İran’ın Terörle Mücadelede Artan Önemi
Parstoday – Şanghay İşbirliği Örgütü’nün ortak terörle mücadele tatbikatı İran’da düzenlenecek.
Parstoday’in haberine göre, Şanghay İşbirliği Örgütü Bölgesel Terörle Mücadele Yapısı Yürütme Komitesi Başkanı Ularbek Sharshif, bu örgütün üye ülkelerinin ortak terörle mücadele tatbikatının 4 Aralık 2025 tarihinde İran İslam Cumhuriyeti’nde gerçekleştirileceğini açıkladı. “Sahand-Terörle Mücadele-2025” adlı bu tatbikat İran’ın Tebriz yakınlarında düzenlenecek. Sharshif ayrıca, tatbikatın davetiyeleri ve programının yakında katılımcı ve gözlemcilere gönderileceğini belirtti. İran, Rusya, Belarus, Çin, Hindistan, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Tacikistan ve Özbekistan bu örgütün üyeleridir.
Şanghay İşbirliği Örgütü, çok taraflı güvenlik, ekonomik ve siyasi işbirliği amacıyla kurulmuş bir devletler arası örgüttür. Örgüt, 1996 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan liderleri tarafından terörizm ve sınır ötesi suçlarla mücadele amacıyla kuruldu. Kısa süre sonra Özbekistan da örgüte katıldı ve örgüt resmi olarak “Şanghay İşbirliği Örgütü” adını aldı. Başlangıçta ABD’nin Orta Asya’daki etkisine karşı bir kalkan olarak görülen örgüt, Hindistan ve Pakistan’ın 2017’de, İran’ın 2023’te ve Belarus’un 2024’te katılımıyla genişledi ve faaliyet alanını giderek artırdı.
Şanghay İşbirliği Örgütü, başından itibaren güvenlik temelli bir yaklaşım benimsemiş; esas olarak terörizm ve aşırılıkla mücadele, organize suçlar ve uyuşturucu ile mücadele amacıyla kurulmuştur. Bu bağlamda, üye ülkelerdeki (Rusya’dan Orta Asya ülkelerine ve Çin’e kadar) bu tür tehditlerin artışı hedef alınmıştır. İran’ın örgüte üyeliği ve ortak terörle mücadele tatbikatına ev sahipliği yapmasıyla birlikte, İran’ın bu alandaki rolü daha da belirgin hale gelecektir. Tahran, terörizm ve aşırılık ile mücadeledeki değerli deneyimlerini örgüt üyeleriyle paylaşabilecektir.
Terör olgusu, günümüz dünyasının başlıca güvenlik sorunlarından biridir; sadece insan hayatını tehdit etmekle kalmaz, ülkelerin siyasi ve ekonomik istikrarını da etkiler. Stratejik konuma sahip bir ülke olarak İran, her zaman terör tehdidine maruz kalmış ve bu olguyla mücadele etmeye çalışmıştır.
İran, Batı Asya bölgesinde terörle mücadelede kilit aktörlerden biridir. Askeri, diplomatik ve istihbari adımlarla ve bölgesel ile uluslararası düzeyde çok taraflı stratejiler benimseyerek terörle mücadelede önemli rol oynamıştır. Her ne kadar bu mücadelede çeşitli zorluklar bulunuyorsa da, İran’ın terör tehditlerini azaltma ve bölgesel ve ulusal güvenliği sağlama konusundaki çabaları kayda değer ve etkili olmuştur.
Son yıllarda İran, özellikle Irak ve Suriye’de DEAŞ’a karşı aktif bir rol oynamıştır. Meşru hükümetleri desteklemek, askeri danışmanlar göndermek ve bölge ülkeleriyle istihbari işbirliği yapmak, İran’ın bu alandaki önemli faaliyetlerinden bazılarıdır.
Özellikle bölgesel düzeyde İran, terörizm ve aşırılıkla mücadelede öncü olmuştur. Suriye ve ardından Irak’ta terör örgütlerinin faaliyetlerinin başlamasından itibaren bu iki ülke ile geniş kapsamlı işbirliği yürütmüş ve tekfirci teröristlerin ortadan kaldırılmasında rol oynamıştır. Bu adımlar, bölgedeki terör tehdidini azaltmakla kalmamış, aynı zamanda bu güvensizliğin İran sınırlarına yayılmasını da önlemiştir.
İran, uluslararası alanda da terörle mücadeleye katkıda bulunmuştur. 11 Eylül saldırılarının ardından kabul edilen BM Güvenlik Konseyi 1373 sayılı kararına destek vermek, bu işbirliğinin örneklerinden biridir. İran ayrıca güvenlik ve terörle mücadele ile ilgili bölgesel ve uluslararası toplantılarda aktif rol oynamış ve terör tanımında çifte standartlara karşı durulması gerektiğini vurgulamıştır.
Terörle mücadele, doğrudan İran’ın ulusal güvenliğini etkilemiştir. Sınır tehditlerinin azaltılması, savunma kapasitesinin artırılması ve iç bütünlüğün güçlenmesi, bu mücadelenin sonuçlarından bazılarıdır. İran ayrıca güvenlik ve istihbarat kurumlarını güçlendirerek olası tehditlere karşı hazırlığını artırmıştır. Şimdi, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün terörle mücadele tatbikatına ev sahipliği yaparak, Asya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri bölgesinde güvenlik yaratma yolunda bir adım daha atmış olacaktır