Irakçi uyardı: İsrail’in yayılmacı projesi bölgenin güvenliğini hedef alıyor
Pars Today – İran Dışişleri Bakanı, “Kimse yanlış bir hesap yapmasın: Bir bölge, bir aktöre hukukun üstünde hareket etme izni verildiğinde istikrarlı kalmaz” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Cuma günü Katar’da düzenlenen “El Cezire Forumu 2026”nın açılış panelinde özel konuk olarak yaptığı konuşmada, “Filistin’in Batı Asya’da ve ötesinde adaletin belirleyici meselesi olduğunu” vurgulayarak, İran İslam Cumhuriyeti’nin mevcut krize ilişkin görüşlerini anlattı.
Pars Today’in aktardığına göre Irakçi konuşmasına şöyle başladı:“Filistin, bölgemizin stratejik ve ahlaki pusulasıdır. Uluslararası hukukun anlamı olup olmadığının, insan haklarının evrensel bir değere sahip olup olmadığının ve küresel kurumların zayıfları korumak için mi yoksa yalnızca güçlülerin gücünü meşrulaştırmak için mi var olduğunun bir sınavıdır.”
İran Dışişleri Bakanı sözlerini şöyle sürdürdü:“Filistin ve Gazze yalnızca bir insani kriz değildir. Daha büyük ve daha tehlikeli bir şeyin zeminine dönüştürülmüştür: ‘Güvenlik’ bayrağı altında yürütülen bir yayılmacı proje.”Irakçi, “Bugün Gazze’de tanık olduğumuz şey sadece bir savaş değildir. Bu, sivillerin yaşamının kasıtlı ve geniş çaplı biçimde yok edilmesidir. Bu bir soykırımdır” diye vurguladı.
Krizin bölgesel etkilerine değinen Irakçi, şunları söyledi:“İsrail’in yayılmacı projesi, bölgedeki tüm ülkelerin güvenliği üzerinde doğrudan ve istikrarsızlaştırıcı bir etki yaratmıştır. İsrail rejimi bugün açıkça sınırları ihlal ediyor, egemenlikleri çiğniyor ve resmî yetkililere suikast düzenliyor.”Şu uyarıda bulundu: “Gazze meselesi yıkım ve zorla yerinden etme yoluyla ‘çözülürse’, sırada Batı Şeria olacaktır. İlhak resmî bir politikaya dönüşecektir.”
İran Dışişleri Bakanı konuşmasının başka bir bölümünde bu projenin yapısal sonuçlarına dikkat çekerek şöyle dedi:“İsrail’in yayılmacı projesi, komşu ülkelerin askerî, teknolojik, ekonomik ve toplumsal açıdan zayıflatılmasını gerektiriyor ki İsrail rejimi kalıcı biçimde üstün konumda kalsın.”Irakçi, bu çerçevede İsrail’in, hiçbir sınırlama olmaksızın her türlü denetim rejiminin dışında kalan kitle imha silahları da dâhil askerî cephaneliğini genişletmekte serbest bırakıldığını; buna karşılık diğer ülkelerden silahsızlanmalarının istendiğini belirtti.
Irakçi, “Uluslararası hukuk ilkelerine ve kolektif sorumluluğa dayanan, hukuki, diplomatik, ekonomik ve güvenlik boyutlarını içeren eşgüdümlü bir eylem stratejisine ihtiyaç vardır” dedi.“Acil silah ambargosu, askerî ve istihbarî işbirliklerinin askıya alınması ve İsrailli yetkililere yönelik kısıtlamaların uygulanması” çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı, nihai çözümün “başkenti Kudüs-i Şerif olan bağımsız ve birleşik bir Filistin devleti”nin kurulması olduğunu vurguladı ve İslam dünyasını, Arap dünyasını ve Küresel Güney ülkelerini “birleşik bir diplomatik cephe” oluşturmaya çağırdı.“Bu bir yüzleşme meselesi değil; bölgenin zor kullanılarak yeniden şekillendirilmesini engelleme meselesidir” dedi.
Irakçi konuşmasının sonunda şu uyarıyla sözlerini bitirdi:“Kimse yanlış bir hesap yapmasın: Hukukun üstünde hareket etmesine izin verilen bir aktörle hiçbir bölge istikrarlı kalmaz. Cezasızlık doktrini barış getirmez; daha geniş çaplı çatışmalara yol açar. İstikrarın yolu açıktır: Filistin için adalet, suçlar karşısında hesap verebilirlik, işgal ve apartheid’ın sona ermesi ve egemenlik, eşitlik ve işbirliğine dayalı bir bölgesel düzen.”