Birinci Asya Kültürel Diyaloğu Zirvesi üzerine
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i96639-birinci_asya_kültürel_diyaloğu_zirvesi_üzerine
Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesi 21 ülkenin düşünürleri ve bazı yetkililerinin katılımı ile geçen 13 Ocak’ta ve İran İslam Cumhuriyeti kültür ve iletişim kurumunun öncülüğünde düzenlendi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 21, 2018 11:24 Europe/Istanbul
  • Birinci Asya Kültürel Diyaloğu Zirvesi üzerine

Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesi 21 ülkenin düşünürleri ve bazı yetkililerinin katılımı ile geçen 13 Ocak’ta ve İran İslam Cumhuriyeti kültür ve iletişim kurumunun öncülüğünde düzenlendi.

Bu zirve İran’ın üç noktasında ve Tahran üniversitesi dünya etüt fakültesi, Meşhed Firdevsi üniversitesi ve Babolser’de Mazandaran üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşti.

Diyalog, günümüz dünyasının olmazsa olmaz zaruretlerinden biridir ve bu yüzden 1. Asya kültürel diyaloğu zirvesinin en önemli gündem maddelerinden biri de bu zaruretten ibaretti. Nitekim diyalog günümüzde milli ve uluslararası arenalarda bir çok sorunun çözüm yoludur.

 

 

Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesinin konuşmacılarından biri İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’ti. Zirvede konuşan Dışişleri Bakanı Zarif, "ABD emperyalizminin kendini üstün görme, kriz çıkarma gibi siyasetlerine" eleştiriler yöneltti.

Zarif, bugün Amerika'da iktidarı elinde bulunduran kişinin düşünce ve algısı yeterli olmadığı gibi dünya halkları da bu anlayış ve bu düşünceyi kabul edemeyeceğini belirtti.

Zarif şöyle devam etti: Amerika başkanının dile getirdiği sözler ne kabul edilebilir ne de inanılabilir şeylerdir. Kendini bir ülke yetkilisi, bir ülke lideri olarak kabul eden kişilerin söyleyeceği sözler değildir ve geniş kültürleri kapsayıcı olmaktan çok uzaktır.

 

 

Dışişleri Bakanı Zarif şöyle devam etti: Asya bölgesi farklı görüşleri barındıran bir bölgedir, fakat bugün bölgemizde ve özellikle Batı Asya bölgesinde yaşananlar inandığımız kültürel ilkelerle bağdaşmamaktadır ve bence kültürel diyalog, sırf akademik bir hareket değildir, gerçi üniversiteler ve kültürel ortamlar bu konuda etkili olabilir, fakat kültürel diyalog günümüzde tüm toplumlar için hayati önem arz eden bir güvenlik zaruretidir ve hepimiz kültürel diyaloğa muhtacız.

 

 

Bölgede nefret, düşmanlık, tekfir ve imha etmeye yönelik tehlikeli bir anlayışla karşı karşıya olunduğunu belirten Zarif sözlerini şöyle sürdürdü: Diyalog çok önemlidir. Diyaloğa ulaştığımız zaman öncelikle insanlığımızı göreceğiz, ortak tehlikeleri ortak fırsatları göreceğiz. Daha geniş kapsayıcı bir anlayışa doğru hareket etmek zorundayız. Ortak tehlikeler, ortak tehditlere karşı kapsayıcı diyalogla hareket edilirse bölgede nefret, tekfir ve imha anlayışına karşı ancak kültürel diyalogla mücadele edilir.

 

 

Dışişleri Bakanı Bakanı Zarif diyalogdan maksat nedir, sorusunu gündeme getirerek şöyle devam etti: Dünya geçmiş yüzyıllarda güce dayalı bir paradigma üzerinde hareket etti, fakat bunun sonucu dünya halkı için zarar, şiddet ve katliamdan başka bir şey olmadı. Günümüz dünyasının uluslararası ilişkilerinde ise şimdiki paradigma düşman üretme ve farazi düşmanların dağıtmak için ittifak kurmaya dayalıdır. Eğer başkalarının güvensizliği pahasına kendimize güvenlik satın alacak olursak, kaçınılmaz olarak kendimiz için güvensizlik yaratmaya yardım etmiş oluruz. Bugün uluslararası güvenliği koruyan şey ise bütün insanların katliamından duyulan korkudur.

Filistin meselesinin Batı Asya'nın ana gündemi olduğunu da belirten Zarif, Filistin  halkının haklarını geri almakta ve bu halkın hakları karşısında bir devletin yetersizliği, toplumsal  kırılmalara yol açmıştır, diye belirtti.

