Şehit Babasının Güçlü Anlatımı: Oğlumun Cesedini Tanıdım; Parmak Eklemine Bakınca Kalbim Parçalandı
Parstoday – Şehit Seyyid Hamidreza Maktabi, bilgisayar oyunları tasarımcısı ve zorunlu asker olarak 110 operatörü olan genç, Siyonist düşmanın Tahran’a yaptığı zalim saldırıda şehit düştü.
Bir annenin evladının acısıyla ağlaması yürek parçalayıcıdır, dayanılmazdır. Ama gözyaşı döken, omuzları titreyen bir baba ise tam bir yıkımdır. Şehitler Merkezi’nde, Seyyid Muhammed Maktabi oğlunun ellerini tutup parmak ekleminden tanımaya çalışırken ve Hamidreza’nın hala hayatta olabileceğine dair umutlarının yıkıldığı o anda savaşın trajedisi net olarak görülür; savaşın o yüzü ki anne ve babaları bir gecede yaşlandırır, sırtları bükülür. Baba sadece oğlunu kaybetmemiştir; Hamidreza onun dostu, yoldaşı ve can arkadaşıydı. Şimdi o, tek oğlunun başında oturuyor ve kanlar içindeki yüzüne inanamaz bir şekilde bakıyor.
25 Haziran saat 12’de Seyyid Hamidreza Maktabi her zamanki gibi evin metal kapısında durup anne ve babasına veda etti. Seyyid Muhammed Maktabi anlatıyor: “Veda ettik, normal bir veda, her günkü gibi. Saat 12’de işe gider, akşam 8’e kadar orada kalırdı. Saat 3 civarında Tahran’daki Fateb polisinin bombalandığını duydum. O gece Hamidreza eve gelmedi. Bazı geceler eve gelmemesi normaldi, çünkü nöbetleri oluyordu. Ertesi gün haber alınamayınca endişelendik. Hastaneden hastaneye koştuk. Fateb polis karargahından çıkarılan cesetler arasında sadece 3 tanesi tanınmamıştı ve hiçbiri Hamidreza değildi. Ertesi gün tekrar cesetler gösterildi. Birinin oğlum olduğunu söylediler; ben tanıyamadım. Hamidreza’nın yüzü çok zarar görmüştü. Sonunda parmak izinden temiz cesedi tespit edildi. Ama emin olmak istedim. Dedim ellerini gösterin. Oğlumun küçük parmak ekleminde doğuştan hafif bir eğrilik vardı. Parmak eklemine baktığımda kalbim parçalandı.”
Beraber Geçirilen Eşsiz Günlerin Anıları
Baba bana bir fotoğraf gösteriyor; üzerinde “Ah Baba” yazan bir doğum günü pastası. Seyyid Muhammed Maktabi diyor ki: “Şehit olmadan 5 gün önce doğum günümdü. Ailevi özel günler Hamidreza için çok önemliydi. Bu tür günleri unutması imkansızdı. Küçük jestleri yaratıcı ve unutulmaz kılardı. Komedi dizisi izliyorduk, dizide oğul babasına ‘Ah Baba’ diye sesleniyordu ve o bu yılki doğum günü pastamı bu yazıyla eve getirdi.
”Baba öyle coşkuyla Hamidreza’dan bahsediyor ki sanki tüm bunlar bir rüya ya da kabus. Şehidin annesi A'zam Mezini şöyle diyor: “Evimizde biri ayakta durduğunda ona ‘Ayakta duruyorsun, şu şeyi getir!’ demek alışkanlıktı. Bir gece eve geldiğinde bu sözü söyleyeceğimizi fark edince kapıdan odasına kadar sürünerek gitti. O gece çok güldük.”
Yaratıcı Sanal Oyun Tasarımcısı
29 yaşındaki Hamidreza, askerlik hizmetinin 8. ayında şehit oldu. Annesi anlatıyor: “Uçak bakım mühendisliği lisansını tamamladı. Uzmanlığı sayesinde havalimanında çalıştı. Yüksek lisansını bitirince askere gitti. Hamidreza, gençliğinden beri bilgisayar oyunlarına tutkuluydu. Üniversitenin son yıllarında oyun tasarımına ciddi şekilde eğildi ve bu alanda birçok başarı elde etti. Bu olay olmasaydı askerlik sonrası oyun tasarımında büyük bir girişim başlatacağına eminim.”
Şehit Seyyid Hamidreza Maktabi, şehit dayısı Hamidreza Mezini ile aynı isme sahipti; dayısı hş 1362’te şehit düşmüştü. A'zam Hanım diyor ki: “kardeşimin cesedi 1372’de bulundu. 1375’da oğlum doğduğunda onun adına Hamidreza koyduk. Bu isim ne kadar da ona yakıştı ve tarih ne bilgece yeniden tekrarlandı. Oğlumun yerinin bu fanî dünyadan daha yüce ve güzel olduğunu düşünmek kalbimi rahatlatıyor.”