Türkiye ve BAE İhtilaflarının Körüklenmesi
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i152075-türkiye_ve_bae_İhtilaflarının_körüklenmesi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Birleşik Arap Emirlikleri Veliahdı Muhammed bin Zayid Al-i Nahyan'ın danışmanı ve aynı zamanda Fetih hareketin atılmış üyesi Muhammed Dahlan hakkında İnterpol'dan "kırmızı bülten" talebinde bulundu.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Ağustos 23, 2020 18:19 Europe/Istanbul
  •  Türkiye ve BAE İhtilaflarının Körüklenmesi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Birleşik Arap Emirlikleri Veliahdı Muhammed bin Zayid Al-i Nahyan'ın danışmanı ve aynı zamanda Fetih hareketin atılmış üyesi Muhammed Dahlan hakkında İnterpol'dan "kırmızı bülten" talebinde bulundu.

BAE adına casusluk yaptıkları iddiasıyla 19 Nisan 2019'da İstanbul'da gözaltına alınan Samir Semih Şaban ve Yusuf Hasan'ın, Muhammed Dahlan tarafından Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve Türkiye'de yaşayan Filistinli kanaat önderleri hakkında bilgi toplamak için görevlendirildikleri, "gizli tanık" ifadeleriyle belirlendi. 
 Daha önce de Türkiye başarısız 15 Temmuz darbesinden kısa bir süre sonra BAE 2 casusunun itiraflarından yola çıkarak Abu Dabi hükümetini Ankara hükümetini devirmek amacı ile darbeci akımları  desteklemekle suçladı. Ankara tarafından yayımlanan belgelere göre BAE hükümeti, Muhammed Dahlan  aracılığı ile  FETÖ hareketine ve kimi üst düzey Türkiyeli askeri makamlara 3 milyar dolar kadar para yardımı yaptığını gösteriyor. 
Muhammed Dahlan daha önce Fetih hareketi bünyesinde mücadelesi döneminde İsrail tarafından yakalanarak hapse atıldı.  Dahlan, hapisteyken Mossad casusluk örgütüne katıldı ve Siyonistlere büyük hizmetler verdi.
Fetih hareketi lideri Yasir Arafat'ın öldürülmesindeki katkısı ile Dahlan Filistinli dava arkadaşlarına da ihanet etti. Casusluk yapmasının ortaya çıkması ile Dahlan   Filistin'den kaçtı ve BAE'ne yerleşti.  Halihazırda Abu Dabi'de veliaht  Muhammed bin Zayid Al-i Nahyan'ın danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Dahlan ayrıca  Karadağ, Sırbistan, Abu Dabi hükümeti ile Halife Hafter aracılığını yapıyor. Son zamanda Tunuslu siyasetçilere yakınlaşan Dahlan, el-Nehda faaliyetlerini durdurmak için onlara para vaadinde bulunmuştur.  
Abu Dabi hükümetinin Muhammed Dahlan yardımı ile yürüttüğü geniş çaplı faaliyetlerin ardından Türkiye hükümeti de kaç aylık sessizliğini bozarak, Siyonist Rejim casusu Dahlan dosyasını öne sürmekle pratikte BAE ile gerilimleri yeni bir aşamaya taşımıştır. 
Muhammed Dahlan'ın dosyasına ilaveten Ankara ve Abu Dabi son yıllarda bölgesel meselelerde de ciddi ihtilaflar yaşamışlardır.  İhvan Hareketi, Erdoğan'a karşı askeri darbe, Katar krizi, Mısır darbesi ve Suriye'deki durum gibi gelişmelerde ve son olarak da Libya'da ciddi ihtilaflar bu cümledendir.  
Aslında Libya'da Türkiye ve BAE her biri, karşıt tarafı destekleyerek Afrika'daki konumunu güçlendirmek ve sonuçta maddi ve ekonomik çıkarlar sağlamak istemiştir.
 Bu hususta Batı Asya meseleleri uzmanı Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi  Rektörü Cengiz Tomar ise şöyle düşünüyor: "Suudi Arabistan'ın yanı sıra, Türkiye ve BAE ilişkileri sürekli  bölgede liderlik ve güç gösterisinde bulunma nedeni ile ihtilaf ve gerginlikle beraber olmuştur. "
 Gerçekte   Ankara ve Abu Dabi'nin bölgesel rekabeti  ve bir yandan da Libya'daki durum iki ülkenin siyasi ilişkilerini iyice gölgelemiştir.  Bu arada  iki ülke arasındaki gerilimler siyasi ve güvenlik mahiyeti taşısa da  ekonomik ilişkilerdeki etkisi de açık ve net ortadadır.  Öyle ki iki ülke arasındaki ticaret hacmi özellikle de 2018 yılından bu yana ciddi derecede azalmıştır.   Türkiye ve BAE ticaret hacmi 2015 yılında 7 milyar dolardan 2017 yılında 15 milyar dolara yükselirken son yıllarda tekrar 7 milyar dolara kadar gerilemiştir. Bu rakamın 2019 yılında ve mevcut yılın ilk 6 ayında iyice düştüğü de belirtilmektedir.  
Aslında Ankara ve Abu Dabi'nin farklı hususlar etrafındaki ihtilaflarının artması ile, Ankara'nın doğal olarak Abu Dabi veliahdı danışmanı Muhammed Dahlan dosyasını uluslararası arenaya taşıma çabalarının, ihtilafları kritik bir noktaya taşıyabileceği ve hatta savaş ateşini körükleyebileceği söylenebilir./