İstanbul belediye başkanının mahkumiyeti ve ona destek kampanyası
Ekrem İmamoğlu'nun binlerce taraftarı İstanbul Belediye başkanının çağrısının ardından peş peşe ikinci günde de ona verilen mahkumiyet kararını kınamak için sokaklara indi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın istifasını istedi.
İstanbul mahkemesinin bu şehrin belediye başkanıyla ilgili kararının açıklanması, Erdoğan-Bahçeli karşıtlarının İstanbul sokaklarına çıkarak İmamoğlu'na destek vermelerine ve Erdoğan'ı protesto etmelerine neden oldu. İmamoğlunu, mahkeme bu ülke yetkililerine hakaret olarak nitelendirdiği gerekçesi ile iki yıl yedi ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı ve siyasi faaliyetten men edildi.Halbuki Türkiye Cumhurbaşkanı ve koalisyon ortağı "Devlet Bahçeli"nin konuşmalarında defalarca rakiplere saygısızlıklar yapılmış ve suçlamalar yöneltilmiştir. Buna rağmen şimdi İmamoğlu, üç yıl önce bir konuşmasında İstanbul belediye seçimlerinin geçersiz kılanları "ahmak" olarak nitelendirdiği için yargılandı.
Bu ceza Yargıtay ve Yüksek Ceza Mahkemesi tarafından onaylanırsa kesinleşir ve Türkiye'nin önemli siyasetçilerinden birinin kaderini değiştirebilir. Ancak Türkiye Anayasa Mahkemesi Başkanı "Zühdi Aslan"ın bu kararı geçersiz kılma ihtimali hâlâ var. "Zühdi Aslan" Erdoğan ve ortağı Devlet Bahçeli tarafından defalarca eleştirilmiştir. Öyle ki bu iki makam Türkiye'nin Yargıtay'a ve Anayasa Mahkemesi'ne ihtiyacı olmadığını ve bu mahkemenin kapatılması gerektiğini defalarca dile getirdiler.Ancak Türkiye'deki güvenilir anketlerin çoğunun Cumhurbaşkanlığı koalisyonunun (Erdoğan-Bahçeli koalisyonunun) popülaritesinin düştüğünü gösterdiği bir durumda ve diğer yandan, iki peş peşe seçimde, cumhurbaşkanlığı koalisyonunun adayına karşı genç Ekrem İmamoğlu'nun çıkması ve , İstanbulluların oylarını kazanması durumu ciddiye bindirmiştir. 2018 ve 2019'da üst üste iki seçimde Millat koalisyonunun da desteğiyle Ekrem İmamoğlu, son yirmi yıldır Türkiye'nin tartışmasız lideri Erdoğan'ın temsilcisi karşısında galebe çaldı ve Erdoğan'ın da oradan iktidara geldiği noktadan İstanbul belediye başkanlığı makamının sahibi oldu. Ancak Erdoğan'ın altı muhalefet partisi arasında anlaşma sağlanamaması, Erdoğan'a karşı ortak bir seçeneğe varamamalarına neden oldu, ancak bu senaryoda Türkiye cumhurbaşkanının muhalefet koalisyonunun adayını devre dışı bırakamaması için de adayı tanıtmadığı bu arada iktidarın da boş durmadığı ve muhtemel aday olacak Ekem İmamoğlu'yu devre dışı bıraktığı belirtilmektedir.
Ancak İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olarak artık diğer parti liderlerinin de dikkatini çekmiştir. Bu bağlamda Perşembe günü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İmamoğlu'na destek verdi ve protestocular arasında yaptığı konuşmada, "Zulmü, haksızlığı ve adaletsizliği ortadan kaldıracağız" dedi.
Türkiye'de yapılan son anketlere göre İstanbul Belediye Başkanı, toplumsal tabanı itibarıyla Haziran 2023 seçimlerinde rekabet etme şansı yüksek olan birkaç muhalefet liderinden biri. Şimdi İstanbul mahkemesinin bu kararı, İmamoğlu'nu Türkiye'deki haberlerin ve iç gelişmelerin motor gücü olarak ön plana çıkardı. Bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucularından ve eski TBMM Başkanı "Bülent Arınç", mahkemenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı aleyhine verdiği kararı ayıp olarak değerlendirerek, bu yanlış kararın muhalefetin adayını da belli ettiğini ve işi zorlaştırdığını belirtti. Ekrem İmamoğlu'nu gerçekten kahraman ve güçlü bir rakip olarak gösterecek bir kararın verildiğini ve ona milyonlarca oy akıtacağını belirtti. Genel bir bakışla, Türk toplumunda Erdoğan hükümetine yönelik "siyasi amaçlı yargıya baskı" başlığı altında yoğunlaşan eleştirilerin yanı sıra, Ekrem İmamoğlu'nun mahkûmiyetinin Yargıtay tarafından iptal edilmesi halinde adaylık şansının da artacağı söylenebilir. Böylece"Aksaray" a girmek şansı da önemli ölçüde artacak ve Erdoğan ile nefes kesen rekabet ihtimali doğacaktır.Ancak mahkumiyeti devam eder ve onaylanırsa, 2023 seçimlerinden önce Türk toplumundaki siyasi kutuplaşma artacaktır ve İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı koalisyonunun oylarının düşürülmesinde önemli bir rol oynayabilir, ancak bu durumda uzlaşı ile bir adayın ortaya çıkması da muhtemeldir. Altı muhalefet partisi arasında kazanma şansı yüksek olabilecektir. Dolayısıyla bu noktada İmamoğlu hakkında yargı kararı verilmesi Türk siyasetinde büyük bir riskli girişim olduğu ve ülke seçimlerinin kaderini değiştirebileceği söylenebilir.