Erdoğan'ın Azerbaycan Cumhuriyeti ziyareti
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhuriyeti Ulusal Günü'ne katılmak ve Bakü'deki Teknoloji Festivali Technofest'e katılmak üzere üst düzey bir heyet başkanlığında Cumartesi günü Bakü'ye gitti.
Bakü ziyaretinde Erdoğan’a Dışişleri, Eğitim, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlarının yanı sıra Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü, Cumhurbaşkanlığı Kurum İletişim Merkezi Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü eşlik etti. Türkiye Cumhurbaşkanı ve beraberindeki heyetin ziyareti Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in davetlisi olarak gerçekleşti.
Türk heyetinin resmi ziyaretinden bir gün önce Şuşa'daki bir mitingde konuşan İlham Aliyev, Ermenistan'dan ve Dağlık Karabağ ile çevre bölgelerinden geri alınan toprakların çok geniş olduğunu kaydederek bu toprakları Lüksemburg'a ve Lübnan'ın büyüklüğüne eşit ilan ederek şöyle konuştu: Biz Azerbaycan Cumhuriyeti için büyük planlar hazırladık. 28 Mayıs'ta Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Bakü ziyaretinin ardından kendisi ve beraberindeki heyet ile tekrar Şuşa'ya gideceğiz.
Bu arada Bakü ziyaretinin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Bakü'de düzenlenen Technofest'te Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin birliğine ilişkin iki yönlü açıklamalarda bulundu. Türkiye Cumhurbaşkanı, Suriye ve Irak hakkında söylediği gibi Azerbaycan Cumhuriyeti'nde de benzer açıklamalarda bulundu ve “Türkiye’nin, başta Azerbaycan Cumhuriyeti olmak üzere diğer ülkelerin egemenliğine göz dikmediğini, sadece iki ülke hükümetlerinin ve milletlerinin birliğini istediğini” söyledi.
Türkiye'de eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik ve mali krizle karşı karşıya kalan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara-Bakü ilişkilerini diğer ülkeler için bir model olarak nitelendirdi ve çelişkili bir açıklamada, “Azerbaycan cumhuriyetinin Anadolu gibi Türklerin toprakları olduğunu” açıkça söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı bundan önce de gazetecilere Rusya, İran ve diğer ülkelerin Azerbaycan Cumhuriyeti'ni yeniden inşa etmek için bizzat kendisiyle görüşebileceğini söylemişti.
Hiç şüphesiz Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Bakü'deki son açıklamaları, özellikle Türkiye'nin Kafkasya bölgesindeki hedefleri, iki hükümet ve iki ulusun dostluğunun ötesine geçmiş göründüğü bir ortamda çok samimi olarak kabul edilemez.
Bu durumda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türk mevkidaşının istek ve taleplerine boyun eğmesi ileride kendisine sorun çıkarabilir. Bu arada Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhuriyeti ile ilgili iddialı açıklamalarıyla, önümüzdeki yıl Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi sözlerini rakiplerine karşı kullanabileceğinden hiç şüphe yok. Nitekim, Türkiye muhalefet partileri Erdoğan'ın yerel, bölgesel ve küresel politikalarına ciddi şekilde muhalefet etmesine rağmen, ancak konu neo-Osmanlı politikalarının ilerletilmesi ve komşu ülkelerden Türk topraklarına toprak eklenmesi söz konusu olduğunda sessiz kalıyorlar. Başka bir ifade ile muhalefet partileri ancak Erdoğan’ın coğrafi sınırları genişletmek gibi konuları gündemine aldığı zaman onu eleştirmiyorlar.
Her halü karda Türkiye cumhurbaşkanının son sözleri, Türkiye ile sözde stratejik ittifakını abartmış görünen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in geleceğini mahvedebilir.
Hiç şüphesiz Bakü ve Ankara liderlerinin yayılmacı politikalarında ortak hedefler peşindedirler. Fakat bu hedeflerin çelişkiler nedeniyle gelecekte iki ülkeyi karşı karşıya getirebileceği de su götürmez bir gerçektir.
Tüm bu sebeplerden dolayı Türk heyetlerinin art arda Bakü ziyaretlerinin sonucu gelecekte Azerbaycan Cumhuriyeti'nin egemenliğine ve devletine zarar verebileceği söylenebilir. Bu yüzden, Azeri ve Türk tarafların, yabancı güçlerin her iki taraf için önceden hazırladıkları ve uyguladıkları planlar doğrultusunda ilerledikleri şimdiden görünüyor./