Irakçi: Uluslararası Sistem Gerçek ve Adil Çok Taraflılığa Geri Dönmeye Muhtaçtır
Parstoday – İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, kaleme aldığı bir yazıda İran ile Rusya arasındaki ilişkilerin, iki milletin tarihsel, jeopolitik bağları ve kalıcı çıkarları üzerine kurulu, uluslararası sistemde sorumlu ve sürdürülebilir bir ortaklığın örneği olduğunu vurguladı.
Parstoday’in aktardığına göre Seyyid Abbas Irakçi, Rusya’nın Kommersant gazetesi için yazdığı makalede Tahran ile Moskova arasındaki stratejik ilişkilerin derinliğini ve kapsamını ele alarak, bu ilişkileri yeni uluslararası düzenin şekillenmesi yolunda sorumlu ve kalıcı bir ortaklık olarak tanımladı. Irakçi, bu ilişkilerin geçici hesaplara değil, iki milletin tarihsel ve jeopolitik bağlarına, kalıcı çıkarlarına ve uluslararası sistemdeki derin dönüşümlere dair ortak anlayışa dayandığını belirtti. Onlarca yıla dayanan iş birliği geçmişine değinen Irakçi, iki ülke ilişkilerinin 21. yüzyılın başında imzalanan “Karşılıklı İlişkilerin Temel Anlaşması” ile yeni bir aşamaya girdiğini, bugün ise “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması” ile niteliksel olarak daha üst bir seviyeye taşındığını ifade etti. Bu anlaşmanın, siyasi, güvenlik, ekonomik, enerji, bilimsel-teknolojik, kültürel ve turizm alanlarında iş birliğini kapsayan uzun vadeli ve bütüncül bir yol haritası sunduğunu söyledi.
İran Dışişleri Bakanı, komşuluk diplomasisini Tahran’ın dış politikasının temel sütunlarından biri olarak nitelendirdi ve bu ilkenin her zaman vurgulandığını belirtti. Bu çerçevede Rusya’nın, Avrasya ve Hazar Denizi bölgesinde önemli bir komşu ve küresel denklemlerde etkili bir güç olarak özel bir konuma sahip olduğunu dile getirdi. Hazar Denizi’ndeki iş birliği, Uluslararası Kuzey-Güney Koridoru’nun geliştirilmesi ve Avrasya Ekonomik Birliği ile ilişkiler, bu bağın önemli başlıkları arasında yer aldı.
Irakçi ayrıca Tahran ve Moskova’nın uluslararası sisteme bakışta ortak bir perspektife sahip olduğunu vurgulayarak, her iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Şartı ilkelerine, ulusal egemenliğe saygıya ve yasa dışı müdahalelere karşı duruşa bağlı kaldığını söyledi. Uluslararası sistemin gerçek ve adil bir çok taraflılığa geri dönmesi gerektiğini ifade eden Irakçi, “hukuk dışı ve insanlık dışı” yaptırımlarla ilgili ortak tecrübenin, bu yaptırımların etkilerini azaltma, bağımsız mali ve bankacılık mekanizmaları geliştirme ve ekonomik dayanıklılığı artırma yönündeki iş birliğini güçlendirdiğini belirtti. BRICS grubu, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği gibi çok taraflı yapılar çerçevesindeki aktif iş birliğinin, tek kutuplu düzenden adil ve kapsayıcı bir düzene geçiş iradesini yansıttığını kaydetti. Irakçi, BRICS’i yükselen güçlerin küresel yönetişimdeki adaletsiz yapıları reforme etme iradesinin bir sembolü olarak nitelendirdi.
İran Dışişleri Bakanı, bilimsel ve teknolojik iş birliğini bu stratejik ortaklığın temel sütunlarından biri olarak göstererek, iki ülkenin bilgi temelli sektörler, havacılık-uzay, barışçıl nükleer teknoloji ve yapay zekâ alanlarındaki kapasitesinin kayda değer olduğunu söyledi. Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın, bu alanlarda iş birliğinin genişletilmesi ve bilimsel-teknolojik bağımsızlığa ulaşılması için uygun bir zemin sağladığını ifade etti. Irakçi yazısının sonunda, Ferdosi, Sâdî, Puşkin ve Tolstoy gibi isimlerle somutlaşan iki ülke arasındaki derin kültürel ve medeniyet bağlarına dikkat çekerek, bu ortak mirası kültürel diyaloğun derinleştirilmesi ve halklar arası bağların güçlendirilmesi için değerli bir sermaye olarak tanımladı. Sonuç olarak İran ve Rusya’nın bu stratejik ortaklığa dayanarak, hegemonyanın yerini iş birliğinin, baskının yerini diyalogun ve dayatmanın yerini saygının aldığı bir uluslararası düzen inşa etme yönünde ilerlediğini vurguladı.