İsrail Rejiminin İran Saldırısı Şehitleri | Şehit Kanberiyan, Başörtüsünü Canına Tercih Etti
Parstoday - 1 Temmuz saat 13:55'te Şehit Meryem ganberiyan için bir seçim anıydı; duman ve alevler arasında, cesurca ve an bile tereddüt etmeden başörtüsünü korumayı canını korumaya tercih etti.
Şehit Meryem Ganberiyan'ın eşi Hüseyin Nerimanı, eşine olan derin duygusal bağlılığını ve onun kendi gözleri ve 9 yaşındaki oğlunun gözleri önünde şehit düştüğünü anlatıyor. Parstoday'in Hamşehri Online'a dayandırdığı habere göre, Meryem 1988 doğumluydu, Hüseyin Nerimanı'nın eşi ve Parsa adında 9 yaşında bir erkek çocuğunun annesiydi. Eşi şunları anlatıyor: "On üç yıllık evliliğimiz sabır ve sevgiyle doluydu. Hayatımızın en başından beri onu sevdim ve ona aşıktım. Bu sevgi ve ilgi zaman geçtikçe daha da arttı, öyle ki Meryem'e bağımlı hale gelmiştim."
Meryem Başörtüsünü Almak İçin Geri Döndü
Şehidin eşi, korkunun, karanlığın ve dumanın her yeri kapladığı o saniyeleri hatırlıyor ve bu olay, onun ve 10 yaşındaki Parsa için acı anılar yarattı: "Olay günü sabahı eve geldik ve kahvaltı yaptıktan sonra dinlendik. Saat 13:55'te ilk füzeyi attıklarında, ben ve Parsa hızla evden çıktık, Meryem de arkamızdan geliyordu. Kaçış sırasında Meryem, avludaki askıdan ince tül bir çarşaf aldı ve başına örttü. Ancak çarşaf ince olduğu için yolun yarısından geri döndü. Yüksek sesle bağırıyordum: 'Meryem çabuk gel!' ve o sadece 'Başörtüm, başörtüm' diyordu ve başörtüsünü almak için eve geri döndü. Bu arada ikinci, üçüncü ve dördüncü füzeler de atıldı. İlk füze ile diğer füzeler arasındaki süre toplamda bir dakika bile olmadı. Patlama dalgası onu benim ve Parsa'nın gözleri önünde yaklaşık 10 metre fırlattı ve bir şeyin böğrüne isabet ettiğini ve çok fazla kan fışkırdığını gördük. Her yeri karanlık ve duman kaplamıştı ve cisimler havada etrafa saçılıyordu."
Meryem'in Kanıyla Canlanan Ağaç
Kader başka türlü yazılmıştı ve Meryem uçup gitti. Nerimanı, Meryem'in şehit olduğu haberini kendisine verdikleri zamandan bahsediyor. Hüseyin ve Parsa'nın dünyasını anında söndüren ve karartan bir haber. Anlatıyor: "Patlamadan sonra ambulansın gelmesi yaklaşık yarım saat sürdü ve Meryem'i hastaneye naklettiler. Meryem çok kan kaybetmişti. Onu hayata döndürmek için odaya götürdüler. Kısa bir süre sonra iş arkadaşım geldi ve dedi ki: 'Hüseyin, Allah sabır versin!' Meryem'in artık aramızda olmadığına hala inanamıyoruz. O, yaşam sevgiyle doluydu."
O günden aylar geçti, ancak Hüseyin hala Meryem'in düştüğü yerdeki ağacı görüyor; bugün her zamankinden daha yeşil ve daha canlı olan bir ağaç. Parsa, umut dolu bir kalple, babasının geri dönmesi için onun ayaklarının dibine su döküyor. Hayat devam ediyor, ancak Meryem'in yeri her zaman belirgin; seçim anında başörtüsünü canına tercih eden bir kadının yeri.