İmam Hamenei: İran Milleti Birlikle Fitnenin Belini Kırdı / Amerika’nın Hedefi İran’ı Yutmaktır
Parstoday –İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamenei, çeşitli kesimlerden binlerce kişiyle yaptığı görüşmede şöyle buyurdu: “Sadece mevcut başkanının değil Amerika’nın hedefi ve sürekli politikası, İran’ı yutmak ve ülke üzerindeki askerî, siyasî ve ekonomik hâkimiyetini geri getirmektir.”
Ayetullah Hamenei, bugün (cumartesi) İran halkının farklı kesimlerinden binlerce kişiyle mübarek Bi'set Bayramı vesilesiyle yaptığı görüşmede, İslam’ın bugünün insan toplumunda da tıpkı İslam’ın ilk dönemindeki gibi büyük bir dönüşüm yaratma ve cehalet, baskı, zorlama, korku ve kibirle boğuşan toplumları doğruluk, kurtuluş ve şeref sahibi toplumlara dönüştürme konusunda büyük bir kapasiteye sahip olduğunu vurguladı ve son fitnenin boyutlarını ve bu Amerikan kaynaklı fitnenin planlayıcıları ile teşvikçilerine karşı İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumunu açıkladı.
Parstoday’in haberine göre İmam Hamenei, “İran milleti, İslam ümmeti ve dünyanın tüm özgürlük yanlıları”na insanlık tarihinin en büyük bayramını tebrik ederek, yüce İslam Peygamberi’nin bi’setini Kur’an’ın doğduğu gün, insanın kemale ermesi için ilahî terbiyenin programının insanlığa bildirildiği gün, İslam medeniyetinin başlangıcı ve adalet, kardeşlik ve eşitlik sancağının yükseldiği gün olarak tanımladı ve şöyle buyurdu: “Elbette bi’setin faziletlerini kavramak bizim gibilerin gücünü aşar; bunu Emirü’l-Müminin’in sözlerinden ve Nehcü’l-Belâğa’yı inceleyerek anlamak gerekir.”
İslam Devrimi Lideri, günümüzün birçok toplumunu, özellikle Batı toplumlarını görünüş ve söylem olarak cahiliye döneminden farklı olsalar da aynı derin ahlaki çöküş, zulüm, adaletsizlik, zorbalık ve istikbarın pençesinde gördüğünü belirtti ve şöyle dedi: “İslam ve mümin, inançlı Müslümanlar; bugünün dünyasını çöküşün eşiğindeki bir uçurumdan alıp doğruluk, kurtuluş ve onur zirvelerine, cehennemden cennete doğru taşıyabilirler; yeter ki derin ve toplumsal bir imanla hareket etsinler.”
Ayetullah Hamenei “وَ لا تَهِنوا وَ لا تَحزَنوا وَ اَنتُمُ الاَعلَونَ اِن کُنتُم مُؤمِنین” (Al-i İmran suresinin 139. Ayeti) ayetine işaretle şöyle devam etti: Müslümanların insanlığı kurtarma gücünün temel şartı “Ebuzer imanı”dır. Elbette İran İslam Cumhuriyeti’nde, tanınmış şehitler arasında ya da hatta isimsiz şehitler arasında bile Ebuzer’e benzeyen insanlar olmuştur; ancak asıl önemli olan, böyle bir imanın tüm toplumu kuşatmasıdır.
İslam Devrimi Lideri, konuşmasının devamında son fitneye değinerek, halkı bir ölçüde sıkıntıya sokan ve ülkeye bazı zararlar veren bu olay hakkında şöyle dedi: “Bu fitne, ilahî yardım ve milletin, yetkililerin ve işinin ehli görevlilerin çabasıyla söndürüldü. Ancak bilmemiz gerekir ki fitnenin mahiyeti neydi, neden ortaya çıktı; parçalarını kimler oluşturuyordu ve bizim düşmana karşı tutumumuz nasıl olacaktır?”
Ayetullah Hamenei, son fitnenin mahiyetini Amerikan kaynaklı olarak nitelendirdi ve Amerikalıların çeşitli komplolardaki temel hedefini açıklayarak şöyle dedi: “Amerika’nın hedefi ve sürekli politikası, sadece mevcut başkanı değil, İran’ı yutmak ve ülkemiz üzerindeki askerî, siyasî ve ekonomik hâkimiyetini geri getirmektir. Çünkü böylesine geniş bir ülke, bu nüfus, bu imkânlar ve bu bilimsel-teknolojik ilerlemeler; hem de böylesine hassas bir coğrafi merkezde bulunan bir ülke, onlar için kabul edilemezdir.”
