İran'la savaşta ABD cephaneliğinin yıpranması: Washington'un caydırıcılığı için bir uyarı
Parstoday – Habere göre ABD, İran'a yönelik saldırıları sırasında uzun menzilli hassas güdümlü füzelerinin neredeyse tamamını kullandı.
Pars Today'in aktardığına göre, ABD Ordusu, İran'la beş ay süren savaş boyunca uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze stoklarının büyük bölümünü tüketti. Haberde bunun, ABD ordusunun gelecekteki olası çatışmalara hazırlık düzeyi konusunda ciddi endişeler doğurduğu ifade edilmektedir.
Rapora göre, İran'la savaş sırasında ABD ordusunun uzun menzilli hassas füzeleri yoğun şekilde kullanması, Washington'un stratejik durumuna ilişkin yeni tartışmaları gündeme getirmiştir. Başlangıçta askerî güç gösterisi olarak görülen bu durumun, zamanla Pentagon'un küresel tehditlere karşı hazırlığı açısından önemli bir sınamaya dönüştüğü ileri sürülmektedir.
Haberde, ABD'nin ATACMS ve yeni nesil PrSM (Precision Strike Missile) sistemleri de dâhil olmak üzere taktik karadan karaya füzelerinin "neredeyse tamamını" kullandığı öne sürülmektedir. Bunun yalnızca çatışmaların yoğunluğunu değil, aynı zamanda ABD'nin dünyanın diğer bölgelerindeki caydırıcılık kapasitesi açısından da bir uyarı niteliği taşıdığı ifade edilmektedir.
Maliyeti bir milyon doların üzerinde olan ATACMS ve PrSM füzeleri, ABD ordusunun hassas kara saldırılarının temel unsurları arasında gösterilmektedir. Haberde, bu silahların daha önce Ukrayna savaşında da önemli rol oynadığı ve Kiev'in Rusya topraklarının derinliklerindeki hedefleri vurmasına imkân sağladığı belirtilmektedir. İran'la yaşanan savaşın ise mühimmat stoklarını kritik seviyelere kadar azalttığı iddia edilmektedir.
Raporda, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tahminlerine atıfla, ABD'nin çatışma başlamadan önce yaklaşık 2.200 Patriot önleme füzesi (iki gelişmiş versiyon) ve 452 THAAD sistemi bulunduğu belirtilmektedir. İddiaya göre, savaş süresince THAAD stoklarının yaklaşık %80'i, Patriot stoklarının ise yaklaşık yarısı kullanılmıştır.Habere göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) kara konuşlu füze stoklarında ciddi azalma yaşadığı için dünyanın diğer üslerinden mühimmat sevk etmek zorunda kalmıştır. Buna karşılık Beyaz Saray'ın yayımladığı ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump'a atfedilen açıklamada, ABD'nin "ihtiyacından çok daha fazla mühimmata sahip olduğu" ve savunma sanayisinin üretiminin rekor seviyeye ulaştığı savunulmuştur.
Raporda, bu açıklamanın, CNN'in THAAD stoklarının %80'inin tüketildiğine ilişkin haberine tepki gösteren dönemin Savunma Bakanı Pete Hegseth'in sert açıklamalarıyla çeliştiği ileri sürülmektedir. Hegseth'in söz konusu haberi "sahte haber" olarak nitelendirdiği ve CNN'e "Utanın." dediği aktarılmaktadır. Haberde, bu tepkinin güven göstergesinden çok Pentagon'un stratejik zafiyetlerin ortaya çıkmasından duyduğu kaygıyı yansıttığı yorumu yapılmaktadır.
Analize göre, hassas füze stoklarındaki önemli azalma yalnızca lojistik bir sorun değildir; aynı zamanda ABD'nin küresel caydırıcılık stratejisini de zayıflatmaktadır. Çin ile Tayvan konusunda yaşanan gerilim ve Rusya ile Doğu Avrupa'daki rekabet devam ederken, Washington'un stratejik mühimmat stoklarının azalmasının müttefiklerine yönelik güvenlik taahhütlerini yerine getirmesini zorlaştırabileceği ileri sürülmektedir.
Haberde, askerî uzmanların bu stokların yeniden oluşturulmasının aylar sürebileceğini ve ABD'nin artan bütçe açığı dikkate alındığında savunma bütçesine ağır maliyetler yükleyeceğini değerlendirdiği belirtilmektedir.
Raporun, Financial Times'ın Ağustos 2026'da yayımladığı ve Donald Trump'ın İran'la savaşta "stratejik bir aşağılanma" yaşadığı yönündeki analizle örtüştüğü iddia edilmektedir. Hassas mühimmatın yoğun şekilde tüketilmesi ve hava savunma kapasitesindeki azalma, habere göre ABD'nin yalnızca siyasî ve askerî hedeflerine ulaşmakta başarısız olduğunu değil, aynı zamanda kritik askerî kabiliyetlerini de bu savaşta tükettiğini göstermektedir.Sonuç olarak raporda, İran'la savaşın ABD'nin üstünlüğünü pekiştirmek yerine, ordunun yapısal zayıflıklarını ortaya çıkardığı ve küresel rakiplerini güç dengelerini yeniden değerlendirmeye yönelttiği savunulmaktadır.Haberde, sahadan gelen bilgiler ve Beyaz Saray yetkililerinin açıklamalarının, stratejik hesap hataları nedeniyle pahalı askerî cephaneliğini somut kazanımlar elde edemediği bir savaşta tüketen bir süper güç tablosu ortaya koyduğu öne sürülmektedir. ATACMS, PrSM, THAAD ve Patriot stoklarındaki azalışın, ABD'nin kısa vadeli askerî kapasitesini olumsuz etkilediği ve bu kabiliyetlerin yeniden inşası ile caydırıcılık itibarının onarılmasının Beyaz Saray açısından büyük bir mali ve stratejik yük oluşturduğu iddia edilmektedir.