Suriye’den Türkiye’nin teröristlere desteğine tepki
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i63146-suriye’den_türkiye’nin_teröristlere_desteğine_tepki
Suriye yönetiminin Cenevre müzakerelerine katılan müzakereci heyeti Başkanı Beşar Caferi, Türkiye yönetimi 300 bin tekfirci teröristi Suriye devletini yıkmak ve milletini kırmak için Suriye topraklarına sevkettiğini ve Suriye milletinin çektiği acıların baş sorumlusu olduğunu belirtti.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Mart 01, 2017 10:26 Europe/Istanbul
  • Suriye’den Türkiye’nin teröristlere desteğine tepki

Suriye yönetiminin Cenevre müzakerelerine katılan müzakereci heyeti Başkanı Beşar Caferi, Türkiye yönetimi 300 bin tekfirci teröristi Suriye devletini yıkmak ve milletini kırmak için Suriye topraklarına sevkettiğini ve Suriye milletinin çektiği acıların baş sorumlusu olduğunu belirtti.

Beşar Caferi, Türkiye yönetimi tekfirci teröristleri İstanbul’da barındırdığını, fakat şimdi Suriye milletine karşı yaptığı yanlışların bedelini ödemeye başladığını, çünkü tekfirci teröristler Türkiye tarafından beslenerek eğitildikten sonra şimdi bu ülkenin başına bela olduğunu ve Ankara yönetimi beslediği tekfirci teröristleri kontrol etmekten aciz olduğunu vurguladı.

Suriye krizi her şeyden ziyade Ortadoğu bölgesinde İslamî uyanış sürecinin yeni dönemi başladıktan sonra ve özellikle Batılı devletlerin bölge milletlerinin kıyamını saptırmaya çalışmalarının ardından bu süreci yanlış anlayan ve teamüllerinde yanlış politika izleyen ülkelerin hüsrana uğradığını ortaya koymuştur. Bu ülkelerin başında ise Türkiye yer alıyor. Gerçekte Suriye krizinin üzerinden yaklaşık altı yıl geçtiği bir sırada şimdi Türkiye gibi bazı bölge ülkelerinin yanlış politikalarını daha da net bir şekilde değerlendirmek mümkün.

Türkiye yönetimi 2011 yılında Arap dünyasında başlayan İslamî uyanış sürecine kadar komşuları ile sıfır sorun politikasını izleyerek Ortadoğu bölgesinde ve başta Suriye olmak üzere komşuları ile ilişkilerinde çok iyi bir dönemi başlattı ve bu ilişkileri iyice geliştirdi. Nitekim 2011 yılına kadar Türkiye ile komşuları arasındaki ilişkilerde gerginliklerin seviyesi neredeyse sıfıra inmişti.

Ancak Suriye krizi baş gösterdikten hemen sonra Türkiye yönetimi komşuları ile sıfır sorun politikasından çark ederek Ortadoğu bölgesine yönelik gerginlik yaratan yanlış bir politika izlemeye başladı. Bu çerçevede Türkiye yönetimi 2011 yılından sonra Arabistan gibi terörist yandaşı rejimler ve Amerika, Fransa ve İngiltere gibi bölge dışı malum odaklarla eşgüdümlü hareket ederek Suriye’de Beşar Esad yönetimini devirme hedefine yöneldi. Türkiye yönetimi bu yıllarda sürekli Suriyeli muhaliflerin oturumlarına ev sahipliği yaptı ve öte yandan Suriye ile ortak sınırlarını tekfirci teröristlere açtı ve böylece Türkiye toprakları pratikte Ortadoğu bölgesine ithal edilen teröristlerin ve silahlarının transit salonuna dönüştü.

Fakat Türkiye yönetimi bununla da yetinmediği ve en son Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve milli egemenliğini ihlal ederek Suriye topraklarına girdi ve bazı bölgelerini işgal etti. Türkiye ordusu geçen yılın Ağustos ayında Fırat kalkanı adını verdiği bir operasyon başlatarak Suriye yönetiminin izni olmaksızın bu ülkenin topraklarına girdi. Gerçekte Türkiye yönetimi Şam yönetiminden bu yönde hiç bir talep gelmediği veya iki ülke arasında herhangi bir anlaşma imzalanmadığı halde Suriye topraklarına müdahalede bulundu.

Her halükarda Türkiye yetkililerinin dış politika arenasında çelişkili ve şeffaf olmayan ve bazen değişken davranışları ve başta IŞİD olmak üzere bir çok tekfirci terör örgütü ile açık gizli ilişkileri, Ankara yönetiminin tekfirci IŞİD terör örgütü ile mücadelede ciddi olduğu konusunda şaibelere yol açtığı gözleniyor. Gerçekte Türkiye yönetiminin Suriye krizine yönelik yanlış politikaları Beşar Esad’ın iktidardan uzaklaşması ile sonuçlanmadığı gibi Türkiye’nin iç güvenliğini derinden sarsmaya başladı ve Türkiye halkı her gün yeni bir terör saldırısı haberi ile uyanmaya başladı. Bu durum tabi ki Türkiye’nin ekonomisini ve özellikle turizm sektörünü vurdu.

Gerçek şu ki Türkiye liderlerinin maceracılığı bölgede huzur, istikrar ve güven istedikleri ve terörle mücadele ettikleri yönündeki sloganları ile asla örtüşmüyor. Bugün Ankara yönetiminin dış politikası zaten gergin olan Ortadoğu bölgesini daha da gerdiği ve bu durumun sonuçları Türkiye’nin kendisini de olumsuz etkilediği anlaşılıyor.