 

 

Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesi Başkanı ve dünya etüt fakültesi dekanı Dr. Said Rıza Ameli ise günümüz dünyasının diyalog zaruretine bir başka açıdan yaklaştı. Dr. Ameli resmi ve idari diyalog yerine etkili diyaloğun ele alınmasını önererek şöyle dedi: resmi ve idari diyalogda genellikle kartı tarafın rızasına vesile olacak bir şey gündeme geliyor, fakat elzem olarak etkili olmuyor.

Dr. Ameli konuşmasının devamında Asya kıtasının nüfus ve iktisadi güç bakımından önemli potansiyeline işaret ederek şu vurguyu yaptı: Doğu Asya ve Güneydoğu Asya bölgeleri yüksek kapasiteleri ve 40 trilyon dolar gayri safi milli hasılası olan bir bölgedir ki bu da dünyada en yüksek kapasiteli bölgedir ve 2 milyar 300 milyon nüfusu ile dünyanın mali ve insani kaynaklarının üçte birine sahiptir ve dünyanın önemli ekonomileri, yani ikinci, üçüncü ve dördüncü ekonomileri bu coğrafi ve siyasi ve kültürel bölgede yer almaktadır. Bu önemli bölge ayrıca büyük medeni mirasları içerir ki Batı’nın Doğu’ya bakışını ve Asya’yı dünyanın merkezi olarak görmelerini etkilemektedir.

 

 

Zirveye ev sahipliği yapan İslami Kültür ve İlişkiler Kurumu Başkanı Ebuzer İbrahimi Türkmen yaptığı konuşmada, İran ve Türkiye'nin bölgede güçlü, köklü ve zengin kültüre sahip ülkeler olduğunu ve iki ülke arasında diyaloğun kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Kültürel diyalog zaruretine vurgu yapan Dr. Türkmen sade bir diyalog nefret ve öfkeyi sevgi ve muhabbete çevirdiğini kaydederek, diyaloğun amacı karşı tarafı susturmak ve ya bizim düşüncemizi kabul ettirmek olmaması gerektiğini vurguladı.

İmam Gazali’den Allah tealaya ilkin korkudan taptığı ve ömrünün ikinci yarısında korku Allah’ın sıfatı olmadığını ve kulun sıfatı olduğunu ve ibadetin tek yanlı olarak aşk ve sevgi temelinde olduğunu idrak etmesiyle ilgili bir rivayete işaret eden Dr. Türkmen, diyalog yönteminde delil değil, sebep peşinde olmak gerektiğini ve ispat yerine ikna olmaya yönelmek gerektiğini kaydetti. Dr. Türkmen diyalogda kulaktan kalbe ulaşmak ve kültürel sorunlarda esas noktayı aramak gerektiğini ifade etti.

 

 

Zirvede bir konuşma yapan İran İslami Kültür ve İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salihi de Asya kıtasında kültürel diyalogun zaruretine işaret edeek şöyle dedi: İran felsefe, din, kültür ve etnik yapıdaki zenginlik açısından çok zengin bir kıtadır. Bu tür diyalog toplantıları, kültürlerin tahrip edilmesi yönündeki siyasetlerin önüne geçecek. İran başta olmak üzere bütün ülkeler kültür ateşelerini ülkeler ve toplumlar arasında bir köprü vazifesi olarak görüyoruz. Halklar için, kültür için bu köprüler sağlam atılması gerekir.

 

 

Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesinde konuşan Endonezya Cumhurbaşkanı danışmanı Dr. Din Şemseddin zirveyi düzenleyenlere teşekkür ederek ilim dili ile marifet dilinin farklı olduğuna vurgu yaptı. Dr. Şemseddin  ayrıca dinin kültürün şekillenmesinde rolü ve küreselleşme sürecinde olumsuzlukları bertaraf etmesinde etkisine vurgu yaparak dinin insanların tüm bireysel ve sosyal yaşam boyutları üzerinde etkili olduğunu kaydetti.

Dr. Şemseddin’e göre sanal kültür ülkelerin arasındaki sınırları kaldırdı ve kültürlerin küresel köyünün şekillenmesinde ciddi rol ifa etti. Küreselleşme sürecinde başta Asya milletleri olmak üzere milletlerin içinde bireyselciliğe ve kimlik vurgusuna dikkat etmek gerekir diyen Dr. Şemseddin, iki Kore arasındaki savaşın da kimliğe yapılan vurgunun ürünü olduğunu ifade etti. Dr. Şemseddin ayrıca çok kültürlü toplumlarda karşılıklı saygı ve anlayışı diyaloglarla takviye etmek gerektiğini belirterek İslam dini itidal, barış ve aşk dini olduğunu vurguladı.

