Tümgeneral Rızai: ABD’ye ağır darbeler indirdik
Parstoday- 8 Yıllık Kutsal Savunma döneminde İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı, “Mutabakatın ihlal edilmesinin ardından geçen 17 günlük çatışmada ABD’ye ağır darbeler indirdik” dedi.
Parstoday’in İran Rasyo ve Televizyon Kurumu IRIB’den aktardığı habere göre; Tümgeneral Muhsin Rızai, Pazartesi akşamı İran televizyonunda yayınlanan Özel Haber Sohbeti programında şunları söyledi: Mutabakatların ihlal edilmesinin ardından geçen 17 günlük çatışma boyunca İran, askeri ve caydırıcı saldırı ve eylemleri daha güçlü ve hacimli bir şekilde sürdürdü; bu eylem süreci sadece devamlı değil, aynı zamanda operasyonel şiddeti ve baskısı da artmıştı.
Tümgeneral Rızai sözlerine şöyle devam etti: Amaç, düşmanın planlarını etkisiz hale getirmek, yeni yolda İran’ın savunma kapasitesini güçlendirmek ve karşı tarafın gücünü sınırlamaktı.
Eski Devrim Muhafızları Komutanı şunları söyledi: İran’ın saldırıları anlamlıdır ve başlangıçtan beri takip edilen hedefler doğrultusundadır; bunlardan biri de düşmanın kara kuvvetleri ve lojistiğine zarar vermektir.
Tümgeneral Rızai ayrıca deniz alanındaki caydırıcılık hakkında şunları belirtti: Düşmanın istediği koridorların ve rotaların açılmasına izin vermeyeceğiz ve hatta filoların varlığı durumunda bile savunma çerçevesinde karşı eylemde bulunulacaktır.
İran Silahlı Kuvvetleri Başkumandanın Askeri Danışmanı, diplomasiye ilişkin olarak şunları ifade etti: Diplomasi dikkate alınmaktadır, ancak Amerikalılar davranışlarını değiştirmeli ve açıklanan şartları yerine getirmelidirler ki gerçek müzakerelerin zemini sağlansın.
Tümgeneral Rızai, Amerikalıların gidişatı değiştirmek için yeni tasarımlara yöneldiğini belirterek şunları vurguladı: İran’ın bakış açısına göre, önceki savaşlardaki ardı ardına gelen yenilgiler, Amerikalıları yeni modellere umut bağlamaya itmiştir, ancak bu durum, karşı tarafın karar alma mekanizmalarının rasyonellikten uzaklaştığını göstermektedir.
Tümgeneral Rızai ayrıca şunları söyledi: İran İslam Cumhuriyeti, savaşı yayma eğiliminde olmamasına rağmen, aynı zamanda çeşitli alanlarda mesaj ve caydırıcılık peşindedir ki bu sayede düşmanın güvensizliği körükleyerek daha tehlikeli bir döngüye girmesine izin verilmeyecektir./