Ankara ve Atina Arasındaki Gerginliklerin Artması
-
Türkiye-Yunanistan
Türkiye dışişleri Bakanlığı Yunanistan'ın Ankara büyükelçisini çağırıp ülkesinin bölgesel kara suları sınırlarına uymaması ve de Yunanistan askeri birliklerinin iki ülke sınırında yerleşmesi hususunda uyarıp, Ankara'nın itirazlarını bildirdi.
Türkiye dışişleri bakanlığı Yunanistan'ın Türkiye büyükelçisi Michael Christos Diamissis'ten ülkesinin Akdeniz'deki Türkiye kara sularını ve deniz sınırlarını ihlallerine son vermesini istedi.
Türkiye ve Yunanistan'ın son onyıldaki gerilim dolu ilişkilerinden yola çıkarak doğal olarak Yunanistan büyükelçisinin Türkiye dışişleri bakanlığı tarafından çağrılması iki ülke arasında yeni gerilimlere ve karşılaşmalara yol açabileceği söylenebilir.
Yunanistan ve Türkiye'nin köklü ihtilafları ve görüş farklılıkları, iki ülkenin farklı dönemlerde ihtilafları azaltma ve gerginliklerin giderilmesi yönündeki çabaları, uluslararası çabalara rağmen hala olduğu gibi devam etmektedir.
İki ülke ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: " Ankara ve Atina ilişkileri son onyıllarda özellikle de İkinci Dünya Savaşının ardından her daim çözülemez sorunlar ve zorluklar ile karşı karşıya kalmıştır. Gerçekte kimi zaman karşı ülkenin içişlerine müdahale etmek, kimi zaman askeri işgalcilik ve kimi zaman da diğer ülkedeki muhalefetin desteklenmesi gibi durumlar da Ankara ve Atina arasında ciddi anlaşmazlıklar ve ihtilaflara yol açmıştır.
Kimi zaman da son zamanlarda olduğu gibi Akdeniz'deki enerji kaynaklarının kullanılması ve uluslararası yatırımcıların bu alanda yatırım yapmaya davet edilmeleri iki taraf arasında engebeli günlerin yaşanmasına yol açmıştır.
Buna rağmen son onyıllarda ise bu husumet ve sorunlar yeni bir aşamaya ayak basmış ve yeni gerilimler ile karşı karşıya kalınmıştır. Türkiye ve Yunanistan Kuzey Atlantik Paktı Örgütü-NATO'nun iki aktif üyesi olup bu askeri örgütte iki ortak sayılmalarına rağmen iki komşu ülke arasındaki gerilimler özellikle de mevcut durumda NATO üye ülkelerinin arabuluculuğunun bile etkisiz kaldığı bir şekilde sürmektedir. Şimdiye kadar NATO çerçevesindeki arabulucular bile Ankara ve Atina arasındaki ihtilafları yatıştıramamışlardır.
Aynı zamanda Akdeniz kıyılarında bulunan iki komşu ülke arasındaki gerilimler o kadar şiddetlenmiş ki kimi analistler iki taraf arasında askeri çatışmaların yaşanabileceğinden bile söz etmeye başlamışlardır.
Bu hususta Yunanistan Neo-Demokrasi Partisi üyesi ve uzmanlarından Angelos Sirigos ise şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur: " Türkiye'nin bizim haklarımızı ihlal etmesine tolerans göstermeyeceğiz. Bu yüzden Yunanistan donanması ve deniz kuvvetleri her daim teyakkuzdadır. "
Buna karşın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Yunanistan hükümeti ve diğer resmi makamların bu tür açıklamalarını bir skandal olarak niteleyip bu tür gerilimlerin nedeninin Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol kaynaklarının kullanılması üzerindeki ihtilaflar olduğunu belirtiyor.
Bu çerçevede Yunanistan ve Kıbrıs Adası'nın ve kimi Akdeniz'e kıyısı olan Arap ülkenin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları arama ve çıkarma çalışmalarına itirazlarını bildirmişlerdi. Ancak Ankara Libya ile enerji kaynakların kullanılması ve deniz güvenliği hususunda Trablus hükümeti ile anlaşmaya varıp bölgedeki iktidar dengesini kendi lehine çevirmeye çalıştı.
Genel olarak Yunanistan büyükelçisinin Türkiye dışişleri bakanlığına çağrılmasının Ankara ile Atina arasındaki ihtilafların devam edeceği anlamına geldiği söylenebilir. Bu çerçevede karatoprakları sınırları ve de enerji kaynaklarının kullanılması hususunda ihtilafların yanına yeni bir ihtilaf da eklenmiş görünüyor.
Şimdi de iki ülke liderinin bu hususlara verdiği önem ve gösterdikleri hassasiyet yüzünden durumun daha da girift bir hal aldığı söylenebilir.