Siyonist Uzmanın Analizi: ABD’nin İran’a Karşı Askerî Seçeneğinin Çıkmazı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i290372-siyonist_uzmanın_analizi_abd’nin_İran’a_karşı_askerî_seçeneğinin_Çıkmazı
Pars Today – Siyonist bir güvenlik uzmanı, Tahran’ın durumu kontrol altına alma ve isyancıları bastırma konusundaki güvenlik kazanımlarına dikkat çekerek, ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı geniş çaplı bir askerî saldırı düzenleme kapasitesindeki sınırlamalara işaret etti.
(last modified 2026-01-18T11:05:26+00:00 )
Ocak 18, 2026 13:05 Europe/Istanbul
  • Siyonist Uzmanın Analizi: ABD’nin İran’a Karşı Askerî Seçeneğinin Çıkmazı

Pars Today – Siyonist bir güvenlik uzmanı, Tahran’ın durumu kontrol altına alma ve isyancıları bastırma konusundaki güvenlik kazanımlarına dikkat çekerek, ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı geniş çaplı bir askerî saldırı düzenleme kapasitesindeki sınırlamalara işaret etti.

Batı Asya güvenlik meseleleri konusunda Siyonist uzman Danny Citrinowicz, “İran Hakkında Kritik Bir Dönüm Noktasına Yaklaşmak” başlıklı analizinde, İran İslam Cumhuriyeti’nin son haftalarda iki önemli başarı elde ettiğini yazdı: Birincisi protestoları kontrol altına almak, ikincisi ise ABD’nin yakın vadeli askerî saldırı tehdidini bertaraf etmek.

Citrinowicz, Washington’da eş zamanlı olarak iki rakip yaklaşımın ele alındığını vurguladı: Steve Witkoff ekseninde şekillenen bir hat, mevcut koşulları müzakereleri ilerletmek ve nükleer bir anlaşmaya varmak için kullanmayı hedeflerken; diğer hat ise İran’a karşı askerî müdahale seçeneğini gündemde tutmaya devam ediyor. Ancak ona göre temel soru hâlâ yanıtsızdır: ABD’nin herhangi bir eylemden gerçek ve stratejik olarak ne hedeflediği açık biçimde tanımlanmamıştır.

Bu Batı Asya güvenlik uzmanına göre, protestoların zirve yaptığı dönemi İran’ı istikrarsızlaştırmak için kullanma fırsatı kaçırılmıştır ve bu aşamadan sonra yapılacak herhangi bir saldırı yalnızca sembolik olacak, aynı zamanda bölgesel gerilimlerin tırmanma riskini artıracaktır.

Öte yandan, İran’da rejim değişikliğine yönelik her ciddi girişim, Batı Asya’nın istikrarını ciddi biçimde tehdit edecek uzun soluklu ve geniş çaplı bir askerî harekâtı gerektirmektedir. Böyle bir senaryo, Siyonist rejimi ve ABD’nin müttefiklerini Tahran’ın ağır karşılığıyla karşı karşıya bırakacaktır.

Bu nedenle Washington’un seçenekleri iki kusurlu tercihle sınırlı kalmıştır: baskı altında müzakere ya da yüksek maliyetli askerî müdahale. Yazar, ABD nihai hedefini açık ve net bir şekilde tanımlamadığı sürece, İran’a karşı anlamlı bir askerî eylemin gerçekleşmesinin düşük bir ihtimal olduğunu sonucuna varmaktadır.