Trump neden ısrarla uluslararası toplumun İran hakkında söylediği yalanlara inanmasını istiyor?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i283240-trump_neden_ısrarla_uluslararası_toplumun_İran_hakkında_söylediği_yalanlara_inanmasını_istiyor
Parstoday – ABD Başkanı, Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, İran’a karşı asılsız iddialarını bir kez daha tekrarladı.
(last modified 2025-09-24T02:36:15+00:00 )
Eylül 24, 2025 05:29 Europe/Istanbul
  • Trump neden ısrarla uluslararası toplumun İran hakkında söylediği yalanlara inanmasını istiyor?

Parstoday – ABD Başkanı, Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, İran’a karşı asılsız iddialarını bir kez daha tekrarladı.

Parstoday’in haberine göre, ABD’nin tartışmalı başkanı Donald Trump, BM Genel Kurulu’nda İran’a yönelik iddialarını yineledi ve İran’ın nükleer tesislerine en çok denetim yapılan ülke olmasına rağmen İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söyledi. Trump, İran’ı terörizmi desteklemekle suçladı ve aynı zamanda ülkesiyle İsrail rejiminin iş birliği içinde İran’a saldırdığını açıkça ilan etti.Trump, İran liderliğine nükleer programla ilgili ABD’nin tutumunu bildiren bir mektup yazdığını ve gönderdiğini iddia ederek, İran’ın cevabının nükleer faaliyetlerine devam etmek olduğunu söyledi. ABD Başkanı, İsrail’in nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasını imzalamayan tek rejim olduğunu belirtmeden, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi için İran’dan başlanması gerektiğini savundu. Trump, dünyada İran’ın nükleer tesislerini yok edebilecek tek ülkenin ABD olduğunu iddia etti.

Trump ayrıca, dünyada barış getirdiği yönündeki şaşırtıcı iddialarını sürdürerek, yedi ay içinde 31 yıl, 36 yıl ve 28 yıl süren yedi bitmeyen savaşı sona erdirdiğini ileri sürdü. Bu savaşların Kamboçya ile Tayland, Kosova ile Sırbistan, Kongo ile Ruanda, Pakistan ile Hindistan, İsrail ile İran, Mısır ile Etiyopya, Ermenistan ile Azerbaycan arasında olduğunu söyledi. Trump’ın bu iddiası, daha önce de ortaya koyduğu gibi, Hindistan gibi ülkeler tarafından reddedilmiştir. Ayrıca, Ukrayna’daki savaşı bir günde sona erdirme vaadine rağmen herhangi bir başarı elde edememiştir.

ABD ve İsrail’in iş birliğiyle İran’a yapılan saldırıyla ilgili olarak ise, resmi bir ateşkes yapılmamış olup, şu anda İran ile İsrail rejimi arasında ne savaş ne de barış durumu mevcuttur.

Bununla birlikte, Trump beklenildiği gibi BM’de yaptığı konuşmada İran hakkında yalanlar söylemeye devam etti ve İran’ın nükleer silah edinme çabaları ve terörizmi desteklediği yönündeki iddialarını tekrar dile getirdi.Trump ve hükümetindeki bazı yetkililerin İran hakkında söyledikleri yalanların uluslararası toplum tarafından kabul edilmesini ısrarla istemelerinin sebepleri şöyle sıralanabilir:

Siyasi ve stratejik gündem: Trump, başkanlığı döneminde ABD’nin dış politikasını kendi perspektifinden ülke çıkarlarına göre şekillendirmeye çalıştı. Bu politikaların biri, İran’a maksimum baskı kampanyası uygulayarak, özellikle petrol ihracatını kesmek ve İran’ın diğer ülkelerle ilişkilerini azaltmak veya kesmekti. Bu nedenle, özellikle nükleer faaliyetler ve terörizm konularında İran’a yönelik suçlamalar ve yalanlar, Tahran üzerinde baskıyı artırmak ve ABD’nin taleplerini kabul ettirmek için bir araç olarak görülmektedir.İran’a karşı olumsuz imaj yaratma: Trump, başkanlığının ilk döneminde nükleer anlaşmaya (JCPOA) şiddetle karşı çıktı ve anlaşmadan çekilerek dünya kamuoyunda İran hakkında olumsuz bir algı oluşturmak istedi. Bu yaklaşımı ikinci döneminde daha da yoğunlaştırdı ve maksimum baskı kampanyasını sürdürerek İran karşıtı korku propagandası ve İran’ı suçlama stratejisini devam ettirdi. Bu olumsuz imaj, Trump’a İran ile gelecekte yapılacak herhangi bir müzakere veya diğer ülkelerden İran’la ilişkileri kesme taleplerinde baskı araçları kullanma imkanı sağlıyor.

İsrail desteğini güçlendirme: İran’a karşı suçlamaların bir diğer sebebi, BM gibi üst düzey uluslararası platformlarda İsrail rejimine kapsamlı destek verilmesini meşrulaştırmak ve İran’ın tehdidi bahanesiyle İsrail’e askeri ve silah desteği sağlamak. Trump başkanlığı süresince İsrail’in güçlü destekçisi oldu ve JCPOA’dan çekilme ve İran’a yaptırımlar gibi politikaları İsrail’in çıkarları doğrultusunda uyguladı. İsrail rejimi de her zaman İran’ı zayıflatmaya, izole etmeye ve dünya genelinde İran’a karşı olumsuz bir algı oluşturmayı hedeflemiştir.

İç politika kaygıları: ABD içinde özellikle aşırı sağ Cumhuriyetçi kesimler ve Trump’ın AIPAC gibi İsrail lobileriyle kurduğu ittifaklar İran karşıtıdır. Trump’ın İran’a yönelik olumsuz imaj yaratma ısrarı, iç siyasi desteği özellikle Cumhuriyetçi tabanı ve İsrail lobilerini kazanmak için kullanılan bir araç olabilir.Sonuç olarak, Trump ve dışişleri bakanı Marco Rubio ile savunma bakanı Pete Hegseth gibi üst düzey yetkililerin İran’a karşı yürüttükleri siyaset göz önünde bulundurulduğunda, İran’a yönelik suçlamalar ve karalama kampanyası büyük ölçüde ABD’nin jeopolitik ve stratejik hedeflerini, özellikle bölgedeki çıkarları ve İsrail rejiminin menfaatlerini ilerletmek amacıyla yürütülmektedir.