Erdoğan'ın yeni seçimleri kazanma taktiği 
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i226964-erdoğan'ın_yeni_seçimleri_kazanma_taktiği
Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2023 yılında son kez seçimlere katılacağını öne sürdü. 
(last modified 2022-12-12T13:59:44+00:00 )
Aralık 12, 2022 16:59 Europe/Istanbul
  • Erdoğan'ın yeni seçimleri kazanma taktiği 

Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2023 yılında son kez seçimlere katılacağını öne sürdü. 

Aynı zamanda Türkiye Cumhurbaşkanı, 2023 yılında halkın desteğiyle son kez cumhurbaşkanlığı seçimi için aday olacağını ve Türkiye'nin 100. yıl dönümü faaliyetlerine başlayacağını ve ardından Türkiye bayrağını gençlere teslim edeceğini duyurdu. 

Ancak son iki yılda yapılan anketlerin büyük çoğunluğunun iktidar partisinin oylarının düştüğünü ve bu partinin yenilebileceğini gösterdiği sonucuna göre, uzmanlar Türkiye Cumhurbaşkanı'nın son açıklamalarını onun yeni oyunu olarak görüyor. Gelecek yılki seçimleri kazanmak için yeni ve son bir kartın da oynandığı belirtilmektedir. Aslında şunu da söylemek gerekir ki, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın son dönem olarak 2023 seçimlerine katılacağına dair son açıklamaları biraz da düşündürücü, çünkü değişen Türkiye anayasasına göre bir kişi cumhurbaşkanlığı seçimlerine arka arkaya sadece iki dönem katılabilir.

Türkiye anayasası en son 16 Nisan 2017'de halkoyuna sunulmuş ve değiştirilmiştir. Türk anayasasının 18 maddelik değişikliğinin en önemli hedefi, cumhurbaşkanının yetkilerini artırmak ve başbakanlığı kabineden çıkarmaktı. Böylece 2015'ten beri Türkiye'nin cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı süresini en az 2029'a kadar uzatma imkanı elde etti. Tabii Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığının ilk döneminin referandumdan önce başladığını düşünürsek, 2023 seçimlerini kazanması halinde yandaşlarının onu 2029'da da aday gösterebileceği belirtilmelidir. Ancak Türkiye'de mevcut ekonomik krizin zeminini hazırlayan iç ve dış arenada yanlış politikaların benimsenmesi, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın 2023'te yeniden seçilme şansını bile önemli ölçüde azaltmıştır. 

Türkiye'nin iç sorunlarının yanı sıra dış politikadaki sorunları da göz ardı edilmemelidir. Bu hatalar arasında, komşu ülkelere saldırmak, bölgedeki ve dünyadaki birçok ülkeyle gerilim yaşamak yer almaktadır. Bu girişimlerin çoğu ise sadece siyasi bağımsızlık ve siyasi karar almada ABD ve Avrupa Birliği'nden bağımsızlığını göstermek için yapılmıştır. Ancak birkaç yıllık başarısızlıktan sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı bir zamanlar düşman dediği ülkelere bir kez daha dostluk eli uzatmış ve bu ülkeleri ile ilişkileri rayına sokmaya çalışmıştır. Buna rağmen yaklaşık bir yıl önce Recep Tayyip Erdoğan, aralarında BAE, Mısır, Suudi Arabistan  hatta Suriye'nin de bulunduğu bu grup ülkelere küçük düşürücü bir şekilde dostluk eli uzattı.

 

Bu ülkelerin başkanları da Türkiye Cumhurbaşkanı'nın dostluk isteğine bazı şartlarla olumlu yanıt verdi. Irkçı İsrail rejimi de Türkiye cumhurbaşkanının son anlaşmalarının diğer tarafı oldu. Filistinli direniş gruplarının ofislerinin kapatılması ve Filistin İslami Direniş Hareketi'nin (Hamas) temsilcilerinin Türkiye'den sürülmesi, Siyonist rejimin Ankara hükümeti için uyguladığı şartlardan sadece biriydi.  Recep Tayyip Erdoğan'ın özellikle iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ikinci on yılında tekrarlanan hataları göz önüne alındığında, halka sadece bir dönem adaylık taahhüdü öne sürmesinin, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın halk arasında sempati uyandırma girişimi olarak görünmesi gerektiğini de açıkça ortaya çıkarıyor. 

Bu arada kanıtlar, Türk halkının "cumhurbaşkanlığı" siyaset ve yürütme sisteminden son derece bıktığını gösteriyor. Öyle ki, Erdoğan yeniden bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak atansa bile hükümetinin aleyhine tüm temel yasaları değiştirmek zorunda kalacak. Bu bağlamda Erdoğan hükümetinin muhalifleri, Türkiye'nin gelecekteki anayasasını değiştirmek için 84 maddelik bir taslak belge hazırladı. Bu bağlamda muhalifler seçimleri kazanırlarsa, Türkiye'nin müstakbel cumhurbaşkanı, tıpkı Abdullah Gül döneminde olduğu gibi, sınırlı ve formalite yetkilere sahip, partisiz bir siyasetçi olacaktır. Şu anda, Türkiye'nin iktidar partisi yirmi yılı aşkın bir süredir en düşük halk desteği seviyesini yaşıyor ve bu nedenle eskisinden daha zayıf görünüyor. Buna rağmen Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yeni oyunların yanı sıra altı muhalefet koalisyonu arasında ayrılık ve ihtilaf yaratmaya çalışmanın yanı sıra anketlere de müdahale ettiği ve yeni anket kurumları da kurdurduğu görülüyor.

Tüm bu kurumların amacı, karşıt taraflar arasında ihtilaf yaratmak ve aralarından birkaç aday çıkarmalarına sebebiyet vermektir. Açıkçası, Erdoğan hükümeti altı muhalefet partisi arasında ihtilaf yaratabilirse, gelecek yılki seçimleri kazanmayı umut edebilir aksi halde bu seçimleri kazanması ihtimali pek düşük olacaktır.