Ankara ve Atina Arasındaki Gerginliklerin Artması
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i144389-ankara_ve_atina_arasındaki_gerginliklerin_artması
Türkiye dışişleri Bakanlığı Yunanistan'ın Ankara büyükelçisini çağırıp ülkesinin bölgesel kara suları sınırlarına uymaması ve de Yunanistan askeri birliklerinin iki ülke sınırında yerleşmesi hususunda uyarıp, Ankara'nın itirazlarını bildirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 15, 2020 04:43 Europe/Istanbul
  • Türkiye-Yunanistan
    Türkiye-Yunanistan

Türkiye dışişleri Bakanlığı Yunanistan'ın Ankara büyükelçisini çağırıp ülkesinin bölgesel kara suları sınırlarına uymaması ve de Yunanistan askeri birliklerinin iki ülke sınırında yerleşmesi hususunda uyarıp, Ankara'nın itirazlarını bildirdi.

Türkiye dışişleri bakanlığı  Yunanistan'ın Türkiye büyükelçisi   Michael Christos Diamissis'ten ülkesinin Akdeniz'deki Türkiye kara sularını ve deniz sınırlarını ihlallerine son vermesini istedi. 

Türkiye ve Yunanistan'ın son onyıldaki gerilim dolu ilişkilerinden yola çıkarak  doğal olarak Yunanistan büyükelçisinin Türkiye dışişleri bakanlığı tarafından çağrılması  iki ülke arasında yeni gerilimlere ve karşılaşmalara yol açabileceği söylenebilir. 

Yunanistan ve Türkiye'nin köklü ihtilafları ve görüş farklılıkları, iki ülkenin farklı dönemlerde ihtilafları azaltma ve gerginliklerin giderilmesi yönündeki çabaları, uluslararası çabalara rağmen hala olduğu gibi devam etmektedir. 

İki ülke ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: "    Ankara ve Atina ilişkileri  son onyıllarda özellikle de İkinci Dünya Savaşının ardından her daim çözülemez sorunlar ve zorluklar ile karşı karşıya kalmıştır. Gerçekte   kimi zaman karşı ülkenin içişlerine müdahale etmek, kimi zaman askeri işgalcilik ve kimi zaman da  diğer ülkedeki muhalefetin desteklenmesi  gibi durumlar da Ankara ve Atina arasında ciddi anlaşmazlıklar ve ihtilaflara yol açmıştır. 

Kimi zaman da son zamanlarda olduğu gibi Akdeniz'deki enerji kaynaklarının kullanılması ve uluslararası yatırımcıların bu alanda yatırım yapmaya davet edilmeleri iki taraf arasında engebeli günlerin yaşanmasına yol açmıştır. 

Buna rağmen  son onyıllarda ise bu husumet ve sorunlar  yeni bir aşamaya ayak basmış ve yeni gerilimler ile karşı karşıya kalınmıştır. Türkiye ve Yunanistan Kuzey Atlantik Paktı Örgütü-NATO'nun iki aktif üyesi olup bu askeri örgütte iki ortak sayılmalarına rağmen iki komşu ülke arasındaki gerilimler özellikle de mevcut durumda  NATO üye ülkelerinin arabuluculuğunun bile etkisiz kaldığı bir şekilde sürmektedir. Şimdiye kadar NATO çerçevesindeki arabulucular bile Ankara ve Atina arasındaki ihtilafları yatıştıramamışlardır. 

Aynı zamanda  Akdeniz kıyılarında bulunan iki komşu ülke arasındaki gerilimler  o kadar şiddetlenmiş ki kimi analistler  iki taraf arasında askeri çatışmaların yaşanabileceğinden bile söz etmeye başlamışlardır. 

Bu hususta  Yunanistan Neo-Demokrasi Partisi üyesi ve uzmanlarından Angelos Sirigos ise şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur: "   Türkiye'nin bizim haklarımızı ihlal etmesine tolerans göstermeyeceğiz.  Bu yüzden  Yunanistan donanması ve deniz kuvvetleri her daim teyakkuzdadır. "

Buna karşın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da  Yunanistan hükümeti ve diğer resmi makamların bu tür açıklamalarını bir skandal olarak niteleyip  bu tür gerilimlerin nedeninin Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol kaynaklarının kullanılması üzerindeki ihtilaflar olduğunu belirtiyor. 

Bu çerçevede Yunanistan ve Kıbrıs Adası'nın  ve kimi Akdeniz'e kıyısı olan Arap ülkenin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları arama ve çıkarma çalışmalarına itirazlarını bildirmişlerdi. Ancak Ankara Libya ile enerji kaynakların kullanılması ve deniz güvenliği hususunda Trablus hükümeti ile anlaşmaya varıp bölgedeki iktidar dengesini kendi lehine çevirmeye çalıştı. 

Genel olarak Yunanistan büyükelçisinin Türkiye dışişleri bakanlığına çağrılmasının  Ankara ile Atina arasındaki ihtilafların devam edeceği anlamına geldiği söylenebilir. Bu çerçevede karatoprakları sınırları ve de enerji kaynaklarının kullanılması hususunda ihtilafların yanına yeni bir ihtilaf da eklenmiş görünüyor. 

 Şimdi de iki ülke liderinin bu hususlara verdiği önem ve gösterdikleri hassasiyet yüzünden durumun daha da girift bir hal aldığı söylenebilir.