Bekayi: Amerika üçüncü kez diplomasiye ihanet etti
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i298738-bekayi_amerika_üçüncü_kez_diplomasiye_ihanet_etti
Pars Today - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi: Amerika, İslamabad Mutabakat Zaptı'nı açık ve pervasız bir şekilde ihlal ederek üçüncü kez diplomasiye ihanet etti.
(last modified 2026-07-27T06:07:59+00:00 )
Temmuz 27, 2026 09:01 Europe/Istanbul
  • Bekayi: Amerika üçüncü kez diplomasiye ihanet etti

Pars Today - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi: Amerika, İslamabad Mutabakat Zaptı'nı açık ve pervasız bir şekilde ihlal ederek üçüncü kez diplomasiye ihanet etti.

Pars Today'in İRİB'e atıfta bulunarak verdiği habere göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Avusturya ORF televizyon kanalına verdiği röportajda şunları söyledi: İslamabad Mutabakat Zaptı uzun ve karmaşık bir belge değil; aksine, 14 maddeden oluşan kısa bir mutabakat zaptıdır ve tüm dünya en azından bu kez Amerika Birleşik Devletleri'nin yükümlülüklerini yerine getireceğini bekliyordu, ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin yaptığı, bu anlaşmanın çeşitli hükümlerinin açık ve pervasız bir ihlalidir ve üçüncü kez diplomasiye ihanet edilmiştir.

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişini kolaylaştırmak için tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini vurgulayan sözcü, boğazdaki mevcut durumdan doğrudan ABD'yi sorumlu tuttu.

Washington ve Tahran diplomatik kanallar aracılığıyla mesaj alışverişinde bulunuyor.

İran ile diğer taraflar arasındaki diplomatik kanalların durumu hakkındaki bir soruya yanıt olarak, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Amerikalılarla mesaj alışverişinin devam ettiğini belirtti. Sözcü, mevcut durumda Tahran'ın önceliğinin ulusal egemenliği, toprak bütünlüğünü savunmak ve İran vatandaşlarını ABD'nin savaş suçlarından korumak olduğunu vurguladı. Sözcü, arabulucuların rollerini oynadığını, ancak İran'ın bombalama ve askeri saldırılar altında olduğu için ana odak noktasının ulusal direniş ve savunma olduğunu sözlerine ekledi.

Hürmüz Boğazı'ndaki Son Olayların Sorumluluğu Hürmüz Boğazı'ndaki son olayların nedenine ilişkin bir soruya yanıt olarak, İran'ın uzun yıllardır en ağır yaptırımlar altında olmasına rağmen, iyi niyetle bu stratejik su yolunun ve Fars Körfezi'nin güvenliğini sağladığını vurguladı. İran'ın son olaylardaki herhangi bir rolünü reddeden Bekayi, mevcut tüm karışıklığın 28 Şubat'taki ABD ve İsrail saldırısının doğrudan bir sonucu olduğunu ve göz ardı edilemeyeceğini veya sadece tek bir olaya odaklanılamayacağını söyledi. Baqai, uluslararası toplumun İran'ın başkalarının yanlışlarından sorumlu tutulmaması gerektiğini anlaması gerektiğini vurguladı.

ABD'nin İran Varlıklarının Serbest Bırakılmasına İlişkin Taahhütlerini İhlali

ABD'nin dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin taahhüdüne uyup uymadığına ilişkin bir soruya yanıt olarak, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bu sürecin tamamen durduğunu açıkladı. Bu varlıkların İran'a ait olduğunu ve ABD'nin mali yardımı anlamına gelmediğini vurgulayan Bekayi, Washington'un İran'a varlıklarına serbest erişim sağlamakla yükümlü olduğunu, ancak yükümlülüklerini bir kez daha ihlal ederek, bu madde de dahil olmak üzere mutabakat zaptının tüm hükümlerini fiilen çiğnediğini belirtti.

Bölgede Barış Beklentileri

İranlıların hiçbir zaman savaş istemediğini ve saldırıya uğradığını belirten Bekayi, İran'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve onurunu savunmaya kararlı olduğunu vurguladı. Bölgede barış beklentilerine ilişkin olarak, sürekli savaş arayan güçlerin varlığında ve son seksen yıldır bölgedeki ülkelere karşı savaş açan soykırımcı bir rejimin eylemleri göz önüne alındığında, barışa ulaşmanın kolay olmadığını söyledi.

Batı'nın İnsan Hakları Durumuna İlişkin İddialarına İran'ın Bakışı

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Avrupa'nın bir yandan İran'daki insan hakları konusunda vaaz verirken, diğer yandan işgal altındaki Filistin'deki soykırım konusunda sessiz kalamayacağını vurguladı. Avrupalıların sözleri ve eylemleri arasında koordinasyon çağrısında bulunan konuşmacı, birkaç suçlunun idam edilmesinden duydukları endişeyi dile getirirken, Minab ve Lamerd gibi şehirlerde İranlı çocukların ve öğrencilerin öldürülmesi konusunda sessiz kalamayacaklarını hatırlattı.