Erdoğan'ın Uyarıları ve Gelen Tepkiler
Son dört yılda Türkiye halkının Lira'nın değerinin düşüşüne şahit olduğu dönemde git gide özellikle de kırılgan kesime yönelik baskılar daha da artmaktadır.
Aslında ulusal para biriminin değer kaybetmesi ile birlikte azalan istihdam ve artan işsizlik, yükselen enflasyon ve bir yandan da Türkiye halkının ihtiyaç duyduğu tüketim mallarının yükselişte olması halkın olmazsa olmaz kaygıları arasında yer almıştır. Bu olumsuz eğilimin devam etmesi Türkiye toplumunda yoksulluğun artmasına neden olduğu açıktır. Erdoğan hükümetinin karşıtları tarafından yayınlanan istatistiklerin tümü, Türkiye toplumunda mutlak yoksulların sayısında bir artış olduğunu gösteriyor.
Mutlak yoksulluk, bir ayda elde edilen asgari gelir nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılayamayan haneleri ifade eder. Diğer bir deyişle, mevcut trend devam ederken, Türkiye'de kendini ve ailesini besleyemeyen hanelerin sayısı daha da artacaktır.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, kabinesinde merkez bankası başkanları ile ekonomi ve maliye bakanlarını değiştirmek gibi bazı değişiklikler yaptıktan ve bankalara faiz oranlarını düşürmek gibi politikalar uyguladıktan sonra halkın mevcut sorunlarını aşmak ve mevcut ekonomik krizin sona erdirilmesi için uygulanacak etkin bir planı olmadığını göstermiştir.
Siyasetçi olan Erdoğan hükümetinin muhalifleri, Ankara'yı bölgedeki ve dünyadaki militarist ve askeri politikalarına son vererek Suriye ve Irak'ı terk etmeye çağırdı. Ancak son yıllarda AK Parti müttefiki olan MHP lideri Devlet Bahçeli'ni etkisi altında dış politika izleyen Erdoğan hükümeti, muhalefetin taleplerini mecliste yerine getirmek yerine Batılı hükümetler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri karşısında Türkiye'yi bağımsız olarak göstermeye çalıştı.
Ankara hükümetinin bu politikasının sonucu, bir zamanlar Türkiye halkının oylarının yüzde 60'ından fazlasına sahip olan AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan hükümeti için iç ve bölgesel sorunların ortaya çıkması oldu. Ankara hükümetinin yanlış politikalarının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı bir kez daha yanlış yolu gündeme almıştır.Recep Tayyip Erdoğan Parlamentodaki muhaliflerinin isteklerine tepki olarak, muhalefet partilerini hükümet karşıtı gösteriler düzenlememeleri konusunda uyardı.
Türkiye cumhurbaşkanı Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) kongresinde yaptığı konuşmada, muhalefet partilerinin ekonomik krize yönelik eleştirilerinden memnuniyetsizliğini dile getirdi ve muhalefeti demagojik hareket etmekle suçladı.
Buna rağmen Türkiye'de enflasyon 2021'de 2020'nin aynı dönemine göre yüzde 36 arttı. Bu rakam, Türkiye halkının 19 yıldır böyle bir enflasyon yaşamadığını bir sırada geldi. Erdoğan'ın halkı paralarını bankalara transferi için faiz ödeme teklifinden kısa bir süre sonra yükselen Türk ulusal parasının değeri, bir kez daha düştü.
Şimdi de Lira dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor.Bu da muhalefetin eleştirilerini yoğunlaştırmıştır.
MHP lideri Devlet Bahçeli AKP'nin müttefiki olarak TBMM'de yaptığı konuşmada birlikte enflasyona galebe alacaklarını ve enflasyonun vatandaşları baskı altında tutmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMMB'deki müttefikinin sözleri, ülkeyi yöneten birçok politikacının aksine, Türk halkının yüzde 60'ından fazlasının yükselen enflasyon ve yükselen fiyatların baskılarına boyun eğdiği ve hayatlarının en zor dönemini yaşadığı bir zamanda geldi.
Sonuç olarak, Türkiye halkının ekonomik krizi ve geçim sorunları devam ediyor.Türkiye hükümetinin, muhalefetin komşu ülkeleri terk etme ve bölgedeki ve dünyadaki askeri maceralara son verme tavsiyesine uymaktan başka seçeneği olmadığı söylenebilir.