ABD ile Türkiye arasında 15 Temmuz krizi
Türk-Amerikan ilişkileri bugünlerde karşılıklı açıklamalarla gerilimli seyrediyor. Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘15 Temmuz’un arkasında ABD var’ sözleri, son gerilim hattı oldu.
Türkiye İçişleri Bakanı Soylu’nun sözlerine karşı ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price yaptığı yazılı açıklamada, "ABD'nin Türkiye'de 2016'da meydana gelen darbe girişimiyle hiçbir ilgisi yoktu ve yaşananları derhal kınadı. Üst düzey Türk yetkililerin bunun aksi yönündeki iddiaları tamamen gerçek dışıdır" ifadelerini kullandı.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield de Türkiye İçişleri Bakanı Soylu'nun 15 Temmuz açıklamasına tepki gösterdi, "Bu açıklamalar bir müttefikin beyanları değil" dedi.
Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 15 Temmuz nedeniyle ABD'yi suçlayan açıklamalarına değinen Satterfield, "Üst düzey Türk yetkililerin son dönemde Türkiyede yaşanan ve 15 temmuz darbe girişiminin de dahil olduğu gelişmeler nedeniyle ABD’yi sorumlu tuttuğu açıklamalardan endişe duyuyoruz" dedi.
Açıklamaları "temelsiz" olarak nitelendiren Satterfield, "Bu açıklamalar bir müttefikin ve stratejik bir ortağın sorumluluk taşıyan beyanları değiller ve üzüntü duyuyoruz" diyekonuştu.
Satterfield, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilere de değindi, S-400 krizi için "üzücü" ifadesini kullandı.
"Türkiye’nin S-400 satın alması önceki ABD yönetimini bir Amerikan yasası uygulamaya ve Catsaa adı verilen yaptırımlara mecbur bıraktı" hatırlatmasını yapan Satterfield, şunları kaydetti:
"Fakat bu yaptırımları titizlikle hedefledik. Türk savunma sanayiini bir bütün olarak hedef almadık. Savunma Sanayii Başkanlığı'nın belli başlı lisanslarına dönük olarak uyguladık. Bu adımı üzülerek atmak durumunda kaldık. Türkiye’nin S-400 almasından kaynaklanan bu sorunal tatmin edici bir çözüm bulmak için bir yıldan fazla çalıştık. Gelinen noktada durum imkansız hale geldi ve ABD yasasını uyguladık. Yaptırımlar yasal bir gereklilikti. Şunu net bir şekilde belirtmek isterim ki S-400 konusunda Türkiye ve ABD arasında bir çalışma grubu söz konusu değil, olmayacak da. Bu durum ABD yasasının uygulanmasından ibaret. Umarız S-400 konusu çözülebilir. Ama çözülemese de yaptırımların etkilemediği diğer tüm alanlarda işbirliğine odaklanmaya devam edeceğiz."