Türkiye'nin Karabağ Münakaşasına Müdahalelerinin Devam Etmesi
Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan askeri güçleri arasında temas hatlarında çatışmaların devam ettiği sırada Türkiye makamları bir kez daha Bakü'yü Erivan ile savaşta desteklediklerini belirttiler.
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, bir Azerbaycan askerinin Ermenistan ordusu tarafından 'ateşkesi ihlal ederek' öldürüldüğünü duyurdu. Bakanlığın açıklamasında, "Ermenistan ateşle oynamayı derhal kesmeli!" ifadeleri kullanıldı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise "Ermenistan’ı aklını başına toplamaya çağırıyorum" dedi.
Çavuşoğlu mesajında şunları kaydetti: “Ermenistan’ın saldırılarında dün şehit düşen onbaşı Elşen Memmedov’a Allah’tan rahmet, ailesi ve kardeş Azerbaycan halkına başsağlığı diliyorum. Ermenistan’ı saldırganlığa son vererek aklını başına toplamaya çağırıyorum. Can Azerbaycan’ın haklı davasında daima yanındayız.”
Türkiye hükümeti makamlarının Ermenistan ile son dönemde yaşanan çatışmalarda Azerbaycan Cumhuriyeti'ni destekleme ve dert ortaklığı mesajlarının devam ettiği sırada Azeri ve Ermeni taraflar sürekli ve gerçek barış için bölgenin bağımsız ülkelerinin desteklerine ihtiyaç duyuyorlar.
Tabii ki mevcut durumda ve koşullarda hasım taraflar güvenilir ortaklara sahip olmak istiyorlar. Şimdi de görünen o ki Azerbaycan Cumhuriyeti devlet başkanı İlham Aliyev'in başında bulunduğu Yeni Azerbaycan Partisi liderleri Türkiye'yi ülkeleri için stratejik bir ortak olarak görmektedir.
Bu yüzdendir ki Azeri makamlar Türkiye'nin de destek vereceğinden emin bir şekilde kimi zaman Ermenistan'a tehditler savuruyorlar. Örneğin Azerbaycan Cumhuriyeti son dönemde Bakü-Ankara ilişkilerini överek Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye'nin son ortak tatbikatının Ermenistan'ı dehşete düşürdüğünü belirtmişlerdir.
Bu yanlış açıklamalara rağmen Azeri makamların sözlerine göre geçen yılın Temmuz ayındaki çatışmalarda mağlup taraf olan Ermenistan'ın müzakerelerin devam etmesi için neden şartlar belirlediği de belli değildir. Bu hususta İran İslam Cumhuriyeti'nin eski Ermenistan büyükelçisi Muhammed Ferhad Koleyni bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur:" Bölge halkı ve Karabağ münakaşasını bildiğim kadarı ile taraflar arasında yeni ilişkiler kurulması için zeminler hazırlanmalıdır. Çünkü Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan komşular, ebediyen de yan yana olacaklar. Bu yüzden bölge halkını sevenler savaşa teşvik yerine tarafları barışa çağırmalılar. "
Kuşkusuz Azeri makamlar da Türkiye'nin desteklerine umut bağlayarak Ermenistan başbakanının barış müzakerelerinin devamı için önerdiği 7 şartı reddedip Ermenistan'ın Metsamor nükleer santralini yok etmekle tehdit etti.
Azeri makamların bu tür açıklamaları özellikle de Azerbaycan Cumhuriyeti devlet başkanı İlham Aliyev'in Bakü-Ankara ilişkilerinin stratejik olması çerçevesindeki açıklamalarına ve Türkiye'nin de tüm destekleme vaatlerine rağmen Ankara'nın Erivan ile ekonomik ilişkiler kurma adına yeni girişimlerde bulunmuştur.
Azeri ve Ermeni çatışmaların devam ettiği sırada, Türkiyeli makamların sürekli mesajlarına rağmen Türkiye'nin en büyük giyim şirketlerinden biri Ermenistan'da şube açmıştır. Kuşkusuz Türkiyeli şirketin sözkonusu girişimi Türkiye makamlarının siyasetleri ile uyumlu değildir. Buna ilaveten Türkiye'nin bu girişiminin Azerbaycan Cumhuriyeti hükümeti ve halkının da tepkilerine yol açacağı söylenebilir.
Genel olarak Türkiye ile Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan arasındaki gerginlikler hakkında şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: Türkiye Karabağ krizinden yararlanıp Azerbaycan Cumhuriyeti halkını kışkırtarak Türkçülüğe sarılarak Güney Kafkasya'daki etkinliğini arttırmak istiyor. Ancak kamuoyunun Karabağ sorununa çözülemez bir sorun olarak bakması Türkiye'nin bu krizi bir araç olarak kullanmasına ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nde etkinliğini arttırmak için zemin hazırlamıştır. Türkiye ise Ermenistan'da şirketlerinin faaliyetleri ile Ermenistan ile ilişkilerin kamuoyu nezdindeki olumsuzluğunu azaltmak istiyor.