Türkiye'de Muhalif Partiler İktidara Yüklenmeye Devam Ediyor
Türkiye muhalefetinin Recep Tayyip Erdoğan hükümetine yönelik iç ve dış siyaset arenalarındaki eleştirileri devam etmektedir.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, T24 internet sitesinde açıklamalarda bulundu.
Meclis'ten geçen infaz düzenlemesinin adaletsiz olduğuna vurgu yapan Babacan "İktidarın küçük ortağının bu düzenlemeyle ilgili kendilerine özel talepleri olduğu bir gerçek.
Bu düzenleme onların perspektifiyle yapılmış bir düzenleme. Geniş bir perspektiften baktığımızda, insanların özgürlük hakkından, adaletten söz ediyorsak bunun dar parti çıkarlarına, onların yakın çevresinin çıkarlarına yönelik bir düzenleme olması kabul edilemez" dedi.
Meclis'in adeta yasa çıkartma makinesine dönüştüğünü ifade eden Babacan "Demokrasilerde meselelerin iyi istişare edilmesi gerekir. Meclis sadece dar bir kadronun arzusunu yerine getirme makinesi değildir. Böyle bir meclis kabul edilemez" ifadesini kullandı.
Bu eleştirilerin devamında yeni kurulan Demokrasi ve Atılım partisi genel başkanı Ali Babacan Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve iç ve dış politikalarını eleştirerek Türkiye hükümetinin dünya ülkeleri ile düşmanlığından dolayı kısıtlı bir hal aldığını savundu.
Kuşkusuz Türkiyeli siyasetçilerin Ankara hükümetini eleştirmesi günden güne daha da artmaktadır. Türkiye halkının asıl kaygısı ise Erdoğan ortağı siyasetçileri ve AKP kurucu üyeleri bile Laik ve muhalefet partilerin safına katılmış ve diğer Türkiyeli siyasetçiler gibi sırf AKP'yi eleştirmeye çalışmalarıdır. Gerçekte kendilerini İslamcı olarak tanıtan bu kesim siyasetçiler diğer İslamcı iktidar gücünü aşağıya indirmek ve kendileri onların yerine geçmek istiyorlar. Aslında bu hedeflerine varmaları pek muhtemel değildir. Tüm bu girişimlere rağmen ise şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: Eleştiriler ister iç ister dış siyaset arenasında çığ gibi büyümektedir.
Daha önce ise Amerikan siyasi uzman Henry J. Barki bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulunmuştu:" Türkiye'nin mevcut dış siyaseti Bay Erdoğan şahsının dünya görüşü ve bencilliğinin ürünüdür. Bu durum ise iç ve dış siyaset arenasında Ankara makamlarının eski ortakları ile sorun yaşamasına ve ihtilaflar yaşamalarına yol açmıştır. "
Aslında halihazırda Türkiye'nin İslamcı siyasetleri arasında olup bitenler ve Recep Tayyip Erdoğan ve partisine yönelik eski ortakların eleştirileri de bu doğrultuda değerlendirilmelidir. Ali Babacan'ın eleştirileri ve tavsiyeleri de aynı yöndedir.
Türkiye'de ekonomi bilimi dahisi olarak da bilinen Ali Babacan'ın kendisinin de AKP kurucu üyelerinden olduğu unutulmamalıdır. Bu tanınmış Türkiyeli ekonomist AKP'den çıkmadan önce dışişleri bakanı, ekonomi bakanı ve başbakan yardımcısı olarak da görev yapmıştır. Ali Babacan geçen yıl eski ortağı Recep Tayyip Erdoğan ile yolları ayırmış ve tam tersi onun siyasetleri ile mücadele etmek için son zamanda da DEVA adı ile bilinen Demokrasi ve Atılım Partisini kurmuştur.
Gerçekte Ali Babacan, AKP'den ayrılan büyük isimler örneğin Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu gibi siyasetçiler kesimine katılmıştır. Bu kesim Recep Tayyip Erdoğan siyasetlerine karşı çıkmış ve bu yönde de yeni parti kuranlardandırlar. Başka bir ifade ile Bay Erdoğan'ın eski dostları AKP'yi yenmek için yeni parti kurmaya girişmişlerdir.
Buna rağmen genel olarak şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün:" Mevcut durumda 1990'larda aktif bir şekilde AKP'yi destekleyen Müslüman Türkiye halkının bu partiden ayrılanlara ve davasını değiştirenlere de aynı şekilde destek vermeyecekleri söylenebilir. Özellikle de son yıllarda iktidarda bulunan siyasetçilerin girişimleri Müslüman Türkiye halkının gururunu zedelediği sırada böyle bir destek pek muhtemel değildir.