Garibabadi: Minab saldırısının failleri uluslararası mercilerde eylemlerinden dolayı hesap vermelidir
ParsToday- İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, bazı ülkeler tarafından Minab saldırısına ilişkin dava açıldığını ve bu dosyanın belgelerinin Tahran’a ulaştırıldığını bildirdi.
ParsToday’in Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre; Kazım Garibabadi dün Pazar günü, İran’ın güneyindeki Minab’da bulunan Şecere-i Tayyibe okuluna yapılan saldırının faillerinin uluslararası mercilerde hesap vermesi gerektiğine vurgu yaparak, söz konusu dosyanın hukuki takibinin sürdüğünü ve bazı yabancı ülkelerin bu saldırıya ilişkin dava açma sürecine katıldığını açıkladı.
Garibabadi, Minab dosyasına ilişkin yürütülen takiplere değinerek, olayla ilgili kayda değer belgelerin toplandığını ve Tahran’a gönderildiğini, dosyanın hukuki sürecinin devam ettiğini ekledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Hukuki ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı, saldırganların uluslararası arenada hesap vermesi gerekliliğini vurgulayarak, Minab saldırısının faillerinin uluslararası mercilerde eylemlerinden dolayı hesap vermeleri gerektiğini söyledi.
Garibabadi ayrıca, Lamerd’deki bir spor salonunun yeni bir silahın deneme alanı olarak kullanılmasına değinerek, bu eylemi bir savaş suçu olduğunu belirtti ve bu tür eylemlerin hukuki boyutlarının incelenmesi gerekliliğini vurguladı.
Uluslararası sistemin gerçekleşen saldırılar karşısındaki tutumunu eleştiren Garibabadi şunları ifade etti: İki savaş sürecinde uluslararası toplum, düşmanın işlediği suçlara karşı etkili bir tepki göstermedi; bununla birlikte, İran İslam Cumhuriyeti’nin silahlı kuvvetlerinin gücü ve ulusal bütünlüğü, düşmanın ülkenin direnişiyle karşılaşmasına neden oldu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, devrimin şehit liderinin düşmanın işlediği suçların hukuki takibi konusundaki vurgusuna değinerek, bu konuyu ilgili kurumların sorumluluğunun önemli eksenlerinden biri olarak değerlendirdi.
Garibabadi konuşmasının bir diğer bölümünde Hürmüz Boğazı hakkında şunları söyledi: Bu su yolu İran kimliğinin bir sembolü haline gelmiştir ve İran İslam Cumhuriyeti, düşmanlarla mücadele etmek için bu su yolunun kapasitelerinden yararlanacaktır.
İran İslam Cumhuriyeti’nin savaşı başlatan taraf olmadığını belirten Garibabadi şunları vurguladı: Ülke saldırılara karşı kendisini savunmaktadır ve son iki yüzyıldır hiçbir savaş başlatmamış, ancak saldırganların karşısında durmuştur./