Türkiye hükümetinin değerli yalnızlığı ve NATO ile AB tarafından oyalanması
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i4558-türkiye_hükümetinin_değerli_yalnızlığı_ve_nato_ile_ab_tarafından_oyalanması
AKP hükümeti, önceki hükümetler gibi, Amerika ve NATO müttefiki olduklarını ileri sürüp bununla övünmektedirler.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Şubat 23, 2016 02:25 Europe/Istanbul
  • AB'nin Türkiye'yi oyalaması
    AB'nin Türkiye'yi oyalaması

AKP hükümeti, önceki hükümetler gibi, Amerika ve NATO müttefiki olduklarını ileri sürüp bununla övünmektedirler.

Fakat Amerika Türkiye hükümetine isteklerini tek yanlı bir şekilde dayattığı gibi, AKP hükümeti ve Türkiye devletinin talep ve isteklerine itibar etmemektedir. Nitekim Fetullah Gülen’in iade talebine ve Amerika liderliğindeki koalisyon güçlerinin Suriye’ye saldırmasını ve Suriye’de tampon bölge, güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge kurulmasını ve PYD’nin terörist örgüt olarak ilan edilmesi talebini göz ardı etmektedir. Amerika Türkiye’nin bütün muhalefetine rağmen PYD’yi, DAEŞ tekfirci terör örgütüne karşı mücadele eden bir güç olarak nitelendirip, silahlandırmakta ve koruma altına almaktadır.

Amerika doğu Akdeniz bölgesinde, özellikle Irkçı İsrail rejimiyle enerji kaynaklarını çıkarma ve yağmalama konusunda işbirliğini sürdürüp, Türkiye’nin itirazlarına ve tehditlerine karşı NATO üyesi ve müttefiki Türkiye’nin değil, Siyonist İsrail rejimini desteklemektedir. Bu nedenle AKP hükümeti baskılara boyun eğip, Irkçı İsrail’in yağmalayacağı doğal gaz’ın Türkiye üzerinden ihraç edilebileceğini ilan etmiş bulunuyor.

Amerika, İngiltere ve Fransa liderliğindeki NATO da benzer bir tutum izlediği halde, Türkiye başbakanı ve AKP genel başkanı Ahmed Davutoğlu, NATO’nun “Mızrağı-acil müdahale birliği”nin öncü gücü olmaya hazır olduğunu ilan etmesine rağmen, NATO Türkiye hatırına Suriye savaşına girmeyeceğini belirtip, AKP hükümeti ve Erdoğan’ı ateşi körüklememek konusunda uyarmıştır. Türkiye hükümeti AB’nin de stratejik müttefik olduğunu iddia etmektedir. Fakat AB üyelik müzakereleri sürecini askıya alıp, ön şartlar ileri sürmektedir.

Nitekim Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Kati Piri’nin raporuna göre:

• Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü ihlal edilmektedir. Silah ve roket dolu MİT TIR'larının görüntülerini yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklanmıştır ve serbest bırakılmalıdır.

• Terörle mücadele yasaları kötüye kullanılmaktadır. Ceza yasaları ile terörle mücadele yasasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla uyumlu hale getirilmelidir.

• Terörle mücadelede güvenlik önlemleri hukuk devletine ve insan haklarına saygı temelinde alınmalıdır.

• Terörle mücadele operasyonları orantılı olmalı ve toplu cezalandırma halini almamalı, derhal ateşkes ilan edilmeli.

• Türkiye’nin güneydoğudaki Kürt şehirlerine karşı ablukalar ve sokağa çıkma yasakları kaldırılmalı, AB arabuluculuğunda Kürt sorunun çözme müzakere masasına geri dönülmelidir. Türkiye’de barışçıl gösterilere izin verilmelidir.

Türk hükümetinin hukuk devleti alanında ciddi ilerleme kaydetmesi için, AB değer ve standartları temelinde, 23. Müzakere başlığı “yargı ve temel haklar” ile 24. Başlık “Adalet, özgürlük ve güvenlik” resmen iletilmeli ve açılmalı” dır.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Kati Piri, Erdoğan’ın, Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu maddesi temelinde Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle güdeme getirdiği soruşturmalar, tutuklamalar, hapis ve para cezalarını da büyük üzüntüyle karşılandığını belirtip, uyarıda bulundu.

Türkiye’deki yargı sisteminin de Erdoğan hükümeti tarafından ihlal edildiği kaydedildi. Nitekim raporda Çok sayıda yargıç ve savcının görevinin değiştirildiği, tayin edildiği ve görevden alındığı, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve etkinliği ile güçler ayrılığı ilkesinin ihlal edildiği belirtildi.

Buna karşılık AB, Türkiye’ye mültecileri geri kabul anlaşmasını imzalatıp, Türkiye’yi mülteciler için tampon bölgesine dönüştürmektedir. Erdoğan fiili olarak başkanlık sistemini uygulayarak anayasası değiştirerek Başkanlık sistemini bütün muhalefetlere rağmen yasallaştırmaya çalışıyor. AB komisyonu sözcüsü Maja Kocijancic, Venedik Komisyonu’na atıf yaparak, anayasa çalışmalarının şeffaf, geniş mutabakata dayalı, halkın taleplerini yansıtan ve demokrasiyi garanti altına alan Avrupa standartları ile uyumlu olması gerektiğini vurguladı. Sözcü, Türkiye’de idare şeklinin ve anayasa mimarisinin tespitine Türk halkının karar vermesi gerektiğini kaydetti.

AB, Türkiye’nin topçu birliklerinin de Suriye topraklarına saldırılarını durdurmasını istedi. Nitekim Avrupa Komisyonu Sözcüsü Catherine Ray, Türkiye ordusunun Suriye’de PYD’ye düzenlediği operasyonları sonlandırması gerektiğini vurguladı. Rusya ile çekişmeye giren ve Amerika ile AB tarafından itilen AKP hükümeti, değerli yalnızlıktan kurtulmak amacıyla hem Filistin halkının katili Siyonist İsrail rejimiyle ilişkilerini daha bir geliştirmeye çalışıyor hem de en gerici ve dikta Suudi krallık rejimiyle ittifak kurup, mezhepçi politikalar uygulayarak tekfirci teröristleri destekliyor ve Suriye ile Yemen’de kanın akmasına katkıda bulunuyor. 004