Ayasofya'nın Resmi Şekilde Müzeden Camiye Dönüşmesi
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ayasofya müzesinin camiye dönüşme talimatını imzaladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu kararı Avrupa Birliği'nin ve de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun ve de kimi bölge ve dünya ülkelerinin tepkilerine yol açmıştır. Bu çerçevede Fransa ve Amerika en başta da Yunanistan bu duruma sert tepki göstermiştir. Uluslararası kurum ve kuruluşlar ve de dünya ve bölge hükümetlerinin itirazlarına rağmen Recep Tayyip Erdoğan Ayasofya'nın müzeden camiye dönüşmesini ve genel olarak bu mekanın durumunun belirlenmesinin bir iç mesele olmasına vurgu yaparak bu hususta dış müdahalelerin hiçbir şekilde kabul edilir olmadığını belirtmiştir.
Daha önce ise Yunanistan dışişleri bakanı şöyle bir açıklamada bulunmuştu:" Biz, yine de Türkiye'ye uluslararası taahhütlerine bağlı kalmasını ve kendi iç ve milli çıkarlarını Ayasofya gibi insanlığın küresel mirasları ve önemli binalarından korunmasına tercih etmemesi hususunda hatırlatmada bulunuyoruz. "
Böyle bir ortamda ise şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: Batılı devletler ve uluslararası kurum ve kuruluşlar Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiriyor ancak Atina'da hiçbir caminin bulunmaması da dikkat çekmektedir. Bu çerçevede Yunanistan'ın başkenti Atina hiçbir camiye sahip olmayan tek Avrupa Birliği başkenti sayılıyor. Bu çerçevede Atina'daki camilerin yıkımları Avrupalıların pek de dikkatini çekmediği görülmektedir.
Doğal olarak Türkiye hükümeti Batıcı siyasetler çerçevesinde kendini göstermeye çalışsa da ne zaman Batı'dan bağımsız siyasetler izlemeye çalışsa Batılı devletler tarafından eleştiriliyor. Gerçekte Ayasofya camisi konusunda da görüldüğü gibi Batılı devletler ve uluslararası kurum ve kuruluşların karşı duruşu gelecekte Türkiye hükümeti için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu arada Yunanistan'ın Türkiye Cumhurbaşkanına karşı çıkmasını Ankara-Atina anlaşmazlıkları ve siyasi sürtüşmelerinin devamı olarak nitelemek gerekir. İki ülke arasındaki gerilimlerin devam etmesi ise son girişimin Müslüman Türkiye halkı tarafından desteklendiği bir sırada yaşanmaktadır. Gerçekte Türkiye Cumhurbaşkanı bu ülkenin Müslüman halkının talepleri doğrultusunda Ayasofya'yı müzeden camiye dönüştürme talimatını imzalamıştır.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halkın beğeneceği ve yapıcı girişimine rağmen kimi muhalif siyasetçiler ve uzmanlar bu kararı geriye dönük bir adım sayıp bu girişimi Türkiye'nin bin yıllık tarihinin silinmesi olarak değerlendirmişler. Bu hususta Karar gazetesi köşe yazarlarından tanınmış analist Yıldıray Uğur 6 Haziran günü yazısında ilk kez Ayasofya'nın cami olma meselesinin siyasi olarak kullanılmasının 1965'te olduğunu belirtti ve en azından 55 yıldır bu camide zaten Müslümanların namaz kıldığını belirtiyor.
Daha çok yabancı devletlerin de iddialarına yakın sayılan Ankara hükümeti karşıtı bu uzmanın iddialarına rağmen Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu döneminde bir kilise idi. Ancak İstanbul'un fethinin ardından camiye dönüştü ve Türkiye'de Cumhuriyet'in kurulması ve Mustafa Kemal Atatürk'ün iktidara gelmesi ile Ayasofya 1934'te bir müzeye dönüştü ve bugüne kadar da bu şekilde kullanıldı.
Genel olarak bir değerlendirme yapılacak olursa, Recep Tayyip Erdoğan'ın son girişimi ulusal kenetlenmeyi arttırabilir. Ancak aynı girişim ve gelişmeden dolayı Batı da Türkiye'yi daha fazla baskı altına alacak ve kendi taleplerini gerçekleştirmek ve Türkiye'yi dengelemek adına yeni girişimlerde bulunabilir.