 

 

Malezya üniversitesi sanat ve sosyal bilimler fakültesi dekanı Dr. Hanefi bin Hüseyin ise konuşmasında İran ve Güneydoğu Asya ülkeleri arasında ta eski İran döneminden beri kültürel ilişkilerini ele aldı. Dr. Hanefi, Doğu Asya milletleri İran’ı bölgenin en zengin ve en önemli kültürü olarak bildiklerini belirterek, bu milletlerin ilişkileri geçmişte daha çok ticaret temelinde geliştiğini ve ticari ilişkilerin üzerinden bazı kültürel ilişkiler de kurulduğunu belirtti.  Dr. Hanefi Müslüman alimlerin bu dinin Doğu Asya bölgesine gelmesinde önemli rol ifa ettiklerini belirterek bundan başka Fars dili, Şia mezhebi. Aşura merasimi ve İran kültürü de bu süreçte önemli rol ifa ettiğini vurguladı.

 

 

Vietnam sosyal bilimler ve insani bilimler üniversitesi rektörü Dr. Fan Kuang Min kısa ve verimli ve enerjik konuşmasında konferansa katılanların yorgunluğunu giderirken, diyalog meselesini soğuk savaş öncesi ve sonrası olmak üzere iki devreye ayırdı. Dr. Min’e göre soğuk savaş öncesi diyalog, savaş ve silah söylemiydi, fakat soğuk savaştan sonra bu söylem milletlerin arasındaki ilişkilerin gelişmesine vurgu yaptı. Dr. Min, soğuk savaş sonrası diyaloğun kolaylığına vurgu yaptı ve ayrıca Asya değerlerine vurgu yaparak insani tealimde Asya kimliği ve rolünün öneminin altını çizdi.

 

 

Üç gün süren Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesinin sonunda Vietnam sosyal bilimler ve insani bilimler üniversitesi rektörü Dr. Fan Kuang Min bu zirvede ulaştığı üç noktayı açıkladı. Birinci nokta Dr. Min’in ilk kez İran’ı ziyaret etmesiydi ve 10 yıl Avrupa  ve 6 yıl Rusya ve daha sonra da 3 yıl Almanya’da yaşadığı halde İran hakkında kitaplarda ve medyada okuduklarından dolayı İran’a seyahat etmekten korkuyordu, fakat şimdi İran’ı ve İran milletini yakından gördükten sonra bu ülkede bulunmaktan çok mutlu olduğunu ve İran’ın zengin ve derin kültürü ve misafirperverliğinden çok etkilendiğini söylüyordu.

İran milleti ile etkili irtibat kurmaktan da mutlu olduğunu belirten Dr. Min, İran milletini çok samimi ve sıcak bur millet bulduğunu ve İran ve bilimsel çevreleri ile daha fazla irtibat kurmayı umduğunu kaydetti.

 

 

Endonezya’nın Cokcakarta kentinin Sonan Kalicaka üniversitesi rektörü Dr. Yudian Vahyudi de İran’ı ilk kez ziyaret ettiğini belirterek İran’da üç günlük ikametini faydalı bir deneyim niteledi ve bizzat İran ve İslamî bir ülke ile tanıştığını ifade etti. Dr. Yudian Müslüman toplumların kendi bilimlerini geliştirmeleri gerektiğini belirterek İslam dini acem gücü temelinde şekillendiğini vurguladı. Dr. Yudian da akademisyenlerin ve aydınların faydalı ve etkili diyalogların kurulmasında anahtar rol ifa ettiklerini düşündüğünü beyan etti.

 

 

Güney Kore dinler takrib forumu üyesi ve Miungji üniversitesi Ortadoğu etüt merkezi araştırmacısı Dr. Park Hiundu ise medyanın İran’dan yanlış bir imaj sunduğunu belirterek İran ziyaretini iyi bir deneyim niteledi ve yakından İran milleti ve Fars dilini tanımaktan mutlu olduklarını belirtti ve bu konferansın önümüzdeki yıllarda başka ülkelerde düzenlenmesini istedi.

Birinci Asya kültürel diyaloğu zirvesi 13 – 16 Ocak 2018 tarihlerinde Tahran’da düzenlendi. Gözlemciler zirvenin diyalog zaruretini vurgulamak ve milletlerin ve devletlerin karşılıklı idrak ve yakınlaşmasında etkili olduğunu belirtti.