Kıbrıs, Türkiye'nin enerji arama izni konusundaki itirazına yanıtı
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i192110-kıbrıs_türkiye'nin_enerji_arama_izni_konusundaki_itirazına_yanıtı
Ankara yönetimi, komşu ülkelerin topraklarına saldırıp, Suriye ve Irak gibi bölgedeki zayıf ülkelerin topraklarını işgal etmeye başladığı dönemden beri, bölgede gerilim her daim doruk noktada durmuştur.
(last modified 2026-05-10T08:06:08+00:00 )
Aralık 05, 2021 13:55 Europe/Istanbul
  • Kıbrıs, Türkiye'nin enerji arama izni konusundaki itirazına yanıtı

Ankara yönetimi, komşu ülkelerin topraklarına saldırıp, Suriye ve Irak gibi bölgedeki zayıf ülkelerin topraklarını işgal etmeye başladığı dönemden beri, bölgede gerilim her daim doruk noktada durmuştur.

Ankara yetkililerinin gerilime yol açan politikalarına bakıldığında, bu siyasetin Türkiye halkı ve hükümeti için çok fazla zarar ve hasara yol açtığı anlaşılıyor. Türkiye yönetiminin Irak ve Suriye gibi iki komşusunun içişlerine müdahale etmesi ve bu ülkelerin topraklarının bir kısmını işgal etmesi, sözkonusu ülkelerin ciddi tepki ve eleştirilerine yol açarken, Ankara için de bedeli olmuştur. 
Bu tür politikanın sonucu, Türkiye'nin ekonomisi çöküş eşiğine gelirken bu ülke vatandaşlarının yaşamı, Erdoğan yönetiminin gerilime yol açan politikalarının olumsuz etkisi altında ciddi şekilde zarar görmüştür. 
Bu şartlarda, Türkiye'nin Yunanistan ve Kıbrıs ile Doğu Akdeniz'in doğalgaz kaynaklarını arama-çıkarma faaliyetleri üzerinden yaşadığı anlaşmazlıklar giderek derinleşiyor. AB başta olmak üzere Batılı ülkeler, bu anlaşmazlık ile ilgili olarak Türkiye yönetimine karşı Yunanistan ve Kıbrıs yönetimlerini destekleyerek, defalarca Ankara'yı yaptırımla tehdit etmiştir. 
Buna rağmen Ankara yetkilileri defalarca, Türkiye'nin hakkı olduğunu ifade ettikleri konudan asla taviz vermeyeceklerini deklare etmişlerdir. Bu hususta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son sıralarda yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hakkını savunacaklarını belirtti. 
Mevcut durumda, Ankara yönetimi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin kuzeyinde, Libya, Irak'ın kuzeyinde ve Türkiye'nin güneydoğusunda birkaç cephede uğraştığı ve bu ülke ekonomisinin Batı'ya ciddi şekilde bağımlı olduğu için Doğu Akdeniz'de hem de AB üyelerinden oluşan bir blok karşısında dört dörtlük bir savaşın ağır bedellerine katlanamaz.
Bu bağlamda, Güney Kıbrıs Rum hükümeti, ExxonMobil-Katar Petrolleri Ortaklığına doğal gaz arama ruhsatı vermesini kınayan Türkiye’ye “Orası bizim egemenlik alanımız. Hidrokarbon çalışmaları kararlılıkla sürdürülecek” yanıtını verdi.
Kıbrıs Yönetimi’nin, Exxon Mobil ve Qatar Petroleum’a Akdeniz’de arama ruhsatı vermesi iki ülke arasında yeni bir gerginliğe neden oldu. Kıbrıs Yönetimi, Türkiye’nin Kıbrıs’ın kıta sahanlığını ihlal ettiğini söyleyerek bunun kendi egemenlik hakları dahilinde olduğunu açıkladı.
Türkiye ise Kıbrıs Yönetimi’ni iki şirkete ruhsat vererek Türkiye’nin kıta sahanlığını ihlal etmekle suçladı ve kendi yetki alanında izinsiz arama yapılmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Açıklamada “hiçbir yabancı ülke, şirket ya da geminin Türk deniz yetki alanlarında izinsiz olarak hidrokarbon arama faaliyetlerinde bulunmasına fırsat verilmeyeceği” vurgulanmıştı.
Kıbrıs Yönetimi’nin Dışişleri Bakanlığı “Türkiye, asılsız iddialarda bulunarak ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını tam olarak destekleyen konumunu göz ardı ederek, bir kez daha kasıtlı olarak uluslararası hukuka uymakta başarısız oluyor” ifadelerini kullandı.
2019 yılında Türkiye'nin Doğu Akdeniz'e araştırma gemilerini gönderdiği tarihten beri, iki ülke arasında anlaşmazlıklar tırmanmış bulunuyor.
Yunanistan yönetimi de Kıbrıs adasında Rum yönetimini her daim destekleyerek, Türkiye'yi kışkırtıcı eylemlerde bulunmakla suçlamıştır. Atina yönetimi Ankara'yı, yapıcı diyalog için çağrısını gözardı etmek ve her daim Doğu Akdeniz'de kışkırtıcı eylemlerini arttırmayı devam etmekle suçlamıştır.
Sonuç itibarıyla Türkiye'nin Irak, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz ve diğer bazı noktalardaki askeri girişimleri ve eylemleri ve yanlış politikaları, bu ülke ekonomisinin ciddi şekilde kötü yönde etkilenmesine yol açmıştır. Erdoğan yönetimi bu tür politikalarla Ankara'yı büyük bir güce dönüştürmeye çalışıyor, ancak bu ülke yoğun uluslararası baskı ve ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalmıştır./