16 Azer günü, ABD’nin İran’a yönelik müdahalelerinin bir başka örneği
İran takviminde 7 Kasım gününe denk gelen hş. Takvimine göre 16 Azer günü, şah rejiminin Tahran üniversitesine baskın düzenlediği ve 1953 yılında despot Pehlevi rejimine itiraz eden öğrencilerin ölümcül bir şekilde bastırıldığı günün yıldönümüdür.
İran’da öğrenci hareketleri ve protesto eylemleri şah rejimine karşı yürütülen inkılapçı mücadele yıllarında değersel amaçları güden bir harekettir ve İran’da Amerika devletinin hasmane politikalarına karşı gerçekleştirilen inkılapçı hareketlerin bir parçası sayılır. Gerçi bu hareketin tesirleri İran’ın siyasi camiasına hakim olan özel şartlar yüzünden bazı aşamalarda tam olarak sonuca ulaşamadı, fakat 16 Azer olayı gibi uygun zamanlarda etkili bir harekete dönüştü. Nitekim bu yüzden 7 Kasım veya 16 Azer günü, öğrenci günü olarak adlandırıldı.
İran’da siyasi mücadele tarihi 1950’li yıllarda 28 Mordad darbesi olarak anılan, 1953 darbesi ile sonuçlanan süreç, bu ülkede inkılapçı hareketlerin tanınması bakımından büyük önem arzediyor. Gerçekte İran’ın siyasi tarihinin bu dilimi önemli sosyal ve siyasi olayları kapsıyor ve İran’daki siyasi gelişmelerin yönünü belirlemek ve İslam inkılabının zaferi ile sonuçlanan olaylar dizisi bakımından önemli yeri bulunuyor.
İmam Humeyni’nin -ks- sürgün edilmesi ve İslam inkılabının tekamül hareketi ile sonuçlanan 1960’lı yılların olayları, İran milletinin şah rejimine karşı mücadelesi bu milletin istikbar karşıtı psikolojisinin ürünü olduğunu ve yine İran milleti tüm siyasi, sosyal ve ideolojik katmanlarda Amerika’nın gerçek mahiyetini tanıdığını ve haklı olarak da Amerika’yı tüm siyasi ve tarihi geri kalmışlığı ve sorunlarının baş kaynağı bildiğini ortaya koydu. Dolaysıyla 16 Azer gibi hareketlerin cinsi de sulta düzenine karşı direniş mesajıydı.
16 Azer olayı İran’da Amerikan – İngiliz patentli darbe ve İran’ın yasal Başbakanı Dr. Musaddık yönetiminin devrilmesinden 4 ay sonra yaşandı. Olayda Tahran üniversitesinden üç öğrenci şah rejiminin muhafız alayının kurşunları ile şehit düştü.
Tahran üniversitesi öğrencileri Amerika’nın dönem Başkan yardımcısı Richard Nicson’un Tahran ziyaretini ve Dr. Musaddık’ın yönetimi döneminde İran’ın petrol sektörünün millileştirilmesi meselesi yüzünden kesilen İran ve İngiltere arasındaki ilişkilerin yeniden başladığı haberini protesto etmek için eylem yaptı. Ancak şah rejiminin güvenlik güçleri bu eyleme gösterdikleri tepkide, öğrencilerin üzerine yaylım ateşi açtı.
Aslında İran’ın siyahi tarihin çok hassas bir diliminde yaşanan bu hadise bir kaç açıdan önem arzediyor. Bu olayın en önemli boyutlarından biri ise İran’da öğrenci hareketinin ifa ettiği rolünün belirgin hale gelmesiydi ki kendi çapında o güne kader eşine ender rastlanan bir gelişme sayılırdı.
Amerika’nın dönem Başkanı Aizenhaver 1953’te İran’da gerçekleşen askeri darbenin ardından Amerikan kongresinde yaptığı konuşmada yardımcısı Richard Nicson’un İran ziyaretinin amaçları hakkında şöyle demişti: Nicson İran’a gidiyor, çünkü İran’da durumun istikrara kavuşmasını isteyenlerin ve özgürlükçü güçlerin elde ettiği umut verici siyasi zaferin sonuçlarını yakından irdelemek istiyor.
