Masum’un Türkiye’nin işgalciliği ile ilgili tutumu
Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum ülkesi ve bölgede yaşanan son gelişmelerle ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesini Irak’a tecavüz ve bu ülkenin milli egemenliğinin ihlali niteledi.
Geçtiğimiz günlerde bir haber ajansına mülakat veren Irak Cumhurbaşkanı Masum, Türkiye’nin askerlerini Irak topraklarına yerleştirmesi ile ilgili soruya verdiği cevapta, Bağdat yönetiminin bu durumdan hoşnutsuzluğunu ta baştan Ankara’ya bildirdiklerini, hatta Türkiye Başbakanı Yıldırım’ın son ziyaretinde de bir kez daha TSK’nın Irak’a girmesini Irak’a tecavüz ve bu ülkenin milli egemenliğinin ihlali nitelediklerini ifade ettiklerini kaydetti. Masum, Bağdat yönetimi TSK’nın Irak topraklarına girmesini askeri tecavüz ve Irak milli güvenliğinin ihlali olarak değerlendirdiğini kaydetti.
Masum, Irak Türkiye ile ılımlı ilişkiden yana olduğunu ve bu yüzden bu sorunu siyasi baskı ve diplomatik kanallardan çözmeye ve Türkiye’nin geri çekilmesini sağlamaya çalıştıklarını vurguladı.
Gerçekte Iraklı yetkililerin Türkiye’nin askeri tecavüzüne karşı tepkileri ve Irak halk güçleri Haşdul Şabi hareketine kesin desteği, Irak milletinin bu ülkenin milli egemenliğini ihlal eden her türlü müdahaleye karşı duracağını ve ülkelerini savunabilecek güçte olduklarını ve bu tutumdan da asla geri adım atmayacaklarını gösteriyor.
Gözlemciler ise AKP iktidarının başta Irak ve Suriye olmak üzere bölgede çeşitli maceralara atılmasını, Türkiye’nin içinde yaşanan krizlerle ilgili olduğunu ve Ankara yönetimi kamuoyunu iç meselelerden saptırmak ve dış meselelere yöneltmek için bölge ülkelerine müdahalelerde bulunduğunu ve bu da Erdoğan ve AKP iktidarının bölgeye yönelik kuruntularından kaynaklandığını belirtiyor.
Türkiye yönetimi 2015’in sonlarına doğru yüzlerce askerini ve onlarca tankını illegal bir şekilde Ninova eyaletinin merkezi Musul’un yakınlarında bulunan Başika üssünde konuşlandırdı. Türkiye yönetimi bu müdahalesine Kürt peşmergeleri teröristlerle mücadele etmek üzere eğitmeyi bahane gösterdi.
Gerçekte Türkiye yönetimi Irak topraklarını, Bağdat yönetimi ile TSK’nın Irak topraklarında bulunması yönünde hiç bir askeri anlaşma imzalamadığı halde işgal ediyor. Nitekim Iraklı yetkililer de şimdiye kadar Türkiye’den asla böyle bir talepte bulunmadıklarını vurguluyor.
Aslında Türkiye’nin Kürtleri veya kamuoyunu kandırma yönünde Irak ve Suriye sınırları boyunca güvenli bölge oluşturmayı bahane ederek Irak ve Suriye’ye yönelik yayılmacı politikalarını ve askeri hareketliliğini sürdürmesi, Ankara’nın bölgede müdahaleci tutumundan el çekmek istemediğini gösteriyor.
Öte yandan Irak’ta yaşanan gelişmeler de, başta Amerika ve Arabistan olmak üzere tüm dış baskılara ve Haşdul Şabi halk güçlerinin engellenemesine yönelik girişimlere rağmen Bağdat yönetiminin bu hareketin Irak halkı arasındaki güçlü konumundan ve desteğinden yararlanmakta kararlı olduğunu gösteriyor.
Irak yönetimi Haziran 2014 tarihinde başta Haşdul Şabi hareketi olmak üzere Iraklı tüm halk güçlerine dayanarak tekfirci IŞİD terör örgütü ile mücadele etmeye başladı. Ancak bu şartlarda bazı iç ve dış odaklar tefrikacı komploları ile Haşdul Şabi hareketini Şii bir hareket gibi göstermeye ve Irak’ta kurtarılan bölgelerde bu güce mensup milisleri şii olmayanlara ve özellikle sünni müslümanlara zulmettiğini telkin etmeye başladı. Oysa Haşdul Şaabi hareketi Iraklı bir harekettir ve içinde çok sayıda sünni güç de yer almaktadır. Nitekim muhalifler Haşdul Şabi hareketini mezhepçilik ve etnikçilikle suçlamalarına rağmen bu hareket en çok Irak’ta sünni müslümanların yoğunlukta yaşadığı bölgelerde IŞİD ile mücadele etmektedir.