Türkiye'den AB Bildirisine Tepki
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i147411-türkiye'den_ab_bildirisine_tepki
Türkiye dışişleri bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy AB'nin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj ve çıkarma çalışmalarını kınayan bildirisine tepki gösterdi. Hami Aksoy Avrupa Birliğinin tekerrür eden açıklamalarına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Mayıs 18, 2020 07:18 Europe/Istanbul
  • Türkiye'den AB Bildirisine Tepki

Türkiye dışişleri bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy AB'nin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj ve çıkarma çalışmalarını kınayan bildirisine tepki gösterdi. Hami Aksoy Avrupa Birliğinin tekerrür eden açıklamalarına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:

“AB’nin yapması gereken, dayanışma kisvesi altında körü körüne Yunanistan ve GKRY’nin sözcülüğüne soyunmak yerine, sağduyuyla davranmak, uluslararası hukuk ile Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) meşru hak ve menfaatlerini dikkate almaktır. Biz, her zaman olduğu gibi, adilane diyaloğa açık olduğumuzu yineliyoruz.”

 Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki gerilimler  Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  geçen hafta Cumartesi günü bir kez daha ülkesinin Avrupa Birliğine katılması ile ilgili konuştuğu sırada tırmandı.  

Doğal olarak  Türkiye ve AB arasında ihtilafların belirmesi Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılma diyalogları ve sürecini de askıya zorlayacaktır. Bu mesele ise iki tarafın özellikle de Türkiye tarafının kaygılanmasına neden olacaktır.   

Son yıllarda ise Türkiye Doğu Akdeniz bölgesinde doğalgaz ve petrol bulmaya odaklanmış ve bu meseleye büyük önem ayırmıştır.  Öyle ki Türkiye'nin bu yöndeki girişimleri  Avrupa Birliğinde ihtilafların da belirmesine yol açmıştır.  Kuşkusuz  bu ihtilafların kökeni  Türkiye hükümetinin Kıbrıs adası egemenliğini bir bütün olarak kabul etmemesidir.   Bu yüzdendir ki  Türkiye bu bölgede enerji kaynakları araştırması ve çıkarmasını kendi hakkı biliyor.  Halbuki  1982'de onaylanmış  BMT Denizler Hukuku Konvansiyonuna göre  hakimiyeti hususunda ihtilaf yaşanan bölgelerde enerji araştırmaları ve sondajları yapılamaz..  Gerçekte sadece Türkiye değil Akdeniz'e kıyısı olan kimi ülkeler de bu bölgenin enerji kaynaklarından yararlanmamalıdırlar.  Halbuki Avrupa ülkeleri Türkiye'nin sondaj ve çıkarma sevdasından vaz geçmesini  istiyorlar ve diğer ülkelerin faaliyetlerini umursamıyorlar.  Bu hususta Türkiye meseleleri uzmanı İranlı İbrahim Ferahani ise Tesnim haber ajansına verdiği röportajda   Ankara makamlarının Akdeniz, Ege özellikle de Kıbrıs doğalgaz ve petrol kaynaklarına göz diktiğine işaretle şöyle bir değerlendirmede bulundu:" Türkiye   bu bölgenin doğgalgaz ve petrol gelirlerinin Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın yanı sıra Kuzey Kıbrıs'a da verilmesini istiyor.  Başka bir ifade ile Ankara bu alanda kendini çıkar sahibi ve söz sahibi olarak görüyor. "

Tabii daha önce de Türkiye hükümeti Avrupa Birliği tutumlarına tepki olarak  birçok bildiri yayımlamışlardır.  Bu çerçevede  Türkiye hükümeti  Avrupa Birliği tarafından göz önünde bulundurulan cezalara rağmen Doğu Akdeniz bölgesindeki enerji kaynaklarını arama ve çıkarma çalışmalarına devam edeceğini belirtti.   Ankara hükümeti ayrıca  daha önce de  Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarından vaz geçmeyeceğini sondaj çalışmalarını devam ettireceğini belirtmişti. 

Mevcutt durumda şöyle bir değerlendirmede bulunmak mümkün:  Türkiye dışişleri bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy'un açıklamalarından yola çıkarak Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye'ye yönelik siyasetlerinin değiştirilmesi gerektiği ve bu ülkeye uyumlu bir şekilde yaklaşılmasını söyleyebilir. Tabii 27 Avrupa Birliği üyesi ülke Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerini yasa dışı olarak tanımış ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetini bölgede gerilimi tırmandırmakla suçlayıp Türkiye'den Kıbrıs kıyılarındaki enerji kaynakları araştırmalarına son vermesini istemişlerdir.   Buna karşın Türkiye hükümeti  Kıbrıs kıyılarında yasa dışı sondaj ve araştırma çalışmaları diye bir iddiayı reddedip  doğalgaz araştırmalarının  Türkiye karasuları sınırları çerçevesinde yapıldığını belirtiyor.  Bu gerçeklerden yola çıkarak   Türkiye ile Kıbrıs arasındaki sınır sorunlarının Güney ve Kuzey Kıbrıs arasındaki sorunlardan kaynaklandığı da söylenebilir.  Sonuçta bu ihtilaflar  uygun siyasetler çerçevesinde çözülemezse kuşkusuz  iki tarafın kışkırtıcı eylemleri  Doğu Akdeniz bölgesini dış aktörlerin de müdahale sahasına dönüştürecektir.