Erdoğanın Türkiye halkına verdiği vaatler
Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğdan bir kez daha halka, ekonomik durumun iyileşeceğini, enflasyonun gerileyeceğini, iş arayan gençlerin istihdam şansının artacağını ve daha iyi yaşayabileceklerini vadetti.
Erdoğan 30 Eylül Cuma günü Dolmabahçe Ofisi'nde Ekonomik Dönüşüm ve Yeni Paradigmalar oturumunda yaptığı konuşmada, Türkiye'de yaşanan ekonomik krizin koronavirüs pandemisi ve savaş gibi küresel gelişmeler ile alakalı olduğunu ileri sürerek enflasyondan doğan hasarlar ve sıkıntıları ortadan kaldırmak için gerekli tedbirlerin alınacağını belirtti.
Türk halkı hayal kırıklığı yaratan ekonomik haberler duymaya alışmışken, Erdoğan, “Salgınla başlayıp savaşla yayılan küresel ekonomik krize direnerek doğru yolda olduğumuzu kanıtladık." diye konuştu. Türkiye Cumhurbaşkanı ayrıca ülkede istihdam yaratılmasının tarihin en iyi seviyesinde olduğuna dikkat çekerek, "Enflasyonun insanların refahına verdiği zararı ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri alıyoruz." diye konuştu.
Erdoğan ve AKP yetkililerinin Türkiye halkına ülkenin mevcut ekonomik krizini reforme etme ve sorunları çözme sözü vermesi bir ilk değil. Buna rağmen bugüne kadar Erdoğan'ın hükümetinde görev yapan yetkililerin verdiği sözler yerine getirilmemekle kalmamış, bu sözler hep ters sonuç vermiştir. Örneğin, bu yılın ağustos ayında Türkiye cumhurbaşkanı, halka bazı reformlar yaparak ülkenin ulusal para biriminin değerini güçlendireceğini, enflasyon oranını düşüreceğini ve iş arayan gençlerin istihdamını artıracağını vaat etti. Ancak bu vaatler yerine getirilmediği gibi, Türkiye'nin ulusal para biriminin uluslararası para birimleri karşısındaki değeri de önemli ölçüde düştü ve enflasyon eşi görülmemiş bir şekilde arttı.
Bundan önce de Erdoğan'ın vaatleri yerine getirilmedi. Bu bağlamda, geçen Perşembe (29 Eylül günü), Türkiye işçi sendika ve Birlikleri ülkedeki açlık ve yoksulluğun artışını duyurarak "Yıllık enflasyon oranının yüzde 130'u aştığı, ekonomik kriz ve hayat pahalılığının arttığını, Türkiye'nin 85 milyonluk nüfusunun önemli bir bölümünü olumsuz etkilediğini" belirtti.
Aynı zamanda, Türkiye'de yayınlanan en son resmi istatistiklere göre, Türkiye'nin ulusal para biriminin lira değeri düşüş eğilimini sürdürmekte ve şu anda yaklaşık her 18 buçuk lira bir ABD dolara karşı satılmaktadır. Türkiye işçi sendikaları ayrıca ülkede açlık ve yoksulluğun arttığını bildirdi.
Aslında Türkiye'de mutlak yoksulluk ve açlık grafiği yükselmeye devam ediyor. Yakın zamanda yayınlanan bir rapora göre, son bir ayda (Eylül) yoksulluk sınırı 7 bin 245 liraya, mutlak yoksulluk sınırı ise dört kişilik bir aile için 23 bin 600 liraya yükseldi. Bu arada Türkiye'de bu yılın Ağustos ayında yoksulluk sınırı 6 bin 890 lira, mutlak yoksulluk sınırı ise 22 bin 442 lira oldu.
Bu durumda uzmanlar, Türkiye'deki kaotik ekonomik durumun ve Ankara hükümetinin halkın sorunlarını çözememesinin Erdoğan ve AKP'nin popülaritesini önemli ölçüde azalttığını ve imajını zedelediğini söylüyor. Türkiye'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine sadece 7 ay kalırken, iktidar partisi yetkilileri hâlâ vaatlerde bulunarak Türk seçmeni Erdoğan'ı desteklemesine çalışıyor. Türkiye'de yapılan anketlere göre ise Erdoğan ve AKP'nin 2023 genel seçimlerinde zor günler yaşayacaktır.
Erdoğan ve iktidardaki AKP yetkililerinin son on yılda ekonomik krizlerle sadece banka faiz oranlarını düşürerek veya artırarak savaşa girdiği gerçeğini göz ardı etmemeliyiz. Türkiye'deki ekonomik krizin asıl kaynağı ise Türkiye'nin iç ve dış arenalardaki yanlış politikaların benimsenmesi ve uygulanmasında aranmalıdır. Bu nedenle Ankaralı yetkililerin vaatleri yerine getirilmediği gibi mevcut süreçle gelecekte de yerine getirilmeyecek gibi görünüyor./