İmam Hamenei, Amerika başkanının yıkıcılar ve katilleri “İran milleti” diye nitelemesini, millete atılmış büyük bir iftira olarak değerlendirdi ve şöyle dedi: “Amerika başkanı fitne çıkaranları açıkça teşvik etti ve perde arkasında da Amerika ile Siyonist rejim onlara çeşitli yardımlar yaptı. Bu nedenle biz Amerika başkanını hem can kayıpları ve zararlar nedeniyle hem de İran milletine attığı iftira sebebiyle suçlu görüyoruz.”
Fitnenin sahadaki unsurlarının niteliğini açıklayan Devrim Lideri şöyle devam etti: “Sahada aktif olanlar iki gruptu. Bir grup, Amerika ve İsrail’in istihbarat servislerinin özenle seçtiği kişilerdi. Bu kişilere büyük miktarda para verilmişti ve hareket tarzı, ateşe verme, korku oluşturma ve polisten kaçma gibi konularda eğitim verilmişti. Bu habis ve suçlu unsurların önemli bir kısmı, emniyet ve güvenlik güçlerinin başarılı çalışmasıyla tutuklanmıştır.”
ikinci grubu, birinci grubun etkisi altına giren gençler ve ergenler oluşturduğunu belirten Devrim Lideri şöyle devam etti: Bu kişiler Siyonist rejimle ya da casusluk servisleriyle bağlantılı değildi; sadece elebaşlardan etkilenmiş, heyecan yaratarak yapmamaları gereken işlere ve şeytanlıklara sürüklenen tecrübesiz insanlardı.”
İmam Hamenei şöyle devam etti: Bunlar sahadaki piyade gücüydü ve görevleri kamu binalarına, evlere, kurumlara ve sanayi merkezlerine saldırmaktı. Ne yazık ki cahil ve farkındalıktan uzak unsurlar, kötü niyetli ve eğitimli kişilerin yönlendirmesiyle 250 caminin yıkılması, 250’den fazla eğitim ve bilim merkezinin tahrip edilmesi, elektrik sanayisi tesislerine, bankalara, sağlık merkezlerine ve temel ihtiyaç mağazalarına zarar verilmesi gibi çok sayıda kötü iş ve büyük suç işledi. Ayrıca halka zarar vererek birkaç bin kişiyi öldürdüler.
Gençlerin bir kısmını bir camide kuşatıp canlı canlı yakmak, 3 yaşındaki bir kız çocuğunu ya da savunmasız ve masum kadın ve erkekleri öldürmek gibi son derece insanlık dışı ve tamamen vahşi eylemlere değinen Ayetullah Hamenei şöyle bir hatırlatmada bulundu: Bu eylemler fitnenin önceden hazırlanmış planının bir parçasıydı. Bunlar soğuk silahlarla ve ayrıca dışarıdan ülkeye sokulup fitne unsurları arasında dağıtılan ateşli silahlarla donatılmışlardı.
Milletin fitnenin belini kırdığını vurgulayan Devrim Lideri, şöyle dedi: İran milleti 22 Dey’de gerçekleştirdiği milyonluk yürüyüşle bu günü, geniş şeref kitabındaki tarihi günlerden birine dönüştürdü ve geveze iddiacıların ağzına sert bir yumruk indirerek fitneyi bastırdı.
Ayetullah Hamenei, İran milletinin son fitnede Amerika’yı yenilgiye uğratmasını, Amerika ve Siyon’un 12 günlük savaşta aldığı yenilginin devamı olarak değerlendirdi ve şöyle dedi: Bu fitneyi daha büyük işler için geniş hazırlıklarla başlattılar. Elbette millet fitneyi bastırdı ama bu yeterli değil ve Amerika yaptıklarının hesabını vermelidir.
Ayetullah Hamenei, “İlahi inayetle, İran milleti nasıl fitnenin belini kırdıysa, fitne çıkaranın da belini kırmalıdır.” vurgusunda bulundu./