İran Sokaklarının Perde Arkasında Neler Yaşanıyor?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i289974-İran_sokaklarının_perde_arkasında_neler_yaşanıyor
Parstoday – İran’daki son protestolar dış müdahalelerle kargaşaya sürüklendi.
(last modified 2026-01-11T08:20:11+00:00 )
Ocak 11, 2026 04:22 Europe/Istanbul
  • İran Sokaklarının Perde Arkasında Neler Yaşanıyor?

Parstoday – İran’daki son protestolar dış müdahalelerle kargaşaya sürüklendi.

İsrail ve Amerika’nın 12 günlük savaşta yaşadığı askerî başarısızlıkların ardından ve savaşın başında ilan ettikleri en önemli hedef olan İran’daki sistemi değiştirme hedefine ulaşamamaları üzerine, Trump İran’da ekonomik baskıyı en üst seviyeye çıkaracağını açıkladı. Parstoday’in aktardığına göre bu baskılar İran’da döviz fiyatlarının yükselmesine yol açtı ve dövizdeki istikrarsızlık nedeniyle esnafın tepkisini doğurdu.
Öte yandan Netanyahu kürsüye çıkarak, 12 günlük savaş döneminde olduğu gibi İran halkından sokaklara çıkmalarını istedi; ancak o dönemde bu gerçekleşmedi ve bu durum onun ve medya ekibinin şaşkınlığına ve sıkıntısına neden oldu. Bu konuşmalarında “İran nizamını içten devirme” konusunun gündemlerinde olduğunu vurguladı.
İran’da Ekonomi Değişiklikler Konusu 
Düşmanlar, İran’da fitnenin ateşini alevlendirmek için ekonomik baskıyı kullandılar. Bu baskıların etkili olmasının nedenlerinden biri, İran’da dövizin iki farklı kur üzerinden işlem görmesiydi. İran hükümeti, ülkenin döviz durumunu daha fazla kontrol edebilmek için bu ekonomik yapıda bazı değişiklikler yaptı; bu değişikliklerin makroekonomideki en önemli etkisi, bazı ürünlerdeki sübvansiyonların kaldırılması ve doğrudan İran vatandaşlarının hesaplarına aktarılmasıydı.
Ancak makroekonomide yaşanan durum, bazı ürünlerin pahalanmasıydı; bu artış İran toplumunun bir kısmında memnuniyetsizlik ve itirazlara yol açtı. Fakat bu süreçte yaşanan asıl mesele, “İran halkının protestolarının müsadere edilmesi” ve “şiddetin yönetilmesi”nin sınır ötesinden ve İran’ın düşmanları tarafından yönlendirilmesiydi.
-    Devrik Şahın Oğluna Duyulan Umutla Kargaşayı Genişletme
Amerika ve İsrail, şaşırtıcı bir hamleyle geniş bir medya savaşı yürüterek, ekonomik açıdan sakin ve barışçıl protestoların liderliğini saptırıp İran’ın devrik şahının oğlu Rıza Pehlevi’ye teslim etmeye çalıştılar. İran’dan kaçarken ulusal mücevherleri ve İranlıların ulusal hazinesinin önemli bir bölümünü yanında götüren devrik şah, İranlıların onlarca yıldır süren tepkisinin nedenlerinden biri oldu.
Rıza Pehlevi her ne kadar İranlılar arasında bir toplumsal tabana sahip olmasa da, yoğun medya harcamalarıyla adını İran karşıtı muhalefetin bir kısmında canlı tutmayı başardı. Ona yönelik büyük nefretin bir bölümü, Pehlevi ailesine mensubiyetinden bağımsız olarak, 12 günlük savaş sırasındaki tutumuyla ilgilidir. Rıza Pehlevi, bu savaş boyunca İran’a yönelik saldırıyı destekledi ve defalarca İsrailli yetkililerle görüştü. Elbette İran İslam Cumhuriyeti’nin düşmanları da defalarca bu kişinin böyle bir rolü üstlenme kapasitesine sahip olmadığını açıkladılar; ancak yine de onu bir piyon olarak kullanmaya devam ediyorlar. Çünkü onlara göre, nostalji duygusunu kışkırtma tekniğiyle özellikle Z kuşağının bir kısmını harekete geçirebilecek tek “marka” odur. Son günlerde de Siyonist rejimin Kanal 14’ünün aktardığına göre, Rıza Pehlevi bazı İsrailli yetkililerle görüşmüştür.
-    Savaşın Komutanlığı İddiası
Ancak Amerika ve Siyonistler bu tükenmiş markanın rolüyle yetinmediler. Trump son günlerde çeşitli başlıklarla mesaj göndererek kargaşa sırasında kargaşacıların yanında olduğunu bildirdi. Oysa kendisi, 12 günlük savaşla ilgili olarak defalarca savaşın komutasını üstlendiğini itiraf etmişti. Bu savaşta yüzlerce İranlı kadın, çocuk ve sivil hayatını kaybetmişti.
Buna rağmen, son olaylar başladığında utanmazca kendisini İran halkının yanında ilan ediyor ve ayrıca güçlerinin (piyonlarının) İran sokaklarında bulunduğunu yeniden kabul ediyor. Öte yandan, 12 günlük savaşın başlıca sorumluları olan Siyonistler de yalnızca destek vermekle kalmayıp açıkça Mossad ajanlarının İran sokaklarında olduğunu duyurdular.
-    Sızdırılan Teröristler
Bu şekilde İran halkının barışçıl protestoları, İran’ın düşmanlarının müdahaleleriyle şiddete sürüklendi. İran halkı, protestolar sırasında görülen anormal davranışları fark eder etmez, bazı kargaşa unsurlarının şiddete yönelmesini imkânları ölçüsünde engelledi. Ancak İran’ın düşmanları, “korku ve şiddetin sahnelenmesi”ni aylar öncesinden planlamıştı ve eğitimli, silahlı unsurlarını sahaya sürdüler.
Bazı camiler, halkın özel mülkleri olan otomobiller ve motosikletler, devlet malları arasında bankalar, itfaiye araçları ve hatta “Hilal-i Ahmer” (Kızılay) merkezleri ateşe verildi. İran İçişleri Bakanlığı, oluşan durumu “halkın protestosunun kaçırılması” olarak tanımladı ve bazı organize unsurların ve grupların ateşli silahlar kullanarak masum vatandaşların ve kamu düzeni ile güvenliğini koruyanların hayatını kaybetmesine neden olduğunu açıkladı.
Bu düzeydeki şiddet ve kamu ile özel mülklere verilen zarar, eğitimli dış unsurların varlığını herkes için görünür hâle getirdi. Son 2 günde İran halkı, kargaşa çıkaranlardan ayrılarak İran’ın güvenlik güçlerinin yanında durdu; böylece kargaşa ve karışıklık çıkaranlarla mücadele edilmesi ve şehirlerde huzurun yeniden sağlanması amaçlandı./