Cenevre’de İsrail ve ABD’nin İran’a Yönelik Saldırılarının Kınanması
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin Cenevre’deki özel oturumu, İran İslam Cumhuriyeti’nin girişimiyle ve İran yetkilileri, uluslararası uzmanlar ile İsrail ve ABD’nin İran’a karşı 12 gün süren saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerinin katılımıyla Pazartesi günü gerçekleştirildi. Toplantıda, bu saldırılar uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak kınandı.
İran’ın Cenevre Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi Ali Bahraini’nin başkanlığında yapılan oturumda, İran Yüksek İnsan Hakları Kurulu Genel Sekreteri ve Adalet Bakanlığı Uluslararası İşler Yardımcısı Naser Serac, İsrail ve ABD rejimlerinin sistematik insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, uluslararası kurumların sessizliğini eleştirdi ve Siyonist rejimin soykırımcı suçlarının derhal durdurulması için acil önlemler alınmasını talep etti.
Parstoday’in IRNA’dan aktardığı habere göre, Serac, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında en çok kadınlar ve çocukların zarar gördüğünü belirterek, iki aylık bir bebeğin şehit edilmesini, Evin Hapishanesi ve Tahran’daki Kudüs Meydanı’nın hedef alınmasını açık savaş suçu örnekleri olarak gösterdi ve İnsan Hakları Konseyi ile Özel Raportörlerden bu saldırıların sorumlularının hesap vermesini istedi.
İran’ın Cenevre Daimi Temsilcisi Bahraini ise kapsamlı bir rapor sunarak, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının uluslararası toplum tarafından kınanması ve mağdurların desteklenmesi için insan hakları kurumlarının derhal harekete geçmesini talep etti.
Uluslararası düzen alanında bağımsız uzman George Katergalos, İsrail ve ABD saldırılarını uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali ve küresel düzen için tehdit olarak değerlendirdi. Ayrıca BM Özel Raportörü Reem Al-Salem ile uluslararası hukuk profesörü Alfred de Zayas, tek taraflı politikalara bağlılığın tehlikelerine ve BM Şartı ile uyumsuzluğuna dikkat çekti.
Toplantıda ayrıca, son saldırıların 102 kadın, 45 çocuk ve 14 bilim insanı dahil olmak üzere 1100’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine ve 5600’den fazla sivilin yaralanmasına yol açtığı bildirildi. Ayrıca 10.000 konut, 210 ticari ve endüstriyel merkez ile 17 enerji altyapısının geniş çapta tahrip edildiği belirtildi.
Oturumun son bölümünde, mağdur aileleri yaşadıkları trajediyi ve hikayelerini paylaştı.