Türkiye'nin John Bolton'u eleştirmesi 
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i230112-türkiye'nin_john_bolton'u_eleştirmesi
Amerika hükümeti eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton gibi Batılı siyasetçiler bir kez daha Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetini devirme yönündeki gerçek niyetini gösterdi. 
(last modified 2023-01-22T14:00:52+00:00 )
Ocak 22, 2023 17:00 Europe/Istanbul
  • Türkiye'nin John Bolton'u eleştirmesi 

Amerika hükümeti eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton gibi Batılı siyasetçiler bir kez daha Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetini devirme yönündeki gerçek niyetini gösterdi. 

Bu bağlamda Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü "İbrahim Kalın", ABD'nin eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton'un Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü-NATO'nun müdahalesinin gerekliliğine ilişkin son açıklamalarına tepki gösterdi. John Bolton yaklaşan Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimlerine NATO'nun müdahalesini istemişti.  İbrahim Kalın, Batı'nın bir milletin demokratik iradesine vesayet sağlama çabalarının  beyhude olduğunu belirterek  valiler olarak sömürdüğünüz yerlerin içişlerine müdahale ettikleri dönemin de sona erdiğini vesayet döneminin söz konusu olamayacağını vurguladı. 

Daha önce dünyanın dört bir yanındaki askeri darbeleri desteklediğini kabul eden John Bolton, geçtiğimiz günlerde "müdahaleci ve tehdit edici açıklamalarla" NATO askeri örgütünü Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale etmeye çağırdı. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti'nin Batı'dan stratejik bağımsızlık elde etmemesi gerektiğini dolaylı bir şekilde belirtti.  Bu bağlamda Ankara hükümeti zaman zaman bağımsız pozisyonlar da alabilmiştir. Örneğin ABD'nin Rusya üzerindeki azami baskı politikası doğrultusunda İsveç ve Finlandiya'nın NATO askeri örgütüne katılmasında ısrar etmesi üzerine Recep Tayyip Erdoğan hükümeti bu duruma karşı çıkarken bu iki ülkenin kabulü için anlaşma şartlarını öne sürdü. Bu nedenle Türk meselelerinde uzman olan pek çok analist, Beyaz Saray yetkililerinin Erdoğan'ı Türkiye iktidarından uzaklaştırmak istediğine inanıyor ve yıllardır bu talep için uzun vadeli planlar hazırlıyorlar.

Türkiye meseleleri analisti "Rahman Kahramanpur" bu bağlamda şunları söyledi: "Türkiye 2023'te kader belirleyici seçimlerle karşı karşıya. Batı ise, mevcut cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu seçimlerde kaybedeceği konusunda çok umutlu."

 

Bu Türk meseleleri uzmanı, "Wall Street Journal" gazetesinin analizinde, Amerikalı yetkililerin Türkiye'ye F-16 savaş uçaklarının satışının Ankara'nın İsveç ve Finlandiya ile NATO'ya katılma anlaşmasına bağlı olduğunu aktarmaları ve bu konu ile ilgili olarak  şunları söyledi:"Türk hükümeti stratejik bağımsızlık adını verdiği bir politika izliyor. Sonuçta yirmi yıl öncesine  belli siyasetler değişti. O döneme kadar bu ülke kendisini esas olarak Avrupa'nın güvenlik çemberi ve güvenlik mimarisi içinde tanımlıyordu ve NATO'nun güney kanadında önemli bir konuma sahipti. Ayrıca zaten Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahiptir. Bu açıdan Türkiye'nin Batı ile ilişkileri tanımlanmıştı ve bu ülke küresel siyasetin önemli meselelerinde Batı'nın takipçisi olarak hareket etmişti.

 

Buna rağmen, Ankara hükümeti yetkililerinin, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidara gelmesinden bu yana,  sorgusuz sualsiz Batı siyasetlerini kabul etmek yerine, karşılıklı saygıya dayalı politikalarını Batı ile işbirliği yönünde formüle etti. Kuşkusuz bu politikanın kabulü, başta Amerika olmak üzere Batı için çok ağır ve zor görülüyor. Bu nedenle Amerika'daki katı siyasetçiler Türkiye'nin içişlerine müdahale ederken her zamankinden daha fazla müdahaleci karakterlerini göstermeye çalışıyorlar. Bu bağlamda şunu söylemek gerekir ki, Amerikalı siyasetçilerin Türkiye'nin iç meselelerine yönelik müdahaleci yorumları uzun bir geçmişe sahiptir. Öyle ki 2018 Türkiye seçimlerinde dönemin ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Türkiye'de erken seçim duyurusu hakkında şunları söylemiştir:  "Bu ülkede özgür, şeffaf ve adil seçimler yapılmasından endişe duyuyoruz".

Amerikan diplomatik sisteminin ileri gelenlerinin bu açıklamalarına cevaben Türk Dışişleri Bakanlığı da ABD'yi bu ülkenin seçimlerine ve iç işlerine karışmakla suçladı. Her halükarda, Erdoğan'ın Türkiye hükümetinin başında varlığını sürdürmesinin ABD ve Avrupa Birliği'nin politikalarına aykırı olduğuna şüphe yok. Batı, Türkiye'nin müstakbel hükümetini yanlarında tutmaya çalışıyor. Tabii bunu Erdoğan'ı görevden alarak yapmak istiyorlar. Bu bağlamda Washington'un politikalarına karşı Ankaralı yetkililerden daha fazla tepki beklemeliyiz.