Türkiye ile Yunanistan arasında gerilimin sürmesi ve ABD'nin Atina'yı desteklemesi
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i220428-türkiye_ile_yunanistan_arasında_gerilimin_sürmesi_ve_abd'nin_atina'yı_desteklemesi
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Ege Denizi'ndeki sivil adaların ABD tarafından silahlandırılmasına gösterdiği tepkide, Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi'ni çağırdı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 28, 2022 15:06 Europe/Istanbul
  • Türkiye ile Yunanistan arasında gerilimin sürmesi ve ABD'nin Atina'yı desteklemesi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Ege Denizi'ndeki sivil adaların ABD tarafından silahlandırılmasına gösterdiği tepkide, Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi'ni çağırdı.

DHA'nın bildirdiğine göre, Ege Denizi'nde görev uçuşu yapan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait insansız hava araçları, Gayri Askeri Statüsündeki Adalardan (GASA) olan Midilli ve Sisam'da, ABD tarafından hibe edilen zırhlı askeri araçları görüntüledi. Yunanistan tarafının, zırhlı araçları bölgeye sevk ettiği belirlendi. Sevkiyat, görüntülerde resmi olarak tespit edildi. Güvenlik kaynakları, 18 Eylül ve 21 Eylül'de yaşanan bu olayları, Yunanistan'ın Türkiye'ye yakın adaları silahlandırmaya ve Gayri Askeri Statüsündeki Adalar GASA statüsünü ihlal etmeye devam ettiğinin en açık göstergesi olarak nitelendirdi.
 
Türkiye, Yunanistan'ın Midilli ve Sakız adalarına ABD menşeli zırhlı araçları konuşlandırmasını Yunanistan ve ABD nezdinde protesto etti. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi Christodoulos Lazaris'i bakanlığa çağırdı. Büyükelçiden adalardaki ihlallere son verilmesi ve gayri askeri statüyü ihya etmesi istendi. Türkiye, ABD’ye verdiği protesto notasında, Doğu Ege adalarının statüsüne riayet etmesini ve silahların statünün ihlali için kullanılmaması konusunda tedbir almasını istedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, Atina yönetiminin son girişimine gösterdiği tepkide, Yunanistan'ın Ege'deki girişimlerini kışkırtıcı olarak niteleyerek bunu kınadı. Erdoğan Pazartesi günü hükûmet heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından şunları söyledi: "Ankara, Yunanistan'ın "provokasyon kokan" politikalarını hayret ve şaşkınlıkla izliyor." Erdoğan şöyle devam etti: "Yunanistan'ın provokasyonları onun için tehlikeli bir oyun... Gerekirse Yunanistan'a karşı ülkemizin hak ve çıkarlarını savunmak için hiçbir çabayı esirgemeyeceğiz ve haklarımız için mevcut tüm araçları kullanacağız."

Türk uzmanlar da Yunanistan yönetiminin Ege Denizi'ndeki adalara askeri güç ve ağır askeri teçhizat konuşlandırmak suretiyle bu adalar üzerindeki kontrolünü tamamlamaya çalıştığını belirterek, bu girişimin uluslararası kuralların açık ihlali olduğunu bildiriyor.

Türkiye yönetiminin Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi'ni sert şekilde son günlerde tehdit ettikten sonra, Ankara yönetiminin şimdiki aşamada bu bağlamdaki tehdit içerikli yaklaşımından kısmen geri adım attığı düşünülüyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta, adaları konuşlandıran Yunanistan yönetimini askeri saldırıyla tehdit etmişti. Türkiye Savunma Bakanı Akar da Yunanistan'ı tehdit etmişti. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan başka bir açıklamasında "ansızın bir gece gelebiliriz" sözleriyle Yunanistan'ı saldırıyla tehdit etmişti.

Ancak Türkiye ve Yunanistan'ın NATO'nun iki üyesi olduğu için çatışmaya doğru gidecekleri pek düşünülmüyor. Erdoğan'ın sözleri ancak AB ve Batılı devletlerin tepkisine yol açmıştır. Yakında Erdoğan'ın sözlerinin propaganda amaçlı mı yoksa, Yunanistan'a ansızın saldırılar için fırsat mı beklediği netleşecek.

Anlaşılan Ankara yetkilileri, geçen 10 sende kaybettikleri oylarını kazanmak için milliyetçi açıklama ve sloganlara yönelmişlerdir. Türkiye'nin Yunanistan ile savaşa girmesi halinde, Erdoğan'ın gelecek seçimleri kazanmak için son ümitlerini de kaybetmiş olacaktı. Buna karşı, Yunanistan ve Batılı müttefikleri de bu gerçeklerin farkında olarak, Türkiye'ye "hodri medyan" diyor.

Son birkaç yıldır Türk makamları, hükümete bağlı medyanın yardımıyla Erdoğan hükümetinden hayali bir süper güç yaratmaya çalıştı. Fakat gerçek şu ki, Türkiye hükümeti milyarlarca kamu gelirini harcamakla militarizm politikalarına yönelmiştir. Bu politikalar Türk halkının ekonomik ve geçim sıkıntısına yol açarken bu ülkeye eşi görülmemiş bir ekonomik kriz dayatmıştır./