Gerçekte Amerika’nın amacı ta o zamandan itibaren İran üzerinde mutlak sulta kurmaktı ve bu sultanın zemini de şah rejimi tarafından hazırlanmıştı. Amerika ve İngiltere türlü siyasi yöntemler ve İran’a yalan dolan vaatler ve iktisadi kalkınma sözü gibi sözlerle İran’da kendi konumlarını pekiştirmeye çalışıyordu. Oysa bu zümrenin gerçek amacı İran’a nüfuz etmekti. Ancak 16 Azer olayı haklı olarak İran milleti hala ayakta olduğunu ortaya koydu.
Bir çok gözlemciye göre bu inkılapçı hareketin İran’a hakim olan siyasi baskı ve kapalı ortamda gerçekleşmesi şah rejimi ve Amerika için bedeli ağır olan bir hareketti.
Bugün 16 Azer olayı üzerinden yıllar geçtiği halde bu gün hala İran milletinin Amerika’nın hasmane politikalarına karşı direndiği doğrultusunda tarihi dersleri hatırlatmaktadır. Nitekim bu hareket İran milletini Amerika’nın komplolarına karşı uyandırdı.
Gerçekte 16 Azer öğrenci günü veya 13 Aban istikbarla mücadele günü gibi günler İran milleti için derin tarihi ve siyasi anlamı bulunuyor ve öğrencilerin ve akademisyenlerin arasında özgüven duygusunu geliştiriyor. Bu tür etkili hareketler İranlı öğrencileri gelişme ve ilerleme yörüngesine yerleştirdi, nitekim bugün İranlı öğrenci üretken ve yapıcı ve aynı zamanda inkılapçı ve siyasi meseleleri bilen bir unsur olarak İran İslam Cumhuriyeti nizamının güçlü ve yetenekli insan gücünün önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Gerçi 16 Azer inkılapçı hareketi şah rejiminin demir yumruğu ve kurşunları ile karşılık buldu, fakat istikbar karşıtı mahiyeti ve amacı itibarı ile İslam inkılabını zafere götüren yolda etkili bir harekete dönüştü.
Siyasi açıdan ise bu hareketin devamı İran’da öğrenci hareketlerinin İslam inkılabı zaferi yolunda attıkları adımlar oldu ve daha sonra da bu hareketler Amerika’nın Tahran’daki casusluk yuvası olan büyükelçiliğinin fethedilmesi ve Amerika’nın İran’a yönelik müdahalelerinin gizli katmanlarının ifşa edilmesi ile devam etti.
Bu açıdan bakıldığında, 16 Azer olayı Amerika’nın İran milletine yönelik husumetlerinin dosyasına ve İran’a karşı yarım asırlık müdahale ve düşmanlığı karnesine yeni bir sayfa ekledi ve bu husumet ve düşmanlık hala devam ediyor. Bugün Amerika aynı politikayı ve sultacı emellerini izliyor, fakat yöntemi farklı olduğu anlaşılıyor.
Ohio üniversitesi siyasal bilimler öğretim üyesi Arnold Oliver’e göre Amerikalı yetkililerin İran ile husumetleri geri dönülmez noktaya gelmeden önce Amerikalı yetkililerin Amerika devletinin İran’a karşı nasıl davranmaları gerektiğini bilinçli ve mantıklı bir şekilde milli düzeyde tartışmaları gerekir. Oliver şöyle diyor: bu tartışmaya başlamak için 1953 darbesinden sonraki yıllarda yaşanan önemli olayları ve uzun vadeli sonuçlarını irdelemeliyiz. Bu olayların insaflı irdelenmesi neden İran milleti Amerikalı devlet adamlarından nefret ettiğini aydınlatacaktır.
16 Azer olayı Amerika devletinin İran milleti ile düşmanlığı ve bu millete karşı kin ve nefreti ve müdahalelerinin derinliğini yansıtan bir belgedir. İran milletinin Amerikan sultasına karşı direnişi de bu milletin istikbar hareketlerine karşı dinamikliği ve bilinçli olduğunun işareti ve İran milletinin Amerika’ya karşı yılmaz ve aralıksız mücadelesinin simgesidir. Bu mücadele aslında İran milletinin hakları ve izzetini savunma konusunda sergilenen direniştir ve Amerika’nın sultacı emellerine aykırı sayılır. Bu yüzden 16 Azer günü sulta düzenine karşı inkılapçı öğrenci hareketi olarak İran milletinin yarım asırlık istikbar karşıtlığı tarihinde Amerika’nın hasmane siyasetlerine karşı direnişte bir simgedir.