Analiz | İran’ın Netanyahu’nun Abu Dabi ziyaretine resmi tepkisi; BAE ve bölgeye uyarı
Pars Today- İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail rejimi Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Abu Dabi’ye gerçekleştirdiği gizli ziyaret ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid ile görüşmesine tepki olarak 29 Eylül 2026 tarihinde resmi bir açıklama yayımladı.
ParsToday’in haberine göre, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ve sert ve uyarıcı bir üslupla kaleme alınan açıklamada Netanyahu’nun ziyareti “fitne çıkarıcı” olarak nitelendirilirken, “işgalci rejimin bölgedeki varlığının son derece tehlikeli sonuçları” konusunda uyarıda bulunuldu.İran Dışişleri Bakanlığı açıklamasında Netanyahu’yu “çocuk katili ve savaş yanlısı başbakan” olarak nitelendirdi ve “ellerinin yüz binlerce masum insanın kanına bulaştığını ve uluslararası mahkemeler tarafından hakkında soruşturma yürütüldüğünü” vurguladı.Bu ifadeler, İran’ın İsrail rejimini gayrimeşru göstermek amacıyla uluslararası hukuk mekanizmalarından yararlanma yaklaşımını ortaya koymaktadır. İran, Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’ndeki yargı sürecine dikkat çekerek, onun BAE ziyaretini sıradan bir diplomatik görüşme olarak değil, uluslararası hukuk ilkelerine aykırı ve hukuka aykırı bir girişim olarak sunmaktadır. Bu hukuki yaklaşımın siyasi kınamayla birlikte yürütülmesi, Tel Aviv ile kapsamlı iş birliği ve suç ortaklığı nedeniyle İslam dünyasındaki kamuoyunun BAE üzerindeki baskısını artırabilir.Siyasi açıdan bakıldığında İran Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, “Batı Asya’daki kırılgan koşullara” ve “İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırıları ile İslam topraklarındaki işgal ve soykırım faaliyetlerini tırmandırmasına” atıfta bulunarak Netanyahu’nun ziyaretini, İsrail rejiminin bölgede nüfuzunu artırma ve varlığını normalleştirme yönündeki uzun vadeli bir stratejinin parçası olarak değerlendirmektedir.Bu değerlendirmeyi güçlendiren hususlardan biri, Netanyahu’nun bu ziyaret sırasında BAE Devlet Başkanı ile görüşmesinin yanı sıra Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Fas, Kuveyt, Umman ve Libya dahil olmak üzere bölgedeki çeşitli ülkelerin temsilcileriyle geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdiğine ilişkin haberlerdir. Bu durum, İran’a karşı bölgesel bir ittifak oluşturulmasına yönelik koordineli bir çabaya işaret etmektedir. İran ise bu ittifakı “kolektif barış ve güvenliği tehdit eden” bir oluşum olarak değerlendirmektedir.Bu sert tepkinin olası nedenleri arasında birkaç hususa dikkat çekilebilir. İlk olarak İran, Netanyahu’nun BAE ziyaretinin Abu Dabi’nin Tel Aviv ile askeri, güvenlik ve istihbarat ilişkilerinin normalleştirilmesinde bir dönüm noktası olmasından endişe etmektedir. Haberlere göre BAE, ABD ve İsrail’in Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırılarının ardından İsrail rejimiyle askeri ve istihbarat iş birliğini artırmış, hatta “Demir Kubbe” hava savunma sistemine ve İsrailli operatörlere ev sahipliği yapmıştır.Öte yandan İran, bu açıklamayı yayımlayarak diğer bölge ülkelerine de caydırıcı bir mesaj göndermeyi ve onların “İran karşıtı ittifaka” katılmasını engellemeyi amaçlamaktadır. Açıklamada bölge hükümetlerine “İsrail rejiminin yıkıcı varlığına zemin hazırlamaktan kaçınmaları” ve “bölge ülkelerinin topraklarının istikrarsızlaştırıcı faaliyetler için bir platforma dönüştürülmesine izin vermemeleri” yönünde yapılan açık çağrı, bu hedefi net biçimde ortaya koymaktadır.Bu tepkinin sonuçları da çeşitli açılardan değerlendirilebilir. İkili düzeyde İran ile BAE arasındaki ilişkiler daha fazla gerilimle karşı karşıya kalabilir. İran, İsrail’in “yıkıcı varlığına zemin hazırlanmasına” atıfta bulunarak, fiilen İsrail rejiminin gelecekteki eylemleri bakımından BAE’yi sorumlu tutmaktadır. Bu tutum, iki ülke arasındaki gerilimin tırmanmasına yol açabilir.Bölgesel düzeyde İran’ın açıklaması, Batı Asya’daki tüm ülkelere yönelik bir uyarı niteliği taşımakta ve İsrail rejimiyle her türlü iş birliğinin “göz ardı edilemez” olarak değerlendirileceği mesajını vermektedir. Uluslararası düzeyde ise İran, Netanyahu’nun varlığının hukuki ve insani boyutlarını öne çıkararak İsrail rejimine ve bölgedeki müttefiklerine karşı dünya kamuoyunun ve uluslararası kuruluşların desteğini sağlamaya çalışmaktadır.
İran’ın Netanyahu’nun BAE ziyaretine verdiği tepkinin, Tahran’ın İslam ülkelerinin İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştirmesine karşı yürüttüğü kapsamlı strateji çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, “bölgesel kolektif güvenlik”, “uluslararası hukuk” ve “bölge hükümetlerinin sorumluluğu” gibi kavramlara dayanarak, siyasi kınamanın yanı sıra bu rejimin bölge ülkelerindeki varlığına karşı bölgesel bir uzlaşı oluşturmayı amaçlamaktadır.Bununla birlikte, gizli ziyaretlerin devam etmesi ve BAE’nin İsrail rejimiyle güvenlik alanındaki iş birliğinin genişlemesi, bu stratejinin Tel Aviv’in üst düzey yetkilileri tarafından ciddi biçimde takip edildiğini göstermektedir. Ancak bölgedeki gelecekteki gelişmeler, özellikle İran ile İsrail rejimi arasındaki artan gerilimler ışığında, bu stratejinin nihai akıbetinin belirlenmesinde etkili olacaktır.