Türkiye İktidarının Siyasi Krizler Yaşaması
Türkiye yaşadığı ekonomik krizlerin ardından şimdi de ciddi siyasi krizler yaşamaktadır. Bu durum Türkiye Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının devamı için zor ve hayal kırıklığı yaratan koşullar yaratmıştır.
2017 Anayasa referandumunda oyların yüzde 51'ini alarak Türkiye'yi parlamenter sistemden başkanlık sistemine taşıyan AK Partisi genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan şimdi de düşüş trendinden bir türlü kendini kurtaramıyor. Gerçekte muhalif partilerin güçlenmesi ile Adalet ve Kalkınma Partisi iktidardaki gücünü sürdürme hususunda günden güne şansını ve ümidini kaybetmektedir. Böyle bir ortamda muhalif partiler sağlanan yeni fırsatları parti rekabetlerinde daha etkili bir şekilde kullanmaya çalışıyorlar.
Muhalif partilerin rekabette yer alma doğrultusundaki çabaları çerçevesinde Halkların Demokratik Partisi eski eş başkanlarından Selahattin Demirtaş'ın son dönemdeki açıklamalarına değinmek mümkün. Hala hapiste tutulan Halkların Demokratik Partisi-HDP eski eş başkanlarından Selahattin Demirtaş Lira'nın değer kaybetmesinden hareketle ülkedeki yönetim durumunun çok vahim olduğunu belirterek Türkiye halkından erken seçimler düzenlemelerini istedi.
5 yılı aşkın süredir Edirne'de hapishanede tutulan eski HDP eş başkanı Demirtaş zaman zaman ailesi ve avukatları aracılığı ile Twitter'de mesajlar paylaşmaktadır. Bu bağlamda paylaştığı son mesajlardan birinde, "Türkiye toplumu bu durumu hak edecek ne yapmış olabilir, son seçimde çoğunlukla yanlış kişiye oy vermenin dışında? Ne yazık ki halkın durumu çok kötü ve yoksulluk, her geçen gün sefalete dönüşüyor. Sadece tek bir çıkış yolu var, o da erken seçim." dedi.
Mevcut durumda ise Adalet ve Kalkınma Partisi bu zor koşullardan kurtulmak için yeni stratejiler belirlemek istiyor.
İktidar partisi liderleri özellikle de son dönemde anketlere göre toplumdaki popülaritesi düşen ve halk tabanını kaybetmeye başlayan Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şimdi de Türkiye Saadet Partisi ile koalisyon kurmaya çalışıyor. Başka bir ifade ile Milliyetçi Hareket Partisi-MHP ile beraber hareket ederek Cumhur ittifakını kurması gibi bir yandan da gelecek seçimlerde çoğunluğu elde etmek için yeni bir partiyi Cumhur ittifakına katmak istiyor. Bu yüzden Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri Saadet Partisine yakınlaşarak koalisyon kurmaya çalışıyorlar.
Ancak Türkiye Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhur koalisyonuna katılma önerisini reddetmiş gibi görünüyor. Bu hususta Temel Karamollaoğlu Recep Tayyip Erdoğan'ın önerisini dolaylı olarak reddederek "Denetilemeyen bir sistemi destekleyemeyeceklerini" belirtmiştir.
Saadet Partisi liderinin bu açıklamadan kasteti başkanlık sistemidir. Çünkü başkanlık sisteminde kimse cumhurbaşkanını eleştiremez ve onun siyasetlerini sorgulayamaz.
Türkiye Cumhurbaşkanı, 6 muhalif partinin onu cumhurbaşkanlığı koltuğundan uzaklaştırmak için düzenlediği toplantının ardından Cumhur ittifakını genişletmek ve Saadet Partisini de bu koalisyona dahil etmek istedi.
Türkiye'de yaşanan bu ciddi siyasi krizden yola çıkarak halk arasında popülaritesi düşen ve oylarını kaybetmeye başlayan Adalet ve Kalkınma Partisinin artık kazanma şansının çok azaldığını söylemek mümkün. Bu yüzden AK Parti daha geniş koalisyon kurmakla yüzde 50+1'i tutturmak için yeni ortaklar aramaya ve kaybettiği oyları telafi etmeye çalışmaktadır.
Fakat görünen o ki AK Parti ancak ve ancak geçim ve ekonomik sorunları çözerek ve yanlış bölgesel krizlere yol açan siyasetlerinden vazgeçerek kaybettiği oyları tekrar kazanabilir./