Trump neden İran'a yönelik yeni saldırı tehdidinden geri adım attı?
Parstoday – ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik iddia edilen yeni bir askeri saldırı planından bir kez daha vazgeçti.
Parstoday'in haberine göre, son günlerde ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri saldırıları artırma tehdidinde bulunmuş ve özellikle İran'ın enerji altyapısının hedef alınabileceğini öne sürmüştü. Buna karşılık İran ise böyle bir "akılsızca girişim" gerçekleşirse bölgedeki enerji altyapılarının meşru hedef haline geleceği uyarısında bulunmuştu.
Buna rağmen Trump, topu bölge ülkelerine atarak ve bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu iddia ederek bir kez daha geri adımını farklı bir gerekçeyle açıkladı. Trump, kendisine ait sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda şu iddiada bulundu:"Amerika Birleşik Devletleri, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana benzeri görülmemiş askeri güç, caydırıcılık ve kapasitesiyle İran İslam Cumhuriyeti'ni ezmeye tamamen hazırdır. Ancak İran ve diğer Orta Doğu ülkeleri, bir anlaşmanın genel çerçevesi üzerinde uzlaşılmasının ardından herhangi bir saldırının ertelenmesini bizden istedi. Bu anlaşma, Hürmüz Boğazı'nın derhal, tam ve kapsamlı şekilde yeniden açılmasını ve İran'ın nükleer tehdidinin sona erdirilmesini içerecektir."
Çeşitli verilere göre Trump'ın İran'a yönelik yeni bir askeri saldırıyı iptal etmesinde uluslararası ve iç politik baskılar ile yüksek riskler belirleyici oldu. Bunların başlıcaları şunlardır: Bölgesel müttefiklerin acil arabuluculuğu
Amerikan medyasının haberlerine göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Trump'ın karar vereceği gün kendisini bizzat arayarak saldırıdan vazgeçmesini istedi. Daha önce de Suudi Savunma Bakanı, ABD ziyareti sırasında Riyad'ın İran ile gerilimin azaltılmasından yana olduğunu vurgulamıştı. Fars Körfez ülkeleri, ABD'nin İran'ın enerji tesislerine büyük çaplı bir saldırı düzenlemesi halinde İran'ın da komşu ülkelerin petrol ve doğal gaz tesislerini hedef alabileceğinden endişe ediyor. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Pakistan da gerilimin düşürülmesi için hem Washington'a hem de Tahran'a baskı yaptı. İran'ın sert uyarısıİran, diplomatik kanallar ve kamuoyu açıklamaları aracılığıyla ABD'yi, herhangi bir "maceracı girişimin" kesin bir karşılık bulacağı konusunda uyardı. İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, ABD ve olası bir saldırıya katılması beklenen İsrail'e daha ileri adımlar atmaları halinde ağır sonuçlarla karşılaşacaklarını söyledi.Irakçi'nin Telegram kanalında yayımlanan açıklamaya göre, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı görüşmede şu ifadeleri kullandı:"ABD veya İsrail'in herhangi bir düşmanca eylemi ya da bölge ülkelerinin bu tür girişimlere katılması veya destek vermesi halinde, İran Silahlı Kuvvetleri kararlı ve orantılı bir karşılık verecektir."İranlı askeri komutanlar da birliklerinin en yüksek alarm seviyesinde bulunduğunu açıklayarak, İran'ın enerji tesislerine yönelik herhangi bir saldırının Suudi Arabistan ve BAE'deki petrol sahalarına, Katar'ın doğal gaz tesislerine ve İsrail'e misillemeyle karşılık verileceğini belirtti. ABD merkezli CNN de, İran'ın ekonomik baskılara ve son aylardaki saldırılar nedeniyle askeri kapasitesinde yaşanan kayıplara rağmen hâlâ güçlü bir karşı saldırı kabiliyetine sahip olduğunu ve bunun son bir ay içinde bölgedeki Amerikan güçlerine yönelik ölümcül saldırılarla görüldüğünü kabul etti.
El Ahed haber sitesi ise, ABD'nin İran'ın askeri gücünden ve olası misillemesinden duyduğu endişenin Trump'ı geri adım atmaya zorladığını yazdı.
Ara seçimler öncesinde siyasi risk
ABD Kongresi ara seçimleri yaklaşırken, İran'a karşı yeni bir askeri operasyon siyasi açıdan oldukça riskli görülüyor.Savaşın uzaması ve ekonomik maliyetlerinin, özellikle ABD'de benzin fiyatlarını artırmasının Trump'ın ve Cumhuriyetçi Parti'nin kamuoyu desteğini zayıflattığı belirtiliyor. Mevcut sürecin devam etmesi ve özellikle İran'a yönelik yeni bir saldırı, ABD ekonomisindeki sıkıntıları daha da artırarak Kasım 2026'daki ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin yenilgiye uğramasınayol açabilir. Kamuoyunda savaşa düşük destekAnketler, Amerikan kamuoyunun İran'la savaşa desteğinin uzun süredir düşük seviyede olduğunu gösteriyor.Reuters/Ipsos'un 27 Temmuz tarihli araştırmasına göre, Amerikalıların yalnızca üçte biri İran'a karşı askeri operasyonu destekliyor. Bu oran, krizin başlangıcından bu yana görülen en düşük seviyelerden biri olarak kaydedildi.Katılımcıların önemli bir bölümü, ABD'nin neden İran'la çatışmaya girdiğini anlamadıklarını ve hükümetin öncelikle ülkenin iç sorunlarına odaklanması gerektiğini düşündüklerini ifade etti.
Sonuç
Genel olarak değerlendirildiğinde, Trump'ın bu kararı onun uzun süredir benimsediği "azami baskı" ile "pazarlık siyaseti" yaklaşımıyla uyumlu görünüyor.Bir yandan askeri gücünü öne çıkararak sert bir tutum sergileyen Trump, diğer yandan bölgesel müttefiklerinin savaşa sürüklenmesi ihtimali ve bunun ABD içinde doğuracağı ağır siyasi maliyetleri dikkate alarak geçici bir geri adım atmayı tercih etmiş ve ateşkes sürecini yeni müzakerelere bağlamıştır.