Today’in Seda ve Sima Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, Amir Said İrevani, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Siyonist rejim ve ABD'nin İran nükleer tesislerine yönelik pervasız ve son saldırılarından duyduğu endişeyi dile getirdi. Bu tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimi altında olduğunu ve sadece barışçıl amaçlarla, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın 4. maddesine uygun olarak faaliyet gösterdiğini belirten İrevani, bu tesislerin kasıtlı hedef alınmasının uluslararası hukukun, özellikle de BM Şartı ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu söyledi.
Böyle eylemlerin çok taraflılığın temelini doğrudan hedef aldığını, silahsızlanma ve yayılmama rejimine olan güveni sarsarak uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
İrevani, bu nedenle uluslararası toplumun bu eylemleri kesin bir dille kınaması, uluslararası hukuk ihlallerinden sorumluların hesap vermesini talep etmesi ve nükleer tesislerin hukuki korumasını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Barışçıl nükleer tesislerin dokunulmazlığının tartışılamaz bir norm haline getirilmesi ve bu tür ağır ihlallerin faillerinin asla dokunulmazlığa sahip olamayacağının açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtti.
İrevani, denetim altındaki nükleer tesislere saldıranların sadece bağımsız bir devletin devredilemez haklarını 4. madde kapsamında ihlal etmekle kalmadığını, aynı zamanda Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nın itibarını ve bu anlaşmanın temelini oluşturan güveni zayıflattığını kaydetti.
Barışçıl nükleer tesislerin tehdit ve güç kullanımı dışında korunamazsa, anlaşmanın vaat ettiği güvencelerin artık ne anlama geleceğini sordu.