Türkiye’de enflasyon rakamları artıyor
Açıklanan son resmi rakamlar ve istatistiklere göre, Türkiye’de enflasyon oranı geçen 12 ayda yüzde 84’ün üzerine çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 84,39 oldu. Aylık enflasyon ise yüzde 2,88 olarak gerçekleşti.
Enflasyon bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 62,35 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 70,36 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 35,87 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 107,03 ile ulaştırma oldu.
Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), kasım ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. ENAG'ın aktardığı verilere göre, kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık bazda yüzde 4,24 arttı. Yıllık bazda ise yüzde 170 yükseldi. ENAG, enflasyonun yılbaşından bu yana yüzde 125 olarak hesaplandığını belirtti.
ENAG'a göre enflasyon ekim ayında yüzde 185 seviyesinde gerçekleşmişti.
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) her ay, kendi hesapladığı enflasyon oranıyla kamuoyunun karşısına çıkıyor. Açıklanan oranların TÜİK ile arasında büyük bir makas olması dikkat çekiyor.
Ekim ayında enflasyonu TÜİK yüzde 85,51, ENAG ise yüzde 185 olarak hesaplamıştı. Bilindiği üzere TÜİK'in açıkladığı enflasyon, asgari ücrete yapılacak artışı da direkt etkileyen verilerden biri olarak gösteriliyor.
Türkiye’de ekonomik kriz 2018 yılında yumuşak şekilde başlayıp, 4 seneden az bir sürede, iktidardaki AK Parti için özel bir kriz haline dönüşmüştür.
Enflasyon rakamlarının artması, yerli ve yabancı sermayesinin kaçışı, işsizlik oranının artması, Türk lirasının sürekli şekilde değer kaybetmesi ve insanların yaşamını kötü yönde etkileyen diğer ekonomik endeksler ve krizler, ülkede vatandaşların rahatsızlığına ve AK Parti’nin oy oranının azalmasına yol açmıştır.
Başka bir ifade ile, AK Parti iktidarının Erdoğan’ın iktidarının ilk 10 senesinde elde ettiği tüm olumlu ve yapıcı ekonomik kazanımlar, iktidarının ikinci 10 yılında yok olmuştur. Öyle ki hali hazırda Türkiye’nin ekonomik endeksleri, 2002 yılının altına düşmüş bulunuyor. Bu durum, Türk vatandaşları özellikle AK Parti taraftarlarının bu partiden uzaklaşarak, muhalefet safına katılmasına yol açmıştır.
Amerikan Fitch Kuruluşu, geçen yaz yaptığı bir değerlendirmede, Türkiye’nin yürütme ve politika sisteminde 1950 yılından beri hiçbir başbakan veya cumhurbaşkanı’nın Erdoğan kadar geniş çaplı yetki ve güce sahip olmadığına işaretle, ancak bu gücün tek elde olmasının pratikte yasalar ve kurumlara güveni zayıflattığını ve kanun ve kurumun belli bir şahsın politikasına kurban gittiğini belirtmişti.
Birçok Türk uzman da, güçlü ve kral gibi özel yetkililere sahip siyasilerin yerine, uzman ve görüş sahibi kişilere ihtiyaç duyduğunu bildiriyor.
Kimi uzman, Türkiye ekonomisinin iyileşmesinin AK Parti iktidarının ilk 10 yılında Erdoğan değil, eski ekonomi bakanı Ali Babacan’ın politikalarıyla şahlandığına inanıyor.
Nitekim söz konusu dönemde Türkiye’nin ekonomik endeksleri ve notlarının iyileşmesi, bu ülkenin G-20 grubu ve diğer uluslararası ekonomik teşkilatlara üye olmasına yol açtı. Ancak mevcut gidişatla, Türkiye’nin G-20’den çıkarılabileceği bile ifade ediliyor./