Türk analistlerin gelecek seçimler ile ilgili kuşkuları  
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i229162-türk_analistlerin_gelecek_seçimler_ile_ilgili_kuşkuları
Türkiye siyasi partilerinin 2023 yılındaki rekabeti,  bilinen seçim rekabetleri çerçevesinin dışında devam ediyor gibi görünüyor.  Bu rekabetin aslında siyasi düzeni değiştirme kargaşasına dönüştüğü söylenebilir.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Ocak 10, 2023 14:44 Europe/Istanbul
  • Türk analistlerin gelecek seçimler ile ilgili kuşkuları  

Türkiye siyasi partilerinin 2023 yılındaki rekabeti,  bilinen seçim rekabetleri çerçevesinin dışında devam ediyor gibi görünüyor.  Bu rekabetin aslında siyasi düzeni değiştirme kargaşasına dönüştüğü söylenebilir.

Bu bağlamda, Türk siyasi analistler birkaç ay içinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en zor seçimlerinden birinin  yapılacağına inanıyorlar. Bu, Türkiye'deki siyasi ve sosyal ortamın son derece seçim havası haline geldiği bugünlerde ve tüm kamuoyu ve medyanın beş aydan kısa bir süre içinde bu ülkedeki tüm siyasi partileri rekabet alanına çekecek bir yarışmadan bahsetmesine rağmen gerçekleşmektedir.  Bu durumda, Türkiye'de son zamanlarda birçok anket şirketi şunu belirtiyor: Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (iktidar partisi) oyları keskin bir şekilde düştü ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ortağı Devlet Bahçeli iktidardan düşebilir. Buna rağmen siyasi gözlemciler tecrübeli Recep Tayyip Erdoğan'ın hafife alınmaması gerektiğine inanıyor. Çünkü o artık otuz yıllık tecrübesi olan bir siyasetçi ve ani dönüşler ve kararlarla oyunun gidişatını değiştirebileceğini göstermiş durumda.

Son seçim anketleri, Adalet ve Kalkınma Partisi genel başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temel destekçilerinin ve sosyal tabanlarının önemli bir bölümünü kaybettiğini gösteriyor. Türkiye'de geçen yıl kamuoyu yoklamalarındaki önemli konulardan biri de iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (Akparti) oylarının düşmesine rağmen bu partinin hala bir asırdır hayatta olan Halk Cumhuriyeti Partisi'nin önünde olduğunu gösterdi. .Daha yüksek oyu olduğu bu anketlerde görülmektedir. Öyle ki kamuoyu yoklamalarında Halk Cumhuriyet Partisi yüzde 25'e yakın oy aldı. Ama Akparti hala en kötü durumda bile yüzde 30 oy almayı başarmış durumda. Aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin son yirmi yılda şehirlerin ve köylerin göbeğinde, içerisinde  güçlü bir ağ oluşturduğu unutulmamalıdır. Kimileri ise onlara tanınan ayrıcalıklar karşılığında  partinin galibiyeti ve zaferi için hala kapı kapı dolaşıp Recep Tayyip Erdoğan ve partisinin zaferi için kampanya yürütüyorlar. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi ve ortağı Milliyetçi Hareket Partisi'nin önünde Millet Koalisyonu'nu oluşturan altı muhalefet partisi bulunuyor. Bağımsız siyasi çevreler açısından, Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin altı muhalefet partisinin yaklaşan yarışma için ortak adaylarının adını gizleme stratejisi akıllı ve önemli bir seçenek olarak görülüyor. Bu bağlamda Türk düşünürlerinden Bahattin Yücel şöyle diyor: "Rakiplerin omuzlarında ağır bir yük var. Çünkü 2023 seçimlerini kazandıktan sonra ülkenin siyasi ve yürütme sistemini başkanlıktan parlamentere döndürmek için derhal referandum yapacaklarını açıkça ilan ettiler. Bu durumda Türkiye'nin yeniden bir başbakanı olacaktır."

 

Dış politikanın sürekli değişmesi ve iç ekonomik krizin Türk halkı ve seçmen gözünde Ankara hükümetinin en önemli sorunları olduğu göz ardı edilemez. Adalet ve Kalkınma Partisi, iç ve dış arenada izlenen yanlış politikalar nedeniyle halk  arasında popülaritesinin düşmesi sıkıntısını yaşıyor. Son yıllarda aşırı sağcı "Milli Hareket" partisinin lideri Devlet Bahçeli ile ortaklık yapmak zorunda kalan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Türkiye'de yapılacak seçimlerde pek başarı ümidi yok. Mevcut durumda aynı kural ve düzenlemelerle sürecin devam etmesi halinda AKP ve müttefiki pek de galibiyet şansı olmayacaktır.  Bu nedenle AK Parti bir grup hukukçusuna oyun kurallarını değiştirme talimatı verdi. Bu bağlamda Meclis'e girmek için gerekli olan oy yeter sayısını manipüle edileceğinden bile söz ediliyor. Kimi analistlere göre bu da 2023 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ve cumhurbaşkanlığı koalisyonundaki ortağını galip ilan ettirecekleri anlamına geliyor.  Mevcut durumda, TBMM'ye girmek için gerekli olan yeter sayı seçmen oylarının %10 kadardır. Bu tür bir eylem, bir partinin oyların %9,9'unu bile alması durumunda parlamentoya giremeyeceği anlamına gelir. Aslında bu rakamın altında kalan bir parti parlamentoda temsilcisi bulunduramaz. Çok fazla oyu olmayan küçük partilerin çözümü ise adaylarını seçimlerde bağımsız bir listeyle sunmaktır. Çünkü parti reklamı yapmalarına izin verilmeyecek ama meclise bağımsız temsilci olarak giderlerse bir sandalyeyle de olsa hiziplerini temsil edebilirler. Bu yasa, son yıllarda küçük partilerin sürekli olarak oyunun dışında kalmasına ve Türkiye'nin siyasi denklemlerinde önemli bir rol oynayamamasına neden oldu.

Bu durumda Erdoğan hükümetinin bu çıtayı yüzde yediye, hatta yüzde beşe indirmeyi planladığı söyleniyor. Bunun nedeni açık. Yetersayı yüzde 10'da kalırsa Erdoğan'ın ortağı Milliyetçi Hareket Partisi meclise giremeyecek ve iktidar partisi tek başına istediği kabineyi kuramayacak. Genel olarak, bu yılın Haziran seçimlerinin Türkiye'de son yüzyılın en önemli cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri olacağını söylemek gerekir. Çünkü Türkiye'nin aktif partileri arasında ciddi ve yakın bir rekabet yaratılmış olup, seçimin sonucu bundan sonra tahmin edilemez.